<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kalite İzle &#187; Teknoloji ve Yaşam</title>
	<atom:link href="http://www.kaliteindir.net/oya-ornekleri/teknoloji-ve-yasam/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kaliteindir.net</link>
	<description>Kalite İzle Dünyasına Derin Yolculuk</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Aug 2010 09:28:13 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Laptop’la çalışmayı keyifli hale getirin</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/laptop%e2%80%99la-calismayi-keyifli-hale-getirin.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/laptop%e2%80%99la-calismayi-keyifli-hale-getirin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 09:26:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/laptop%e2%80%99la-calismayi-keyifli-hale-getirin.html</guid>
		<description><![CDATA[Laptop’la çalışmayı keyifli hale getirin


Yattığı, oturduğu ve hatta yürüdüğü yerde laptop kullanmak isteyenlerin imdadına tasarımcılar yetişti. Laptopunu yanından ayırmak istemeyen kullanıcılar için akıllara ziyan çözümler üretildi: Laptop yürüteci, laptop yastığı, laptop kucağı, laptomobil…
Laptoptan sonraki en iyi icatlar (!)
Laptoplar bilgisayar kullanıcılarını masa başına mahkûm olmaktan kurtardı kurtarmasına da başka bir sorunu beraberinde getirdi. Çünkü bu sefer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Laptop’la çalışmayı keyifli hale getirin</h1>
<div></div>
<div>
<p><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/teknoloji/image/tekn0112.jpg" border="0" alt="Teknolojik icatlar - Laptop" hspace="10" vspace="5" align="right" />Yattığı, oturduğu ve hatta yürüdüğü yerde laptop kullanmak isteyenlerin imdadına tasarımcılar yetişti. Laptopunu yanından ayırmak istemeyen kullanıcılar için akıllara ziyan çözümler üretildi: Laptop yürüteci, laptop yastığı, laptop kucağı, laptomobil…</p>
<p>Laptoptan sonraki en iyi icatlar (!)<br />
Laptoplar bilgisayar kullanıcılarını masa başına mahkûm olmaktan kurtardı kurtarmasına da başka bir sorunu beraberinde getirdi. Çünkü bu sefer de nereye konulacağı sorun olmaya başladı. Zira kucakta yani diz üstünde uzun süre tutmak yoruyor. Yormanın yanında bir de ileride baş gösterebilecek sağlık sorunları var ki bu birçoklarını korkutuyor. Zira oturuş bozukluğundan kaynaklanan sırt ağrılarının yanı sıra kimi doktorlarca kısırlığa bile sebep olduğu söyleniyor. Yattığı, oturduğu ve hatta yürüdüğü yerde laptop kullanmak isteyenlerin imdadına tasarımcılar yetişti ve laptop kullanıcıları için akıllara ziyan çözümler üretti. Bu çözümlerden ikisini ülkemizde bulmak mümkün. Diğerlerini ise internetten sipariş edebilirsiniz.</p>
<div><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/teknoloji/image/tekn0112a.jpg" border="0" alt="Teknolojik icatlar - Laptop" hspace="10" vspace="5" align="middle" /></div>
<p><strong>Teknolojik laptop sehpası<br />
</strong>Laptoptan sonra en büyük buluş olarak piyasaya çıkan comfydesk, yatakta, koltukta, masada kısacası istediğiniz her yerde ve koşulda laptop kullanmayı sağlayan ergonomik ve teknolojik bir sehpa. Katlanabilir kolları sayesinde istediğiniz boyuta ve şekle giriyor. Son versiyonu ise laptopa ek teknolojik özellikler katıyor. Mesela uzun süreli kullanımlarda laptop ısındığı için daha yavaş çalışabiliyor ve laptopun ömrü kısalıyor. Comfydesk’in özel fanı sayesinde bu sorun ortadan kalkıyor. Fan gücünü laptoptan alıyor. Kablosunu usb girişine takmak yeterli. www.comfydesk.com.tr adresinden satışa sunulan bu ürünün fiyatı 139 lira. Teknolojik laptop sehpası en çok da hasta yatağında internete girmek isteyenlerin işine yarıyor. İsteyenler bu sehpa üzerinde kitap ya da dergi okuyabilir. Yurtdışında comfydesk’in ahşap versiyonları da var.</p>
<div><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/teknoloji/image/tekn0112b.jpg" border="0" alt="Teknolojik icatlar - Laptop" hspace="10" vspace="5" align="middle" /></div>
<p><strong>Laptop koltuğu<br />
</strong>Laptop sehpasıyla yetinmeyenler için televizyon koltuğundan esinlenerek tasarlanmış, laptop koltukları var.</p>
<div><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/teknoloji/image/tekn0112c.jpg" border="0" alt="Teknolojik icatlar - Laptop" hspace="10" vspace="5" align="middle" /></div>
<p><strong>Laptop yürüteci<br />
</strong>Çok fonksiyonlu bir yürüteç var karşınızda. Laptop kullanırken hareket etmeyi ve oturmayı sağlayan özel yapım koltuk, işi gereği sürekli hareket halinde olması ve aynı zamanda bilgisayara veri girmesi gerekenlere kolaylık sağlıyor.</p>
<div><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/teknoloji/image/tekn0112d.jpg" border="0" alt="Teknolojik icatlar - Laptop" hspace="10" vspace="5" align="middle" /></div>
<p><strong>Laptop kucağı<br />
</strong>Çocuklarını ana kucağı sayesinde boynunda taşıyan anneler gibi, bu özel askı sayesinde laptop kucakta taşınabiliyor. Bu sayede hem ayakta hem de hareket halindeyken laptop kullanılabilir.</p>
<div><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/teknoloji/image/tekn0112f.jpg" border="0" alt="Teknolojik icatlar - Laptop" hspace="10" vspace="5" align="middle" /></div>
<p><strong>Laptop yastığı<br />
</strong>Laptopu dizinin üstüne koyduğu yastık ya da mindere koyanların işini kolaylaştıracak bir ürün bu. Kahvaltı tepsilerinden esinlenerek geliştirilmiş. İçi özel bir dolgu maddesiyle doldurulan minderin üstünde düz bir tepsi var. Laptopu onun üzerine koyuyorsunuz.</p>
<div><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/teknoloji/image/tekn0112e.jpg" border="0" alt="Teknolojik icatlar - Laptop" hspace="10" vspace="5" align="middle" /></div>
<p><strong>Laptomobil<br />
</strong>Arabasında laptop kullanmak isteyenler için yurtdışında geliştirilmiş özel bir cihaz var. Aracın ön kısmına monte edilen bu kol sürücünün bilgisayarını rahat kullanmasını sağlıyor. Bu kol sayesinde cep telefonları gibi laptoplar da otomobillerde şarj olabiliyor.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/laptop%e2%80%99la-calismayi-keyifli-hale-getirin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elektronik cihaz temizleme rehberi</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/elektronik-cihaz-temizleme-rehberi.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/elektronik-cihaz-temizleme-rehberi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 09:25:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/elektronik-cihaz-temizleme-rehberi.html</guid>
		<description><![CDATA[Elektronik cihaz temizleme rehberi


Bilgisayar monitörün parmak izi ile doluysa, klavyen kurumuş kola sayesinde yapış yapışsa, cep telefonunda kulak izin çıkmışsa, temizlik vakti geldi demektir. Peşinen uyaralım, temizlik işlemleri sırasında cihazının kapalı olduğuna emin ol.
Televizyonlar ve monitörler:
Annenin monitörlere camsil ile girişmesine izin verme. Ekranlarımız, tüplü televizyonlar gibi cam kaplı değil; anti statik kaplamalardan matlık sağlayan katmanlara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Elektronik cihaz temizleme rehberi</h1>
<div></div>
<div>
<p><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/teknoloji/image/tekn0111.jpg" border="0" alt="Elektronik cihaz temizleme rehberi" hspace="10" vspace="5" align="right" />Bilgisayar monitörün parmak izi ile doluysa, klavyen kurumuş kola sayesinde yapış yapışsa, cep telefonunda kulak izin çıkmışsa, temizlik vakti geldi demektir. Peşinen uyaralım, temizlik işlemleri sırasında cihazının kapalı olduğuna emin ol.</p>
<p><strong>Televizyonlar ve monitörler:<br />
</strong>Annenin monitörlere camsil ile girişmesine izin verme. Ekranlarımız, tüplü televizyonlar gibi cam kaplı değil; anti statik kaplamalardan matlık sağlayan katmanlara kadar türlü bariyerlerle örtülü. Alkol, amonyaklı temizleyiciler ve hatta özel LCD ekran temizleyiciler, mikro çatlaklardan cihazların içine sızabilir ve uzun vadeli kullanımda koruyucu kaplamalara zarar verecektir.</p>
<p>Peki çare nedir? Su! Saf su bulabilirsen daha iyi, yoksa içme suyu işini görür. Sadece su ile nemlendirilmiş bir bez, temizlik için yeterli. Marketteki temizlik reyonundan mikrofiber bir bez satın almanı öneririz. Sıradan pamuklu kumaş kullanırsan, ekranın kumaşın lifleri ile kaplanacak. Bu durumda kağıt mendil ile bir kez daha üzerinden geç. Dikkat; kağıt havlu değil, kağıt mendil ya da tuvalet kağıdı. Kağıt havlu bile, monitörlerin için haşin kalıyor.</p>
<p><strong>Cep telefonları, müzik çalarlar:<br />
</strong>Cep telefonları, müzik çalarlar ve medya oynatıcıların ekranları için alengirli çözümlere gerek yok, nemli bir bez işini görecektir. Alkolü aklından bile geçirme. Tuş takımı, mikrofon, hoparlör, şarj yuvası, hafıza kartı girişi için, eski bir diş fırçası ve kürdan öneriyoruz.</p>
<p>Bazı girişlerin üzeri, ince metal ızgaralarla kaplanmış olabilir, çoğu telefonun mikrofonu ve hoparlörleri böyledir. Bu durumda diş fırçası, tozu dışarı çıkarmak yerine içeri itecektir. Izgaranın üzerine bir seloteyp yapıştırıp hızla çekmeyi dene.</p>
<p><strong>Dizüstü bilgisayarlar:<br />
</strong><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/teknoloji/image/tekn0111a.jpg" border="0" alt="Elektronik cihaz temizleme kılavuzu" hspace="10" vspace="5" align="right" />Monitör temizliğinin üzerinden zaten geçmiştik. Gövde temizliğini, bir ölçü alkole iki ölçü su karıştırarak yapabilirsin. Elinin altında saf alkol yoksa, anti bakteriyel temizlik jelini de suyla karıştırabilirsin.</p>
<p>Dizüstü bilgisayarının klavyesini temizlerken, tuşları sökmeyi aklından bile geçirme. Ofis eşyası satan mağazalarda, bu iş için satılan basınçlı hava spreyleri var. Tuşların arasında sıkışmış susamları, bu spreyle çıkarmayı dene. Elektrikli süpürge de deneyebilirsin ama üflemek, çekmekten daha iyi bir çözüm. Fan yuvaları için yapabileceğin tek şey, süpürgeyi dayamak. Temiz fan yuvaları, daha sakin çalışan fanlar ve daha uzun pil ömrü demek. USB, kart yuvası, şarj girişi gibi oyuklar için eski dost diş fırçasına güvenebilirsin.</p>
<p>Trackpad’i sadece suyla temizle, asla alkol değdirme. Bilek ve avuçlarının sürekli değdiği yerdeki renk değişiklikleri için de aseton kullanabilirsin.</p>
<p><strong>Masaüstü bilgisayarlar:<br />
</strong><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/teknoloji/image/tekn0111b.jpg" border="0" alt="Elektronik cihaz temizleme rehberi" hspace="10" vspace="5" align="right" />Bilgisayarın kasa içi temizliği için, basınçlı spreyleri öneriyoruz. Bu spreylerden bulamazsan, elektrik süpürgesi çalışırken yumuşak bir boya fırçası veya sulu boya fırçası ile kartların, işlemcinin ve fanların tozunu almayı dene. Eğer süpürge olmadan fırçalarsan, tozları sadece bir yerden başka yere taşımış olacaksın.</p>
<p>Masaüstü klavyesinin tuşları sökülüp takılabilir. Tuşları söküp, sabunlu su dolu bir naylon torbaya atıp, ağzını bağladığın torbayı sıkıca çalkalamanı öneririz. Bu sırada klavyenin içindeki kirleri süpürgeyle vakumlayabilirsin. Daha sonra tuşları bir havlu üzerine bekletip kurutabilirsin.</p>
<p>Klavyenin üzerine dökülen kola türü şekerli içecekleri, sabunlu suyla nemlendirilmiş bir bezle silebilirsin. Klavyeler hassas ürünler değildir, elektrik olmadığı müddetçe nemli bezle silmende sakınca yok. Alkol ve su karışımını önermiyoruz, alkol şekeri çözmediği için kuruduğunda yapış yapış olacaktır.</p>
<p><strong>Kameralar:<br />
</strong><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/teknoloji/image/tekn0111c.jpg" border="0" alt="Elektronik cihaz temizleme rehberi" hspace="10" vspace="5" align="right" />Objektifteki lensler hemen toz toplar. DSLR kullanıyorsan, zaten bir temizlik kiti almışsındır. Cep tipi makinelerden kullanıyorsan, birkaç liraya acıma ve mutlaka mikro fiber bir bez satın al. Önce lensin üzerindeki tozlardan kurtulmalıyız. İğnesini ayırdığın bir şırınga ile lense hava üfleyebilirsin. Tükürüklerine hakimsen, ciğerlerin de iş görür. Tozlardan kurtulduğuna eminsen, dairesel hareketlerle temizliğini yap. Bezin bir kez lense değen kısmının, bir daha değmemesini sağla, hala gözle görülmeyen ama lensini çizecek tozlar kalmış olabilir.</p>
<p><strong>Paslanmış pil yuvaları:<br />
</strong>Elektroniklerin kendi şarj edilebilir bataryalarının, sıradan pil kullanan cihazların ve hatta kablosuz ev telefonları şarj eden sabit ünitelerinin bağlantı noktaları zamanla kirlenebilir. Bunları temizlemek için silgi ideal. Alengirli kısımları temizleyebilmek için kurşun kalemlerin arkasındaki silgilerden kullanabilirsin. Bu işlem, bataryaların ömrünü uzatacak.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/elektronik-cihaz-temizleme-rehberi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sony el kamerası ve Logitech oyun konsolu</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/sony-el-kamerasi-ve-logitech-oyun-konsolu.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/sony-el-kamerasi-ve-logitech-oyun-konsolu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 09:24:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/sony-el-kamerasi-ve-logitech-oyun-konsolu.html</guid>
		<description><![CDATA[Sony el kamerası ve Logitech oyun konsolu


Hafıza kartları kameralara can veriyor: SONY CX105
Sony’nin CX105 model el kamerası son zamanlarda piyasaya çıkan kameralar arasında önemli bir yere sahip. Çünkü kamera ile videoları kayıt etmek için bir kaset, CD/DVD veya HDD’ye ihtiyaç duymuyorsunuz. Videolar kameradaki 8GB dahili flaş belleğe yazılıyor.
Hafızayı artırmak için kamera üzerinden bir de genişleme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Sony el kamerası ve Logitech oyun konsolu</h1>
<div></div>
<div>
<p>Hafıza kartları kameralara can veriyor: SONY CX105<br />
<img src="http://www.cur-cuna.com/tr/teknoloji/image/tekn0109.jpg" border="0" alt="Sony el kamerası" hspace="10" vspace="5" align="right" />Sony’nin CX105 model el kamerası son zamanlarda piyasaya çıkan kameralar arasında önemli bir yere sahip. Çünkü kamera ile videoları kayıt etmek için bir kaset, CD/DVD veya HDD’ye ihtiyaç duymuyorsunuz. Videolar kameradaki 8GB dahili flaş belleğe yazılıyor.</p>
<p>Hafızayı artırmak için kamera üzerinden bir de genişleme yuvası bulunuyor. Kamerada Carl Zeiss marka 4 megapiksel destekli bir lens bulunuyor. Bunun yanında 10x destekli optik zoom uzakları yakınlaştırmanızı sağlıyor. Yüz tanıma özelliği sayesinde de hareketli çekimlerde bile gülen yüzlere otomatik odaklama yapılıyor.</p>
<p>Sony’nin kamerası teknolojisinin gideceği yönü göstermesi açısından önemli. Günümüzde flaş belleklerin hafıza boyutları sürekli büyümesine rağmen fiyatları sürekli küçülüyor. Kamera üzerine takacağınız 16GB boyutunda bir flaş bellek dahili hafıza ile birlikte 9 saat kesintisiz görüntü kaydı yapabilmenizi sağlıyor. Kayıt ettiğiniz görüntüleri bir bilgisayara kopyalayıp herhangi bir işlem yapmadan yüksek çözünürlükte izleyebiliyorsunuz. Kasetli kameraları düşündüğümüzde gelinen nokta çok önemli.</p>
<p>Bir diğer önemli nokta da görüntü kayıplarıyla ilgili. Flaş bellek kullanan kameralar içinde bir HDD veya fiziksel olarak veri yazan bir parça bulundurmadığı için kaydedilen görüntülerin bozulması gibi bir durum söz konusu olmuyor.</p>
<p>Çok küçük ve çok hafif olan kamera, dokunmatik ekran sayesinde kullanımı da kolaylaştırıyor. 1.400 TL civarındaki fiyat daha aşağılara çekildiğinde eminim daha geniş bir kullanıcı kitlesine erişecektir.</p>
<p>Logitech G25 oyun konsolu<br />
<img src="http://www.cur-cuna.com/tr/teknoloji/image/tekn0109a.jpg" border="0" alt="Logitech oyun konsolu" hspace="10" vspace="5" align="right" />Bilgisayarı iş ve internet dışında daha çok oyun için kullananlar her zaman daha gerçekçi bir oyun deneyimi yaşamak ister. Özellikle de bu duygu araba kullanımı söz konusu olduğunda zirveye çıkar. Daha gerçek ortamlar, detaylı arabalar, gerçekçi sesler ve tepkiler. Bunları bir oyunda yakalayanlar hayalde ikinci aşamaya geçerek bu oyunu gerçek hayattaki şartlarıyla oynayabilmek ister.</p>
<p>Logitech G25, kullanıcısına bir arabanın sürücü koltuğunda oturuyor hissini verebilecek kadar güzel tasarlanmış bir konsol.</p>
<p>Öncelikle direksiyon, vites ve pedalların içinde bulunduğu kutu rahat taşınması ve yer kaplamaması açısından oldukça küçük yapılmış. Kutu içinden yukarıdaki parçaların yanında bir de elektrik için adaptör çıkıyor.</p>
<p>Seti USB kablo ile bilgisayarınıza bağladığınızda direksiyon otomatik olarak bir kalibrasyon yapıyor ki bu, setin hayatta olduğu anlamına geliyor. Çalışmaya dair tek ışık vites kutusu üzerinde bulunuyor.</p>
<p>Direksiyon ve vites kutusu masaya mengeneler sayesinde sıkıca bağlanabiliyor. Bağlantılar da yapıldıktan sonra kullanmaya başlayacağınız setin güzel yanlarından biri de direksiyon ve vitesin deri kaplanmış olması. Vitesi düz kullanabileceğiniz gibi tiptronic olarak da kullanmak mümkün.</p>
<p>Direksiyon tarafında yapılan titreşimler gerçekçiliği artırıyor. Hatta oyunda tercih ettiğiniz araba markasına göre bile farklı direksiyon hassasiyeti otomatik olarak ayarlanıyor.</p>
<p>Fiyat itibarıyla biraz yüksek bile olsa gerçek hayatta arabalarla yapamayacaklarınızı oyunlarda yapmanızı sağlayan bu ürün oldukça başarılı. Söylenebilecek en kötü yanı ise her oyunu tam desteklemiyor olması. Fiyat: 650 TL.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/sony-el-kamerasi-ve-logitech-oyun-konsolu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternetten uydu kanallarını izleme</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/internetten-uydu-kanallarini-izleme.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/internetten-uydu-kanallarini-izleme.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 09:19:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/?p=59100</guid>
		<description><![CDATA[internetten uydu kanallarını izleme
internetten uydu kanallarını canlı izle,
İnternetten uydu kanallarını aşağıdaki bağlantıdan rahatlıkla izleyebilirsiniz.
Fakat sık sık ara belleğe aldığı için görüntülerde arada donmalar yaşanıyor yine de işinize yarayacaktır.
İnternetten uydu kanallarını canlı izle BURADAN..
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>internetten uydu kanallarını izleme</p>
<p>internetten uydu kanallarını canlı izle,</p>
<p>İnternetten uydu kanallarını aşağıdaki bağlantıdan rahatlıkla izleyebilirsiniz.<br />
Fakat sık sık ara belleğe aldığı için görüntülerde arada donmalar yaşanıyor yine de işinize yarayacaktır.</p>
<p>İnternetten uydu kanallarını canlı izle <a rel="nofollow" href="http://www.channelchooser.com/" target="_blank"><strong>BURADAN</strong></a>..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/internetten-uydu-kanallarini-izleme.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>internetten uydu kanallarını canlı izlemek</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/internetten-uydu-kanallarini-canli-izlemek.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/internetten-uydu-kanallarini-canli-izlemek.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 09:18:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/?p=59098</guid>
		<description><![CDATA[internetten uydu kanallarını canlı izlemek
internetten uydu kanallarını izleme,
internetten uydu kanallarını canlı izle,
İnternetten uydu kanallarını aşağıdaki bağlantıdan rahatlıkla izleyebilirsiniz.
Fakat sık sık ara belleğe aldığı için görüntülerde arada donmalar yaşanıyor yine de işinize yarayacaktır.
İnternetten uydu kanallarını canlı izle BURADAN..
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>internetten uydu kanallarını canlı izlemek</p>
<p>internetten uydu kanallarını izleme,<br />
internetten uydu kanallarını canlı izle,</p>
<p>İnternetten uydu kanallarını aşağıdaki bağlantıdan rahatlıkla izleyebilirsiniz.<br />
Fakat sık sık ara belleğe aldığı için görüntülerde arada donmalar yaşanıyor yine de işinize yarayacaktır.</p>
<p>İnternetten uydu kanallarını canlı izle <a rel="nofollow" href="http://www.channelchooser.com/" target="_blank"><strong>BURADAN</strong></a>..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/internetten-uydu-kanallarini-canli-izlemek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>internetten uydu kanallarını canlı izle</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/internetten-uydu-kanallarini-canli-izle.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/internetten-uydu-kanallarini-canli-izle.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 09:17:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/?p=59096</guid>
		<description><![CDATA[internetten uydu kanallarını canlı izle
internetten uydu kanallarını canlı izlemek,
internetten uydu kanallarını izleme,
internetten uydu kanallarını canlı izle,
İnternetten uydu kanallarını aşağıdaki bağlantıdan rahatlıkla izleyebilirsiniz.
Fakat sık sık ara belleğe aldığı için görüntülerde arada donmalar yaşanıyor yine de işinize yarayacaktır.
İnternetten uydu kanallarını canlı izle BURADAN..
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>internetten uydu kanallarını canlı izle</p>
<p>internetten uydu kanallarını canlı izlemek,<br />
internetten uydu kanallarını izleme,<br />
internetten uydu kanallarını canlı izle,</p>
<p>İnternetten uydu kanallarını aşağıdaki bağlantıdan rahatlıkla izleyebilirsiniz.<br />
Fakat sık sık ara belleğe aldığı için görüntülerde arada donmalar yaşanıyor yine de işinize yarayacaktır.</p>
<p>İnternetten uydu kanallarını canlı izle <a rel="nofollow" href="http://www.channelchooser.com/" target="_blank"><strong>BURADAN</strong></a>..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/internetten-uydu-kanallarini-canli-izle.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vodafone 1 TL Cep Tlf Kampanyası, Vodafone 840</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/vodafone-1-tl-cep-tlf-kampanyasi-vodafone-840.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/vodafone-1-tl-cep-tlf-kampanyasi-vodafone-840.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 08:52:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/?p=59073</guid>
		<description><![CDATA[Vodafone 1 TL Cep Tlf Kampanyası, Vodafone 840
Vodafone Operatör Markalı 3G li telefon Vodafone Cep Merkezleri’nde satışa sunuldu.Vodafone Yıldönümünde 3G li Tlf Kampanyası ile süpriz yaptı&#8230;.

Vodafone 840 Türkiye’nin dört bir yanında yer alan 974 Vodafone Cep Merkezinde satışa sunuluyor. 1TL’lik cihaz bedeli dahil olan 36 TL değerindeki tarife paketine 18 ay boyunca abone olunması halinde, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vodafone 1 TL Cep Tlf Kampanyası, Vodafone 840</p>
<p>Vodafone Operatör Markalı 3G li telefon Vodafone Cep Merkezleri’nde satışa sunuldu.Vodafone Yıldönümünde 3G li Tlf Kampanyası ile süpriz yaptı&#8230;.</p>
<p><img src="http://img245.imageshack.us/img245/6952/vodafone840netdergim1.jpg" border="0" alt="" width="370" height="362" /></p>
<p>Vodafone 840 Türkiye’nin dört bir yanında yer alan 974 Vodafone Cep Merkezinde satışa sunuluyor. 1TL’lik cihaz bedeli dahil olan 36 TL değerindeki tarife paketine 18 ay boyunca abone olunması halinde, telefona ek olarak, konuşma, SMS, MMS ve sınırsız mobil internet bağlantısı dahil oluyor.</p>
<p>Vodafone 840’ın Özellikleri:</p>
<p>Facebook, Twitter, Windows Live Messenger gibi uygulamalara kolay erişim; cep telefonundan internette gezinme tecrübesini daha da zevkli kılan Opera Mini web tarayıcı ve elektronik posta gibi özellikler ile donatılmış olan Vodafone 840’da 3G, 2.8″ dokunmatik TFT ekran, 262.000 renk, 320 x 240 çözünürlük, 2 MP CMOS kamera, 8x dijital zoom özelliği, 140 MB dahili hafıza, 8GB’a kadar mikro SD desteği, mini USB 2.0 , 1150 mAh pil ve medya oynatıcısı bulunuyor.</p>
<p>3G Kampanyasına Özel Doğum Günü Paketleri:</p>
<p>Aylık paket bedeli 36 TL (1 TL’lik telefon bedeli dahil)<br />
Her yöne 150 dakika ücretsiz konuşma,<br />
Her yöne ücretsiz 50 SMS,<br />
Her yöne ücretsiz 50 MMS,<br />
Sınırsız mobil internet bağlantısı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/vodafone-1-tl-cep-tlf-kampanyasi-vodafone-840.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünü ve bugünüyle Ferrari</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/dunu-ve-bugunuyle-ferrari.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/dunu-ve-bugunuyle-ferrari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 07:33:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/?p=58962</guid>
		<description><![CDATA[Dünü ve bugünüyle Ferrari



Ferrari, lüks spor otomobilleri üreten İtalyan otomobil markasıdır. 1929 yılında Alfa Romeo’nun yarış takımı olarak kurulmuş, 1946 yılında otomobiller üretimine başlamıştır. Merkezi; İtalya’nın Modena şehrinin yakınındaki Maranello’dadır.
Ferrari’nin hikâyesi, Enzo Ferrari’nin yaşam hikâyesi olarak kabul edilir. Ferrari üzerine yayınlanan hemen hemen tüm belgeseller ve tanıtımlar da ; Enzo Ferrari’nin yaşam hikâyesi anlatılır.
Ferrari’nin kuruluşu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Dünü ve bugünüyle Ferrari</h1>
<div></div>
<div>
<div><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/otomobil/image/otom0060.jpg" border="0" alt="Dünü  ve bugünüyle Ferrari" hspace="10" vspace="5" align="middle" /></div>
<p>Ferrari, lüks spor otomobilleri üreten İtalyan otomobil markasıdır. 1929 yılında Alfa Romeo’nun yarış takımı olarak kurulmuş, 1946 yılında otomobiller üretimine başlamıştır. Merkezi; İtalya’nın Modena şehrinin yakınındaki Maranello’dadır.</p>
<p>Ferrari’nin hikâyesi, Enzo Ferrari’nin yaşam hikâyesi olarak kabul edilir. Ferrari üzerine yayınlanan hemen hemen tüm belgeseller ve tanıtımlar da ; Enzo Ferrari’nin yaşam hikâyesi anlatılır.</p>
<p>Ferrari’nin kuruluşu öncesi Enzo Ferrari’nin başından geçenler.</p>
<p>Enzo Ferrari, Modena şehrinde 1898 yilinda dünyaya geldi. I. Dünya Savaşı’nda babasını ve kardeşlerini kaybettikten sonra yalnız bir yaşamla 1916 yılında, henüz 18 yaşındayken buluşur. Yarışçılık kariyeri de bu dönemlerde başlar.</p>
<p>1920 yılında, Alfa Romeo nun yarış pilotlarından biri olur; ismi de bu dönemde bir efsane misali kulaktan kulağa yayılır. O’nun da öncülüğünde Alfa Romeo araba yarışçılığının bir numaralı ismi oldu. Enzo Ferrari’nin hız tutkusu, daha önce hiç kimsenin ulaşamadığı hızlarda virajları dönebilme kabiliyeti yanısıra; arabasının ergonomisinden, motor aksamına her şeyiyle ilgilenmesi O’nu araba yarışları tarihinin ölümsüzleri arasına sokar.</p>
<p>1929 yılında Scuderia Ferrari yi Alfa Romeo’nun yarış takımı olarak kurar. 1932 yılına kadar Enzo Ferrari yarışmaya devam etti; ancak oğlu Dino Ferrari’nin doğumuyla yarışlardan ayrılarak, otomobil fabrikasının işlerine geçer. Lakin bu dönemde, araba motorlarının güçsüzlüğü; hafif spor arabaların gelişmesi üzerine çalışmalara başladı.</p>
<p>Kontrolündeki yarış takımı katıldığı tüm yarışları kazandı; sadece 1935 yılında Mercedes’e geçilir. 1935 yılında Mercedes’in bu yarışı kazanmasında Castrol’un deterjan bazlı motor temizleyicisi büyük rol oynar. Mercedes’in motorunu Alfa Romeo’dan daha üstün performanslı ve istikrarlı kılar. Ertesi yıl, Castrol ürünlerini Alfa Romeo da kullanmaya başlar; günümüzde de halen Castrol motor bakımı ürünleri sunmaktadır.</p>
<p>Enzo Ferrari’nin yarış otomobillerini yaratma becerisi; o’nu Alfa Romeo’nun sportif direktörü yapar. Ancak; Enzo Ferrari’nin detaylarına bakmadan imzaladığı direktörlük kontratında, ayrılması durumunda 4 yıl başka bir yarış takımında çalışamayacağı ve tasarım yapmasının yasak olduğu kuralı vardı. Böylece kendi yarattığı o güne kadar eşi benzeri görülmemiş otomobil ergonomisini geliştirmesine de izin verilmez.</p>
<p>Enzo Ferrari’nin Alfa Romeo’dan ayrılması<br />
Direktörlükten ayrılmasıyla; Auto-Avio Costruzioni’yi kurdu. Bu şirket bazı yarış takımlarına parçalar satar. Doğduğu şehir Modena’da, küçük bir araba üretimi atolyesi kurdu; ve burada sadece kendisinin kullanması için bir araba yapmaya çalışır. Ancak, II. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla İtalya zor günler geçirmektedir. Modena’nın bombalanmasıyla, tasarımına yeni başladığı arabayı da bitiremeden Maranello’ya taşınmak zorunda kalır. Yıllar sonra Ferrari Modena 360; Enzo Ferrari’nin kütüphanesinde kalan basit bir ön tasarımını baz alarak Pininfarina tarafından yapılacaktır.</p>
<p>Ferrari’nin kuruluşu ve maddi sorunlar<br />
Maranello’ya kaçışı sonrasında, burada tekrar bir atolye kuran Enzo Ferrari; 1946 yılında, Dünya otomotiv tarihin en çok “düşlere” giren ismi Ferrari’yi kurar.</p>
<p>Ferrari 1951 yılında İngiltere Gran Prix’sinin yanı sıra; LeMans’da 14 zafer kazanır. 1960 ve 1965 yılları arasında 6 yıl üst üste LeMans’ı kazanması da Ferrari’yi otomobil yarışçılığının en büyük ismi yapar. Ancak, gelişen dünya ekonomisi ile; profesyonelce işleyen şirketlerin hızına erişemez.</p>
<p>Maddi olarak büyük sorunlar yaşayan Ferrari’nin yaşadığı bu sorun; halen günümüzde profesyonelce işlemeyen şirketlerin hazin sonunu simgelemektedir. Profesyonel bir şirketin bir banka’dan borç almaya çalışması gerekirken; Enzo Ferrari şirketi ayakta tutabilmek için İtalyan mafyası’ndan borç alır.</p>
<p>Dino Ferrari’nin ölümü<br />
İtalyan Mafyası’na borcunu geri ödeyemeyen Enzo Ferrari’nin oğlu, Dino Ferrari genel bakış açısına göre (filmlerde ve belgesellerde anlatıldığı üzere) İtalyan Mafyası tarafından zehirlenerek öldürülür. Bu konuda iki değişik bakış açısı daha vardır; mahkeme tutanakları “kas gelişememezliği” hastalığından öldüğünü yazar. O dönemde İtalyan medyası bunu Dino Ferrari’nin uyuşturucu kullanmasıyla da ilgili olduğunu sunmuştu; ancak Dino Ferrari 24 yaşında vefat etmesine rağmen arabalar üzerine müthiş bir bilgisi vardı. Formula 2 arabaları için V6 motorunu daha 23 yaşındayken düşünüp, Vittorio Jano’ya da ertesi yıl ölmeden önce teknik düşüncelerini iletmişti. Bu da, o’nun en son günlerinde bile oldukça zinde olduğunu gösterir.</p>
<p>1956 yılında Enzo Ferrari hukuksal anlamda bu olayın üzerine fazla gidemez, lakin bu dönemde gerek İtalya ve gerek Amerika Birleşik Devletleri’ndeki illegal yaşam ve mahkemeler; Sicilya’daki aileler tarafından yönetilmekteydi.</p>
<p>Bu olayın üzerine, Enzo Ferrari; Ferrari’nin “Ferrari Dino” serisini yarattı.Ancak bu arabaya ferrari logosu konulmasına Enzo Ferrari şiddetle karşı çıktı.Bu nedenlede araca dino yazan bir logo konuldu. Bu tasarım Ford’un yarattığı en hızlı ve yarışlardaki en başarılı arabası Ford GT40 ‘a ilham kaynağı olacaktır.</p>
<p>Ferrari’nin Fiat’a satılması<br />
Maddi sorunlardan kurtulamayan Ferrari, hisselerinin bir bölümünü Fiat’a sattı. Bunun üzerine Ford 1963 yılında 18 Milyon dolarlık bir teklif sundu. Enzo Ferrari hemen hemen her konuda anlaşıp, ancak Ford’un yarış takımını kontrol etme isteği Enzo Ferrari tarafından reddeder ve anlaşma bozulur. Bu da Ford’un o dönemde yarışlara girmesine sebep olur. 1969 yılında oldukça güç durumda kalan Enzo Ferrari şirketin hisselerin yarısını Fiat’a vererek, yönetimden bir adım geri çekildi.1988 yılında da Fiat hisselerin %90′ına sahip olur..</p>
<p>Ford’un Ferrari tarafından hazırlıkları yapılmış, birçok masrafa girilmiş projesinin iptal olması ardından; Ford “Ferrari” projesine “Ford GT40″ ismi altında devam etti. İki yıl deneme sonrasında, Ferrari’yi yarışlarda geçmesi de Amerikan otomobil yarışçılığının en büyük günlerinden biri olarak kabul edilir….</p>
<p>Pininfarina’nın Ferrari’yle buluşması ve Enzo Ferrari’nin ölümü<br />
<strong>Ferrari Testarossa<br />
</strong>1969 yılı Ferrari’nin tarihindeki en önemli yıllardan biridir. Lakin bu yıl, Enzo Ferrari tasarımcı dostu Battista Farina’nın oğlu Sergio “Pinin”farina’ya çizdiği muhteşem çizgiler doğrultusunda şans tanıdı. Prototip olarak sunulan 1969 Ferrari 512s, 1967 Ferrari 206 Dino’nin daha ince ve modern çizgilerle yaratılmış halidir. Üretime geçen 1971 Ferrari BB ile Ferrari dünya otomobil dünyası arenasına tekrar girer.</p>
<p>1984 yılı, Pininfarina’nın otomotiv dünyasının yeni bir çağa başlatmasına şahit olur. Tüm zamanların en güzel tasarımlarından biri olarak gösterilen Ferrari Testarossa; satışa sunulur sunulmaz yüksek fiyatına rağmen lüks otomobillerde satış rekorları kırar. Testarossa, halen günümüz spor arabalarının çizgilerini örnek aldığı efsanevi bir otomobil haline dönüşür.</p>
<p>1988 yılında, Enzo Ferrari; Ferrari’nin 40′ıncı yılı için üretilen F40′ın sunulmasından bir yıl sonra vefat eder. Enzo Ferrari’nin, her ne kadar yaşamında son günleri olsa da; en çok beğendiği Ferrari’nin F40 olduğunu söylemiştir.</p>
<p>Ferrari F40′ın ilk sahibi, dünya tarihinin en büyük futbolcularından biri olarak gösterilen Diego Armando Maradona’dır. AC Milan başkanı Silvio Berlusconi, Napoli’nin Serie A şampiyonu ve İtalya Kupası’nı Maradona ile 1987 yılında alması üzerine; kendisine transfer teklifinde bulundu. Napoli başkanı Corrado Ferlaino da, Maradona’yı Napoli’de tutabilmek için kendisine Ferrari tarafından üretilen tek siyah renk F40 ‘ı hediye etti. Maradona da halen günümüzde kararını Ferrari yüzünden verdiğini söylemektedir.</p>
<p>Enzo Ferrari’nin ölümü ardından Ferrari’nin şirket olarak çok daha profesyonelce işlemesi başlar. Lakin, hisselerin büyük bir çoğunluğu Fiat’a geçer.</p>
<p>1990′lı yıllarda Ferrari<br />
<strong>Ferrari V12 motoru<br />
</strong>1992 Ferrari 456 GT , 1994 F355 ve 1996 550 Maranello takibi senelerde sunan Ferrari; Dünya’nın dört bir yanında en güzel lüks spor araba olarak tanınmasını sağladı. Ferrari, kuruluşunun 50′inci yılında F50 modelini limitli sayıda üreterek dünyaya sundu.</p>
<p>1979′ dan sonra Formula 1 pilotlar şampiyonluğunu ve 1984′ den sonra da takımlar şampiyonluğunu kazanamayan Scuderia Ferrari yarış takımı, 1990 yılında McLaren’ den ayrılan Alain Prost ile anlaştı. 1990 yılının son yarışı Suzuka Büyük Ödülü’ nde Ayrton Senna’ nın Alain Prost’ a kasıtlı çarpması sonucu şampiyonluğu kaçırdı. 1991 ve sonrasında yeteri kadar mücadeleci bir Formula 1 aracı üretemeyen Ferrari, birkaç yıl daha şampiyonluk mücadelesine giremedi.</p>
<p>1993 yılında takımın yönetimine Jean Todt’ un getirilmesi ile yeniden yapılanmaya giden Scuderia Ferrari, 1995 yılının sonunda 1994 ve 1995 yıllarının dünya şampiyonu Michael Schumacher ile anlaştı. 1996′ da kötü bir sezon geçiren takım, 1997 ve 1998 yıllarında şampiyonluk için tekrar güçlü bir aday olmasına rağmen yine son yarışlarda şampiyonluğu kaçırdı. Ferrari, 1999 İngiltere Büyük Ödülü’ nde 1. pilot Michael Schumacher’ in kaza yaparak ayağını kırması sonucu yarışlardan uzak kalmasına rağmen, Eddie Irvine ile şampiyonluk mücadelesine devam etti. Ferrari, pilotlar şampiyonluğunun yine son yarışta kaybetmesine rağmen, 1984 yılından beri kazanamadığı “Formula 1 Takımlar Şampiyonu” unvanını kazanmayı başardı.</p>
<p>2000′li yıllarda Ferrari<br />
<strong>Michael Schumacher 2005 ABD Grand Prix öncesi basın toplantısında<br />
</strong>2000 yılında Mika Hakkinen ve McLaren’ e karşı Michael Schumacher ile kazanılan pilotlar şampiyonluğu, 21 yıl sonra kazanılmış ilk “Formula 1 Pilotlar Şampiyonluğu” unvanı olmasının yanında 5 yıl sürecek bir başarının da başlangıcı oldu.</p>
<p>2001 yılında McLaren ve BMW Williams’ ın ortak olduğu şampiyonluk yarışını önde tamamlayan Ferrari, 2002 yılında radikal özelliklere sahip F2002 adlı araç ile büyük bir üstünlük sağlayarak şampiyonluğu sezonun bitiminden çok önce elde etmeyi başardı. 2002 yılının sonunda Ferrari’ nin bu üstünlüğü nedeniyle Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA), Formula 1′ de masrafları azaltarak diğer takımların rekabet gücünü arttırmak amacıyla bazı kural değişikliklerine gitti.</p>
<p>2003 yılında yeni kurallardan etkilenmesine rağmen tekrar hem takımlar hem de pilotlar şampiyonluğunu kazanmayı başardı.</p>
<p>2004 yılında F2004 ile 18 yarışın 15′ ini kazanarak 2002′ deki üstünlüğünü daha da ileri taşıyan Ferrari, yine hem takımlar hem de pilotlar şampiyonluğunu kazanmayı başardı.</p>
<p>Ferrari’ nin 2004′ ü de domine etmesinin üzerine FIA daha radikal kural değişikliklerine gitti. 2005 yılında aleyhine değiştirilen kurallara ayak uyduramayan Ferrari, araç ile lastik arasında yaşanan uyumsuzluk ve kural değişikliklerinin amacına ulaşması nedeniyle şampiyonayı ancak 3. olarak tamamlayabildi.</p>
<p>2006 yılında yapılan yeni kural değişiklikleri ve 3 litre V10 motordan 2.4 litre V8 motora geçişle birlikte yeniden bir toparlanma dönemine giren Ferrari, şampiyonluk mücadelesine tekrar ortak olmuştur.Monte Carlo Grand Prix’in de şampiyon pilot Michael Schumacher’in diğerlerini engellemek adına aracını yolda bıraktığı gibi bir suçlama yüzünden ve ardından yaptığı motor değişikliği ile garajdan, diğer pilot Felipe Massa’nın da sıralama turlarında yaptıgı kazadan dolayı son sıradan başlaması ile tarihindeki en kötu sıralama ile başlamalarına rağmen Michael Schumacher muhteşem bir sürüş ile böyle zor bir pistte 5.’liği elde ederek şampiyon ruhunu ve tecrübesini ortaya koymustur.</p>
<p>F2004, birçok otorite tarafından gelmiş geçmiş en iyi Formula 1 aracı olarak kabul edilir. Michael Schumacher de bu dönemde elde ettiği başarılarla üst üste rekorlar kırarak tüm zamanların en başarılı Formula 1 pilotu olmuştur.</p>
<p>2004 yılı itibari ile, Fiat Ferrari’nin %56’sını, Mediobanca %15′ini, Commerzbank %10′unu, Lehman Kardeşler %7’sini ve Ferrari’nin oğlu Piero Ferrari %10′una sahiptir.</p>
<p>Ferrari’nin 60′ıncı yıl için tasarladığı F60 modeli “Enzo Ferrari” ismiyle satışa sunulur.</p>
<p>2007 yılında McLaren Takımı’nın GP2 pilotu Lewis Hamilton’u ve Renault’tan Fernando Alonso’yu transfer etmesi ve Ferrari’nin Michael Schumacher’in emekli olmasıyla boşalan koltuğa McLaren Mercedes’ten Kimi Raikkonen’i oturtmasıyla pistin tablosu hayli değişti.</p>
<p>İlk yarış olan Avustralya Grand Prix’ini Kimi Raikkonen kazandı fakat daha sonraki yarışlarda bu yeni transfer beklenen başarıyı istenen seviyede gösteremedi. Takım arkadaşı Felipe Massa ise kararlı ve yarışı sonuna kadar kovalayan bir tablo çiziyordu.Fakat ilerleyen yarışlarda Raikkonen şampiyonluk mücadelesine yeniden ortak oldu.McLaren Mercedes takımının yeni transferlerinin ve otomobillerinin performansı ise Ferrari’de az da olsa ümit kırmaya devam ediyordu.</p>
<p>Özellikle yeni transfer çaylak Lewis Hamilton her yarışta adeta çaylak olduğunu unutturuyordu.Fakat sezon içinde Ferrari’nin teknik şefi Nigel Stepney’in Ferrari’nin otomobili hakkında ki yaklaşık 800 sayfalık teknik bilgiyi rakip takım McLaren’e sızdırdığı ortaya çıkınca Nigel Stepney takımdan uzaklaştırıldı ve FIA’ya başvurulup McLaren’e dava açıldı.Dava sonucunda Mclaren Mercedes’in takım patronu Ron Dennis bilgilerin kullanılmadığını söylese de takım 100 milyon dolarlık bir cezaya çarptırıldı ve 2007 sezonu içinde almış olduğu tüm takım puanları silindi.</p>
<p>McLaren şampiyona sonuna kadar otomobilinde hiçbir değişiklik yapmadan yarıştı.2007 sezonun son iki yarışını Ferrari pilotu Kimi Raikkonen kazanarak Pilotlar Şampiyonası’nda birinci oldu.Takım arkadaşı Felipe Massa ise sezonu üçüncülükle kapattı.2007 sezonu bitmesine rağmen olaylar bir türlü durulmadı.</p>
<p>McLaren Mercedes sezonunun son yarışı olan Brezilya Grand Prix’inde benzin deposu ısısı ve benzin miktarını gerekçe göstererek Ferrari’nin kazanmasına itiraz etti fakat mahkeme reddetti ve Raikkonen’in birinciliği tescillendi.Biten yarışlar ve bitmeyen olaylar.Formula 1 2007 sezonu skandalların patlak verdiği bir yıl olarak tarihe geçti.</p>
<p>Ferrari Satış Prensipleri<br />
Scuderia Ferrari yakaladığı trendi kullanmasını iyi bilerek talep gördüğü dönemlerde kısıtlı araç üreterek araçlara olan rağbeti artırma yoluna gitmiştir. Bu sayede herkes araca sahip olamıyor ancak bir sonraki modele talep artıyordu. Bu sayede fiyat politikası yükselme eğilimi gösterir oluyordu. Bu teknik genel olarak bütün az üretim yapan otomotiv şirketleri tarafından kullanılmakta.</p>
<p>Ancak Ferrari’nin buna ek olarak yaptığı diğer bir husus ise, araçlarını ikinci ele düştüğü zaman aracı kurumlar vasıtasıyla değerinin üstünde fiyatlara toplamasıdır. Bu yolla Ferrari marka araçlar değer kaybetmeyen araçlar olarak anılmaya başlanmıştır. Doğal olarak buda marka imajı için her üreticinin arayıp da bulamadığı bir katkı demektir.</p>
<p>Bu sayede değerine değer katan marka halen Avrupa da ve tüm dünyada elindeki araçları satmak isteyen tüm Ferrari kullanıcılarından aracı alarak bu marka otomobillerin ikinci elde piyasanın serbest ellerine düşmesini engellemektedir. Bu yüzden Avrupa kaynaklı oto ikinci el sitelerinde eski model veya düşük fiyatlı Ferrari modeline rastlamak zordur, zira bütün satılan araçlarını Ferrari titiz bir çalışma ile her zaman takip altında tutar.</p>
<p>Modelleri<br />
<strong>Spor arabaları<br />
</strong>Ferrari’nin ilk modelleri sadece spor amaçlı idi, günümüzdeki lüks spor arabası halinde değildi.</p>
<p>1948-1950 166<br />
1951 195 Coupe<br />
1951-1952 212 Coupe/Cabriolet<br />
1952 340 MM Berlinetta/Spider</p>
<p><strong>Orta motorlu V6/V8<br />
</strong>Ferrari Dino, ortadan motorlu ilk Ferrari idi. Bu tarz, 1980lerde ve 1990lardaki hemen hemen tüm Ferrari’lerde görünmektedir.</p>
<p>1968-1975 Dino<br />
1968-1973 Dino 206GT<br />
1968-1973 Dino 246GT/GTS<br />
1975-1989 208/308/328 GTB/GTS<br />
1975 308 GTB/GTS<br />
1980 208 GTB/GTS<br />
1980 308 GTBi/GTSi<br />
1982 208 GTB/GTS Turbo<br />
1982 308 GTB/GTS Quattrovalvole<br />
1985 328 GTB Berlinetta<br />
1986 GTB/GTS Turbo<br />
1989 348<br />
1989 348 TB/TS<br />
1993 348 GTB/GTS<br />
1995-1998 F355<br />
1994 F355/GTS<br />
1997 355 F1<br />
1999-2004 Ferrari 360<br />
1999-2004 360 Modena/Spider<br />
2003-2004 Challenge Stradale<br />
2005 F430<br />
2008 430 Scuderia<br />
Ferrari F430 TMS</p>
<p><strong>2 kişilik<br />
</strong>Ferrari’nin ürettiği 2 kişilik arabaları, satılan arabalarının büyük bir çoğunluğunu temsil eder.</p>
<p>1952-1967 America<br />
1952 340 America<br />
1953 375 America<br />
1956 410 superamerica<br />
1957 410 superamerica III<br />
1960 400 superamerica<br />
1964 500 Superfast<br />
1966 365 California<br />
1953-1962 250<br />
1952 250S/250MM<br />
1953 250 Export/Europa<br />
1954-1963 250 GT Europa/Boano/Ellena/Coupe Pininfarina/Lusso 1957-1960 250 GT Berlinetta/Cabriolet/California Spyder/SWB<br />
1964 330<br />
1966 330 GTC Coupe<br />
1966 330 GTS Spider<br />
1964-1968 275<br />
1964-1965 275 GTB/GTS<br />
1966-1968 275 GTB/4<br />
1968 365<br />
1968-1969 365 GTC Coupe<br />
1969-1970 365 GTS Spider<br />
1968-1973 Daytona<br />
1968 365 GTB4/365 GTS4<br />
1996-2001 550 Maranello<br />
1996-2000 550 Maranello Coupe<br />
2001 550 Barchetta<br />
2002-2006 575M Maranello<br />
2004 Barchetta<br />
2005 Superamerica<br />
2007 Ferrari 599 GTB<br />
2008 ferrari california</p>
<p><strong>Orta motorlu 2+2<br />
</strong>1974-1980 208/308 GT4<br />
1974-1975 Dino 308GT4<br />
1976-1980 308GT4<br />
1975 208 GT4<br />
1980 Mondial<br />
1980 Mondial 8<br />
1982 Mondial Quattrovalvole<br />
1983 Mondial Cabriolet<br />
1985 3.2 Mondial/3.2 Cabriolet<br />
1989 Mondial T</p>
<p><strong>Ön motorlu 2+2<br />
</strong>1960-1963 250<br />
1960-1963 250 GT 2+2<br />
1964-1967 330<br />
1964-1967 330 GT 2+2<br />
1967-1971 365<br />
1967-1971 365 GT 2+2<br />
1968-1973 365 Daytona<br />
1971-1972 365 GTC4<br />
1972-1976 365 GT4 2+2<br />
1976-1989 400/412<br />
1976 400 Automatic<br />
1979 400i<br />
1985 412<br />
1992-2003 456/456M<br />
1992-1997 456 GT/GTA Coupe<br />
1998-2003 456M GT Coupe<br />
2004-2005 612 Scaglietti</p>
<p><strong>Orta Motorlu (12 Silindir)<br />
</strong>1971-1984 512 Berlinetta Boxer<br />
1971 365 GT4 BB<br />
1976 512BB<br />
1981 512iBB<br />
1984-1996 Testarossa<br />
1984-1992 Testarossa<br />
1992-1994 512TR<br />
1994-1996 F512M</p>
<p><strong>Superarabalar<br />
</strong>1962 250 GTO<br />
1984 288 GTO<br />
1988-1992 F40<br />
1995-1997 F50<br />
2003 Enzo</p>
<p><strong>Güncel<br />
</strong>360 GTC<br />
360 Challenge<br />
575 GTC<br />
FXX</p>
<p><strong>Eski<br />
</strong>1947 125 Sport<br />
1948 166<br />
1949 125 F1<br />
1951 340 America<br />
1952 250 MM<br />
1953 340 MM<br />
1953 375 MM<br />
1954 750 Monza<br />
1954 250 Monza<br />
1956 250 Testa Rossa<br />
1960 250 TR60/61<br />
1962 GTO<br />
1965 330 P2<br />
1966 330 P3<br />
1967 330 P4<br />
1967 412 P<br />
1969 312 P<br />
1969 512 S and 512 M<br />
1971 312 PB<br />
1994 333 SP<br />
1996 F50 GT</p>
<div><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/otomobil/image/otom0060a.jpg" border="0" alt="Ferrari'nin tarihi ve Ferrari modelleri" hspace="10" vspace="5" align="middle" /></div>
<div><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/otomobil/image/otom0060b.jpg" border="0" alt="Ferrari'nin tarihi ve Ferrari modelleri" hspace="10" vspace="5" align="middle" /></div>
<div><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/otomobil/image/otom0060c.jpg" border="0" alt="Ferrari'nin tarihi ve Ferrari modelleri" hspace="10" vspace="5" align="middle" /></div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/dunu-ve-bugunuyle-ferrari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hibrit otomobil nedir, gelişim süreci</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/hibrit-otomobil-nedir-gelisim-sureci.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/hibrit-otomobil-nedir-gelisim-sureci.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 07:09:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/hibrit-otomobil-nedir-gelisim-sureci.html</guid>
		<description><![CDATA[Hibrit otomobil nedir, gelişim süreci



Otomobillerde yakıt olarak benzinden başka maddelerin de kullanılması, uzun süredir üzerinde çalışılan bir konuydu. Bir süre önce de, benzinin yanında elektrik motorlarını da kullanabilen hibrid otomobillerin üretildiğinin duyurulmasıyla bu proje somutluk kazanmıştı.
Bu otomobillerin piyasadaki payının ne olacağı düşünülürken Toyota firması Prius Sedan modeliyle ilk hibrid otomobil seri üretimine başladı. Bugün bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Hibrit otomobil nedir, gelişim süreci</h1>
<div></div>
<div>
<div><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/otomobil/image/otom0059.jpg" border="0" alt="Hibrit  otomobil nedir, gelişim süreci" hspace="10" vspace="5" align="middle" /></div>
<p>Otomobillerde yakıt olarak benzinden başka maddelerin de kullanılması, uzun süredir üzerinde çalışılan bir konuydu. Bir süre önce de, benzinin yanında elektrik motorlarını da kullanabilen hibrid otomobillerin üretildiğinin duyurulmasıyla bu proje somutluk kazanmıştı.</p>
<p>Bu otomobillerin piyasadaki payının ne olacağı düşünülürken Toyota firması Prius Sedan modeliyle ilk hibrid otomobil seri üretimine başladı. Bugün bu otomobillerden günde 400 tane üretiliyor.</p>
<p>Prius modeli otomobiller, itici güç olarak hem benzin hem de elektrik motorlarını kullanıyor. Araç bir galon, yani yaklaşık 3,7 litre benzinle 88 kilometreden fazla yol alıyor; ki bu, kendi kategorisindeki araçların neredeyse iki katı bir mesafe demek.</p>
<p>Toyota yetkilileri aracın gücünden ve konforundan da ödün vermeden, üstelik diğer sedan modellerine göre yalnızca 1000 dolar farkla otomobili piyasaya sürüyorlar. Toyota’nın gelecek için planları bu kadarla sınırlı değil. Üreticiler yıl sonuna kadar lüks ve spor bir model olan Lexus’un da hibrid modelini piyasaya sürmeyi düşünüyorlar. Asıl hedefse on yıllık bir süreçte bütün modellerin birer hibrid seçeneğini tüketiciye sunabilmek.</p>
<p>Hidrojenden elektrik üreten yakıt hücrelerinin, otomobil endüstrisinin yeni uğraşı alanı olduğu söylenebilir. Bugüne dek birçok otomobil üreticisi içten yanmalı motorlar için değişik yakıt hücresi prototipleri denemişlerdi.</p>
<p>Ama hibrid otomobillerin pazar için henüz çok pahalı olduğu, otomobillerde yeterince hidrojen depolanamadığı ya da depoya hidrojen doldurtmak için yeterince hidrojen pompası olmadığı düşünülüyordu, f’rius’un piyasaya çıktığı yerlerde yere benzin istasyonlarından bile yakıt alınabilecek bir ağ kurulduğu ve bu sorunun yavaş yavaş aşıldığı bildiriliyor. Öyle ki, Toyota 2004 yılı içinde 130.000 hibrid Prius satmayı hedefliyor. 2006′daysa bu sayının iki katına çıkarılması planlanıyor. Henüz alışılmamış, yeni gelişmekte olan bir teknoloji için bu rakamlar biraz abartılı görünebilir.</p>
<p>Bununla birlikte, hibrid otomobillerin yaygınlaşmasıyla elde edilebilecek bir çok şey var. Sözgelimi, bir araç ortalama bir galon, yani yaklaşık 3,7 litre benzinle en azından 64 km gidebilse, ABD’de benzin tüketimi günde üç milyon varil azalıyor. Bu da körfez ülkelerinden ithal edilen miktarın üzerinde. Bunun yanında benzin-elektrikli bir hibrid otomobil sahibinin de aracın ortalama 15 yıllık ömrü boyunca yakıta ödediği paradan yaklaşık 5000 dolar tassarruf etmesi mümkün.</p>
<p>İşin üretici boyutu da gelişiyor elbette. Bundan birkaç yıl öncesine kadar, GM gibi en büyük otomobil üreticileri hibrid otomobillerin geleceği olmayacağını düşünüyorlardı. Oysa, günümüzde bu düşünce terkediliyor. GM, 2007 yılına kadar tüketicilerden talep gelmesi halinde bir milyon hibrid araç üretebileceğini duyurdu. Şirket, 2008′e kadarsa içinde hibrid kamyonlar da olan değişik modeller üretmeyi tasarlıyor. Sadece GM değil birçok otomobil üreticisi önümüzdeki beş yıl içinde piyasaya hibrid modeller çıkarma hazırlığında.</p>
<p>Bununla birlikte firmalar henüz Toyota’nın izini sürüyor. Hatta bazı üreticiler doğrudan Toyota teknolojisine dönmüş durumda. GM ve Ford gibi bazı firmalar, Japon üreticilerin Toyota’yla işbirliği içinde ürettiği nikel-metal hidrat bataryalar gibi anahtar hibrit parçaları satın alıyorlar.</p>
<p>Toyota, birçok otomobil üreticisi için pek alışılmadık biçimdi’ bütün parçlarım kendi üretiyor. Diflı-r üreticiler otomobillerindeki elektronik aksamı ya doğrudan di5.irul.in alını ya da üreticilere siparij verip ürettirmek yoluyla karşılıyorlar.</p>
<p>Oysa Toyota, elektronik alanında yüksek teknolojili ciplerini de kendi üretiyor. Bu cipler, hibrid aracın kalbini oluşturan güç kontrol birimlerinin temeli. Toyota’nın Hirose adını verdiği bir fabrikada üretilen bu parçalar, firmanın 1970′lerin başından beri uğraştığı hibrid stratejisinin deneyimini taşıyor. Toyota’nın mühendislerinden biri olan Takehisha Yaegashi, hibrid teknolojisinin babası olarak anılıyor.</p>
<p>Mühendis, 1970′lerden beri bu teknojinin üretilmesi ve geliştirilmesi üzerinde çalışıyor. Yaegashi, çalışmalarıyla Toyota’nın ABD’de satılan en temiz otomobiller olmasını sağlamış. Toyota, 2003 yılında bir galon benzinle yaklaşık 52 km gidebilen araçlar üretmiş; ki bu, en yakın takipçisinden 6 kilometre daha fazla.</p>
<p>Bu dönemde tüketeciler de havayı daha az kirleten ve benzin tasarrufu yapan araçları tercih etmeye başlamışlar. Burada çözüm bataryalarından güç alan elektrikli araçlar olarak bulunmuş. O dönemde Toyota, SUV modellerinin, GM ise çift kişilik spor modellerinin elektrikli sürümlerini test etmiş. Ne var ki bu modeller, bataryalarının sınırlı olmasından dolayı asla seri üretime geçememiş. Yine de bu deneyler mühendislere önemli deneyim kazandırmış.</p>
<p>Tüketiciler yalnızca 100 km kapasitesi olan elektrik bataryalı otomobilleri tercih etmediklerini gösterince, üreticilerin aklına hibrid otomobiller yapma fikri gelmiş. İçten yanmalı motorların verimliliğinin düşük olduğu ve kirliliğe en çok yol açan düşük hızlarda Toyota’nın hibrid otomobili, elektrik motorunu devreye sokuyor. Elektrik motorunun gücünün yetmeyeceği yüksek hızlardaysa benzinli motor devreye giriyor. Motor doğrudan tekerlekleri ya da elektrik üreten jeneratörü döndürüyor.</p>
<p>Hibrid otomobilller ayrıca frenlerden de enerji alıyor. Fren pedalına dokunulduğunda elektrik motoru bir jeneratör gibi davranıyor ve otomobilin kinetik enerjisini bataryaları yeniden doldurmak için elektrik enerjisine dönüştürüyor. Toyota bu teknolojiyi ilk olarak 1995′te Prius’u bir prototip olarak ortaya çıkardığında kullanmıştı. İki yıl sonra Japonya’da Prius’un yanı sıra bir de hibrid otobüs satılmıştı. 2001′de hibrid minivanlar ve lüks hibrid “sedan”lar satılıyordu. 2002′de Toyota, Prius’un geliştirilmiş modelini ABD’de satışa sundu.</p>
<p>Bu pazarda Honda Insight’la rekabet etmesi gerekiyordu. Honda’nın Insight’ı çok hafif yapmış olması, aracın performansını büyük ölçüde artırıyordu. Öte yandan Yaegashi’nin takımı, araçlarının elektrik motorunu olabildiğince küçültüp güç kontrol birimlerini daha verimli çalıştırarak Prius’un yeni modelini daha rekabetçi bir konuma getirdi.</p>
<p>Bu yeni araç, Toyota’nın elit modellerinden biri olan dört silindirli Camry’den daha seriydi. Toyota’nın gelecekte üretmeyi düşündüğü modeller arasıda minivan ve SUV modelleri de var. SUV modeliyle birlikte, klasik dört çeker teknolojisine yeni bir anlayış getiriliyor. Alışılagelen dört çeker otomobillerde bulunan, gücü ön taraftan arka tarafa aktaran büyük ve kaba dingiller yerine Toyota’nın hibrid modellerinde elektrik motorundan gelen güç, arka dingile yüksek voltajlı kablolar yardımıyla iletiliyor. Böylece kabin alanı genişliyor ve her tekerin tor-ku uyumlu hale getirildiğinden araç daha kararlı sürüşe sahip oluyor.</p>
<p>Toyota’ya bu alanda en yakın rakip Honda. ABD’li üç büyük şirket GM, Ford ve Daimler Chrysler hibrid oto yarışına girmiş olsalar da henüz çok gerideler. Yine de temel düşünce, araçlar petrol tüketimini ne kadar azaltırsa azaltsın, petrol bağımlılığından kurtulmadıkça bunun temel bir çözüm olmayacağı. Bu nedenle yakıt olarak hidrojenin kulanılması bu kadar cazip bir fikir olarak ele alınıyor.</p>
<p>Toyota bir süre önce yeni otomobil prototiplerini tanıttı. Bunlardan ikisi, biri spor, diğeri SUV olan hibrid otomobillerdi.</p>
<p>Üçüncüsündeyse benzin motoru yoktu; yalnızca yakıt hücreleri kullanılıyordu. Toyota bu modeli “Fine-N” olarak adlandırıyor. Araçta Toyota’nın bugüne dek kullandığı benzin-elektrik motoru deneyiminden yararlanılmış. Yine de yalnızca hidrojen yakıtlı araçların kullanılmaya başlaması için daha fazla deneyim kazanılması gerekiyor. Bununla birlikte, gelecekte yeni tip otomobiller için hızlı bir yarış olacak gibi görünüyor.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/hibrit-otomobil-nedir-gelisim-sureci.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Honda’dan teknoloji harikası otomobiller</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/honda%e2%80%99dan-teknoloji-harikasi-otomobiller.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/honda%e2%80%99dan-teknoloji-harikasi-otomobiller.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 07:09:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/honda%e2%80%99dan-teknoloji-harikasi-otomobiller.html</guid>
		<description><![CDATA[Honda’dan teknoloji harikası otomobiller


Honda, teknoloji harikası yeni Jazz ve CR-Z modellerini çok yakında kullanıcılara sunacak…
Honda Insight ve Civic modellerinin dışında iki hibrit model için de üretim startı verdi. 2010′un son çeyreğinde Honda; Fit, diğer adıyla Jazz’ın üretimine başlamış olacak. Jazz hakkında heyecan verici bilgiler elimize geçmiş olmasa da, CR-Z ile adeta büyüleneceksiniz.
Önümüzdeki yılın şubat ayında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Honda’dan teknoloji harikası otomobiller</h1>
<div></div>
<div>
<p><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/otomobil/image/otom005800.jpg" border="0" alt="Honda'dan teknoloji harikası otomobiller" hspace="10" vspace="5" align="right" />Honda, teknoloji harikası yeni Jazz ve CR-Z modellerini çok yakında kullanıcılara sunacak…</p>
<p>Honda Insight ve Civic modellerinin dışında iki hibrit model için de üretim startı verdi. 2010′un son çeyreğinde Honda; Fit, diğer adıyla Jazz’ın üretimine başlamış olacak. Jazz hakkında heyecan verici bilgiler elimize geçmiş olmasa da, CR-Z ile adeta büyüleneceksiniz.</p>
<p>Önümüzdeki yılın şubat ayında Honda’nın ikinci yeni hibrit modeli olan CR-Z Coupe’ler seri üretime geçecek. Geçtiğimiz iki sene boyunca Insight’ların test gösterimine ek olarak CR-Z’nin ayak sesleri duyuluyordu ve diyebiliriz ki tam zamanında üretime geçiliyor.</p>
<p>CR-Z (Compact Renaissance Zero) güvenlik testlerinden 8 ay gibi kısa bir zaman içerisinde başarıyla çıktı. 98 beygir gücüne sahip 1.3 litrelik motoru ve 13 beygir güçlü elektrikli motoru CR-Z’nin performans kaynağı.</p>
<p>Insight’lara göre daha küçük ve hafif olan bu model ayrıca daha hızlı ve çevik. 2 kapılı bu konseptin fiyatı ise Insight’lara nazaran daha ucuz olabilir. 25,900 dolara satılan Insight’ların fiyatlarında ise ABD sınırları içerisinde yeni bir düzenleme yapılacak gibi. Çünkü hibrit model denilince en çok tercih edilen Toyota Prius piyasa geneline hakim gibi görünüyor.</p>
<p>Bu iki modelin ne zaman piyasaya çıkacağı hakkında henüz bir bilgi elimize geçmemişken tahminlerimize dayanarak Türkiye’ye gelmelerinin daha uzun zaman alacağını belirtmemiz gerekiyor.</p>
<div><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/otomobil/image/otom005801.jpg" border="0" alt="Honda'dan teknoloji harikası otomobiller" hspace="10" vspace="5" align="middle" /></div>
<div><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/otomobil/image/otom005802.jpg" border="0" alt="Honda'dan teknoloji harikası otomobiller" hspace="10" vspace="5" align="middle" /></div>
<div><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/otomobil/image/otom005803.jpg" border="0" alt="Honda'dan teknoloji harikası otomobiller" hspace="10" vspace="5" align="middle" /></div>
<div><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/otomobil/image/otom005804.jpg" border="0" alt="Honda'dan teknoloji harikası otomobiller" hspace="10" vspace="5" align="middle" /></div>
<div><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/otomobil/image/otom005805.jpg" border="0" alt="Honda'dan teknoloji harikası otomobiller" hspace="10" vspace="5" align="middle" /></div>
<div><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/otomobil/image/otom005806.jpg" border="0" alt="Honda'dan teknoloji harikası otomobiller" hspace="10" vspace="5" align="middle" /></div>
<div><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/otomobil/image/otom005807.jpg" border="0" alt="Honda'dan teknoloji harikası otomobiller" hspace="10" vspace="5" align="middle" /></div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/honda%e2%80%99dan-teknoloji-harikasi-otomobiller.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>rtıları ve eksileriyle ADSL ve 3G karşılaştırması</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/rtilari-ve-eksileriyle-adsl-ve-3g-karsilastirmasi.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/rtilari-ve-eksileriyle-adsl-ve-3g-karsilastirmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 07:04:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/rtilari-ve-eksileriyle-adsl-ve-3g-karsilastirmasi.html</guid>
		<description><![CDATA[rtıları ve eksileriyle ADSL ve 3G karşılaştırması


ADSL mi 3G mi?
30 Temmuz tarihi itibariyle cep telefonu operatörleri 3G teknolojisini kullanıma sundu. Ancak kafaları kurcalayan önemli bir soru var: 3G teknolojisi ADSL’in yerini alabilecek mi? 3G’nin ADSL’e göre üstün yanları neler?
Uzun zamandır kullanıma açılması beklenen 3G teknolojisi, nihayet bugün itibariyle hizmete girdi. Avea, Vodafone ve Turkcell de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>rtıları ve eksileriyle ADSL ve 3G karşılaştırması</h1>
<div></div>
<div>
<p>ADSL mi 3G mi?<br />
<img src="http://www.cur-cuna.com/tr/cep/image/cep0078.jpg" border="0" alt="Artıları ve eksileriyle ADSL ve 3G karşılaştırması" hspace="10" vspace="5" align="right" />30 Temmuz tarihi itibariyle cep telefonu operatörleri 3G teknolojisini kullanıma sundu. Ancak kafaları kurcalayan önemli bir soru var: 3G teknolojisi ADSL’in yerini alabilecek mi? 3G’nin ADSL’e göre üstün yanları neler?</p>
<p>Uzun zamandır kullanıma açılması beklenen 3G teknolojisi, nihayet bugün itibariyle hizmete girdi. Avea, Vodafone ve Turkcell de bu tarihten önce 3G tarifelerini kamuoyuyla paylaştılar. Ancak bu tarifeleri gören kimi kullanıcılar, 3G’nin fazlasıyla pahalı bir teknoloji olduğunu düşünürken, bir diğer kesim ise 3G’nin ADSL’i unutturacağı görüşünde.</p>
<p>Peki gerçekte 3G, kullanıcılara ne gibi avantajlar sağlayacak ve bu yeni teknoloji ADSL’in hakimiyetine son verebilecek mi?</p>
<p><strong>3G’nin artıları<br />
</strong>– 3G ile birlikte, bu teknolojiyi destekleyen tüm cep telefonlarıyla internete çok daha hızlı bir şekilde bağlanabilecek.<br />
- İnternete hızlı bağlanabilen 3G destekli cep telefonları sayesinde, istenilen her yerde internet üzerinden TV yayınlarını kesintisiz olarak seyredebilmek mümkün olacak.<br />
- 3G, cep telefonlarıyla görüntülü konuşma yapabilmeye olanak sağlayacak ve sadece sesle iletişim tarihe karışacak.<br />
- 3G’yi destekleyen cep telefonları ile internet üzerinden istenilen müzikler saniyeler içerisinde telefona indirilebilecek.<br />
- Cep telefonunuzda bulunan fotoğraf, video ve diğer içerikler, diğer cep telefonlarıyla kolayca paylaşılabilecek.<br />
- 3G ile cep telefonları, web sayfalarını çok daha hızlı bir şekilde görüntüleyebileceğinden, şehir haritalarına çok daha hızlı bir şekilde ulaşılabilecek ve kullanıcılar, bulunduğu bölgeyi kolayca haritadan bulabilecek.<br />
- Görüntülü görüşmelere olanak sağlayacak olan 3G, şirketlerin gerçekleştirdiği konferansları da cep telefonlarına taşıyacak ve cep telefonları üzerinden görüntülü olarak toplu görüşme yapılabilecek.<br />
- 3G’nin bir diğer avantajı ise mobil ticareti daha güvenli bir forma sokması. Diğer bir deyişle, ileri seviyede güvenlik sistemine sahip olan 3G ile artık alışverişler daha güvenli bir şekilde yapılabilecek.<br />
- Operatörün kapsama alanına giren hemen her yerde 3G ile internete bağlanılabilecek.<br />
- 3G’den sadece cep telefonları faydalanmayacak. 3G modemler sayesinde, dizüstü bilgisayarlar da 3G teknolojisinden faydalanabilecek ve operatörün kapsama alanına girilen her yerde dizüstü bilgisayarlarla internete bağlanılabilecek.</p>
<p><strong>3G’nin eksileri<br />
</strong>– Yüksek iletişim maliyeti<br />
- Görüntülü telefon vs. gibi seçenekler kullanıldığında pil ömrünün kısa sürmesi<br />
- Baz istasyonu değiştirildiğinde iletişimin aksaması<br />
- Aynı baz istasyonuna çok fazla 3G telefon bağlandığında iletişimin yavaşlaması</p>
<p><strong>ADSL’in artıları<br />
</strong>– Düşük maliyet<br />
- Sürekli sabit ve istikrarlı bağlantı<br />
- Hızlı bağlantı (1, 4, 8 mbit seçenekleri bulunuyor)</p>
<p><strong>ADSL’in eksileri<br />
</strong>– Sabit telefon hattı gerektirmesi<br />
- Eski hatlarda parazit ve yavaşlama sorunu</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/rtilari-ve-eksileriyle-adsl-ve-3g-karsilastirmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sony’den S serisi walkman telefonlar</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/sony%e2%80%99den-s-serisi-walkman-telefonlar.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/sony%e2%80%99den-s-serisi-walkman-telefonlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 07:04:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/sony%e2%80%99den-s-serisi-walkman-telefonlar.html</guid>
		<description><![CDATA[Sony’den S serisi walkman telefonlar


Sony’den S serisi
Sony’nin S serisi Walkman’leri henüz piyasaya çıkmadı; ama internette tam gaz tartışılıyor.
İncelik, müzik ve videoları sorunsuz çalıştırması, uzun batarya ömrü ve FM radyosu ile S serisi Walkman’ler kulağa hoş geliyor. Fakat kimi kullanıcılar tasarımda aynı başarının sağlanmadığını savunuyor.
Özellikle mor ve pembe modellerin erkek kullanıcılar tarafından pek de hoş karşılanmadığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Sony’den S serisi walkman telefonlar</h1>
<div></div>
<div>
<p>Sony’den S serisi<br />
<img src="http://www.cur-cuna.com/tr/cep/image/cep0077.jpg" border="0" alt="Sony'den S serisi walkman telefonlar" hspace="10" vspace="5" align="right" />Sony’nin S serisi Walkman’leri henüz piyasaya çıkmadı; ama internette tam gaz tartışılıyor.</p>
<p>İncelik, müzik ve videoları sorunsuz çalıştırması, uzun batarya ömrü ve FM radyosu ile S serisi Walkman’ler kulağa hoş geliyor. Fakat kimi kullanıcılar tasarımda aynı başarının sağlanmadığını savunuyor.</p>
<p>Özellikle mor ve pembe modellerin erkek kullanıcılar tarafından pek de hoş karşılanmadığını itiraf etmemiz gerekiyor. Fakat kırmızı ve siyah modelleri gerçekten de güzel görünüyor.</p>
<p>Tabi bir de üst kısma yerleştirilmiş hoparlör var… Bu hoparlörün tasarıma büyük darbe vuracağı internet forumlarında çok sık dile getirilen bir konu. Aslında bazılarının abarttığı gibi bakmıyoruz S serisi Walkman’lere. Çünkü kimi yerlerde kulaklık kullanmanıza gerek olmayacak ve mp3 çalarınızın dışarıya direkt ses vermesini isteyeceksiniz. İşte bu noktada S serisi adeta bir kurtarıcı rolü üstelenecek. Ayrıca devasa ekranı da çoğu kullanıcıyı tatmin edecek seviyede.</p>
<p>Renk konusunda biraz daha üzerinde çalışılmasını düşündüğümüz S serisinin piyasaya hangi bellek büyüklükleri ile sunulacağı henüz belirli değil ama 8 ve 16 GB gibi büyük boyutlarda sunulması ürünün başarı sağlamasını birinci elden etkileyecektir. Ayrıca gürültü engelleyici özelliğinin bulunması da S serisinin tutulmasını sağlayacak başka bir etken olacak gibi…</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/sony%e2%80%99den-s-serisi-walkman-telefonlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kara Şimşek hızında cep telefonları geliyor</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/kara-simsek-hizinda-cep-telefonlari-geliyor.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/kara-simsek-hizinda-cep-telefonlari-geliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 07:03:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/kara-simsek-hizinda-cep-telefonlari-geliyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Kara Şimşek hızında cep telefonları geliyor


Kara Şimşek 3N hızında saat telefonla geri dönüyor
Kara Şimşek dizisindeki görüntülü konuşma sahnesi 3N ile gerçek oluyor. LG saat telefonu Turkcell kampanyası ile ağustosta 1999 TL’ye satılacak.
Türkiye’ nin renkli televizyonlarla tanıştığı 1980′lerde tanınan Kara Şimşek dizisindeki görüntülü konuşmayı sağlayan cep telefonu 3N (3′üncü Nesil 3G) Turkcell’in 3N teknolojisi ile hayal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Kara Şimşek hızında cep telefonları geliyor</h1>
<div></div>
<div>
<p>Kara Şimşek 3N hızında saat telefonla geri dönüyor<br />
<img src="http://www.cur-cuna.com/tr/cep/image/cep0076.jpg" border="0" alt="Üçüncü  nesil cep telefonlarıyla görüntülü konuşma mümkün olacak" hspace="10" vspace="5" align="right" />Kara Şimşek dizisindeki görüntülü konuşma sahnesi 3N ile gerçek oluyor. LG saat telefonu Turkcell kampanyası ile ağustosta 1999 TL’ye satılacak.</p>
<p>Türkiye’ nin renkli televizyonlarla tanıştığı 1980′lerde tanınan Kara Şimşek dizisindeki görüntülü konuşmayı sağlayan cep telefonu 3N (3′üncü Nesil 3G) Turkcell’in 3N teknolojisi ile hayal olmaktan çıkıyor. Turkcell 3G tanıtım toplantılarında tanıtılan ürünlerden biri olan LG GD910 telefonu Ağustos ortasında Turkcell iletişim merkezlerinde 1999 TL’ye satışa sunulacak. Telefon görüntülü telefon özelliğini taşırken hızlı interneti ve elektronik postaları kol saatine taşıyor.</p>
<p><strong>DÜNYA İLE AYNI ANDA </strong><br />
3N uyumlu saat telefon görüntülü konuşma dışında dijital müzik çalar, mesaj, e-posta için de kullanılıyor. Saat telefonun içinden kulaklıkla beraber satışa sunuluyor. Saatin sağ yanında bulunan mönü ve açma kapama tuşları dışında dokunmatik ekranından aramalar yapılıyor. Deri kol saati telefon diğerlerine göre oldukça hafif ve ince. Ancak telefon ekranı işlem yapmak için biraz küçük. 1999 TL’lik fiyatına rağmen farklı görünmek isteyenler tarafından ilgi görmesi bekleniyor.</p>
<p><strong>Kahramanların rüyası gerçek oluyor</strong><br />
KARA Şimşek dizisinin kahramanı David Hasselhoff’un arabası Kit’i çağırırken saat telefon aynı zamanda görüntülü konuşma için de kullanılıyordu. Saat telefon sadece Kara Şimşek değil, çizgi kahraman DickTracy, James Bond gibi filmlerde de kahramanların dikkat çeken araçlarından biriydi. Şimdi bütün senaryolar 3N ile gerçek oluyor.</p>
<p><strong>Telefonların uyumlu olması gerekiyor</strong><br />
GÖRÜNTÜLÜ mobil konuşma için kullandığınız telefonun 3N uyumlu olması ve ön yüzünde kamera bulunması gerekiyor. iPhone 3G telefonu 3N uyumlu olmasına rağmen ön yüzünde kamera olmadığı için kullanılamıyor. Kullandığınız telefonun 3N uyumlu olup olmadığını anlamak için cep telefonu mönüsünden şebeke seçimi yaptığınızda 3G şebeke seçimi yapılması gerekiyor. Görüntülü mobil telefon görüşmesi farklı operatörler arasında da yapılabilecek. Yurtdışında eğer bulunduğunuz ülkedeki operatörün altyapısı destekliyorsa görüntülü konuşma yapılabilecek. Yalnız yurtdışında kullandığınız şebekenin kendi operatörünüzle uluslararası dolaşım (roaming) anlaşması olması gerekiyor.</p>
<p>Hido 3N müptelasıymış!<br />
<img src="http://www.cur-cuna.com/tr/cep/image/cep0076a.jpg" border="0" alt="Üçüncü  nesil cep telefonlarıyla görüntülü konuşma mümkün olacak" hspace="10" vspace="5" align="right" />NBA finalindeki performansı nedeniyle Türk halkını uykusuz bırakan milli basketbolcu Hidayet Türkoğlu da görüntülü konuşmaya olanak sağlayan üçüncü nesil (3N) teknolojisinin müptelasıymış. Orlando Magic’ten Kanada’nın Toronto Raptors takımına transfer olan Türkoğlu, 3N teknolojisinin Türkiye’de de kullanılacak olmasından oldukça memnun. Hido, “İnternetin tüm nimetlerinden faydalanıyorum. ABD’de cep telefonunda ve internette 3N teknolojisi kullanıyorum. Türkiye’de de kullanırım” diyor. Turkcell 3N tanıtım toplantısında görüştüğümüz Hido, Amerika’da kullandığı telefonun 3N’yi desteklememesi nedeniyle değiştirmek zorunda kaldığını söylüyor. 3N teknolojisini ABD’de dizüstü bilgisayarında da kullandığını belirten Türkoğlu, bu sayede Türkiye’deki yakınlarımla görüntülü görüşme imkânı olacağını dile getirdi.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/kara-simsek-hizinda-cep-telefonlari-geliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nokia N97, iPhone’a karşı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/nokia-n97-iphone%e2%80%99a-karsi.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/nokia-n97-iphone%e2%80%99a-karsi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 07:02:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/nokia-n97-iphone%e2%80%99a-karsi.html</guid>
		<description><![CDATA[Nokia N97, iPhone’a karşı


Türkiye’de 4 Ağustos’ta piyasaya çıkacak olan Nokia N97, ‘iPhone katili’ olacak mı?
William Gibson 1984’te Neuromancer’ı yazdığında, henüz Spectrum 48K’mda jet-pac oynadığım yılda 25 yılda teknolojinin bu kadar yol alabileceğini hayal ediyor muydu? Gibson, geleceğin aslında tam da yaşanan o anda var olduğunu biliyordu; bir keresinde “Gelecek burada, sadece adil dağıtılmıyor” bile demişti. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Nokia N97, iPhone’a karşı</h1>
<div></div>
<div>
<p><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/cep/image/cep0075.jpg" border="0" alt="Nokia  N97, iPhone'a karşı, Nokia N97 ve iphone karşılaştırması" hspace="10" vspace="5" align="right" />Türkiye’de 4 Ağustos’ta piyasaya çıkacak olan Nokia N97, ‘iPhone katili’ olacak mı?</p>
<p>William Gibson 1984’te Neuromancer’ı yazdığında, henüz Spectrum 48K’mda jet-pac oynadığım yılda 25 yılda teknolojinin bu kadar yol alabileceğini hayal ediyor muydu? Gibson, geleceğin aslında tam da yaşanan o anda var olduğunu biliyordu; bir keresinde “Gelecek burada, sadece adil dağıtılmıyor” bile demişti. 1984’te cyberpunk başyapıtı Neuromancer’i anlamam imkânsızdı ve zaten 48K kapasiteli kafamı böyle işlere de yormuyordum.</p>
<p>Birkaç gündür Nokia’nın “telefonlu bilgisayar”, “her şey dahil”, “dünyanın en gelişmiş mobil bilgisayarı” gibi ifadelerle tarif ettiği yeni “amiral gemisi” N97’yi test ediyorum; ederken aklıma “Gelecek burada, sadece adil dağıtılmıyor” cümlesi geliyor.</p>
<p>Para yoksa gelecek de yok!<br />
N97, Türkiye’de 4 Ağustos’ta satışa çıkacak ve etiket fiyatı 700-750 euro dolayında olacak; yani para yoksa gelecek de yok!</p>
<p>Nokia’nın Apple’ın iPhone’una karşı en ciddi silahı N97’nin ilk tanıtımı geçen aralık ayında yapıldığında “iPhone katili (iPhone killer)” gibi yorumlar okumuştum. iPhone gibi 3.5 inç dokunmatik ekrana sahip olan, aç-kapa qwerty klavye, flash video gösterebilme, rahat e-posta, 5 megapiksellik kamera ve 48 GB hafızasıyla N97, pazarda benzerlerinden fark yaratacak, hatta iPhone’un tahtını sallayacak gibi duruyor.</p>
<p><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/cep/image/cep0075a.jpg" border="0" alt="Nokia  N97, iPhone'a karşı, Nokia N97 ve iphone karşılaştırması" hspace="10" vspace="5" align="right" />Nokia Başkan Yardımcısı Jonas Geust, N97’yi tanımlarken “Masaüstünden, dizüstüne ve şimdi de cebinize, N97 varolan çoksensörlü en güçlü mobil bilgisayar” demişti. N97, Nokia’nın müzik indirme, fotoğraf paylaşma, haritalandırma gibi servislerini içeren yazılım ve hizmet platformu Ovi ile sıkı bir şekilde entegre hale getirilmiş. Nokia, Apple gibi üçüncü parti yazılım geliştiricilerin Symbian işletim sistemiyle çalışan N97’ye bugüne kadar hiç olmadığı kadar kolay bir şekilde program yazabilmesine de imkân sağlayacak.</p>
<p>NOKIA N97’NİN ARTILARI<br />
<strong>Kamera:</strong> 5 MP (iPhone: 3 MP), yüksek çözünürlüklü DVD kalitesinde film, flaş, Carl Zeiss mercek<br />
<strong>Hafıza:</strong> 32+16 GB bir cep telefonu için yapılmış en geniş hafıza imkânı<br />
<strong>Geniş bağlantı yelpazesi:</strong> MicroSD, Micro USB, Bluetooth veri transferi<br />
FM Radyo<br />
El yazısı tanıma<br />
Qwerty klavye<br />
<strong>Batarya:</strong> 5-7 saat konuşma, 37 saat müzik dinleme, 400 saat bekleme<br />
Tasarım!</p>
<p>iPHONE 3G S’İN ARTILARI<br />
<img src="http://www.cur-cuna.com/tr/cep/image/cep0075b.jpg" border="0" alt="Nokia  N97, iPhone'a karşı, Nokia N97 ve iphone karşılaştırması" hspace="10" vspace="5" align="right" /><strong>İşlemci:</strong> l İşlemci: Daha hızlı işlemci, 600 MHz Cortex A8 işlemci (N97’de 434 MHz Arm 11)<br />
<strong>RAM:</strong> 256 MB (N97’de 128 MB)<br />
<strong>Dokunmatik ekran:</strong> Daha iyi tepki ve yetenek<br />
<strong>Veri transfer hızı:</strong> 7.2 Mbps<br />
Tasarım!</p>
<p>VE DİĞERLERİ…<br />
İPhone 135 gram, N97 150 gram. İPhone’un uygulama mağazası App Store’u da üstünlük olarak değerlendirmememin nedeni, Nokia’nın Ovi Mağaza’sı. N97’nin Java ve Flash desteği varken, iPhone 3Gs bu özelliklerden yoksun. Her iki telefonda da dahili GPS (küresel yer konumlama) bulunuyor. iPhone 3G s Google Map uygulamasını kullanırken, N97 kendine özgü Nokia Maps 2.0 uygulamasını kullanıyor. A-GPS (Destekli Küresel Konumlandırma Sistemi) sensörleri ve bir elektronik pusula entegre edilmiş N97, sezgisel olarak nerede bulunduğunu anlıyor.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/nokia-n97-iphone%e2%80%99a-karsi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sanal izdivaçlar dönemi çalışanlar evlenmek için eşlerini internetten arıyor</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/sanal-izdivaclar-donemi-calisanlar-evlenmek-icin-eslerini-internetten-ariyor.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/sanal-izdivaclar-donemi-calisanlar-evlenmek-icin-eslerini-internetten-ariyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 08:10:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/?p=57742</guid>
		<description><![CDATA[Sanal izdivaçlar dönemi  çalışanlar evlenmek için eşlerini internetten arıyor
Metropol yaşantısı ve iş hayatının yoğunluğu içinde artık evliliklerin ilk adımı da nette atılıyor.  Batılı ülkelerde de smart match denilen akıllı eşleştirme sitelerinden biri olan evlilikmerkezi.com’un Direktörü Ebru Selvi, her yıl 1 milyon kişinin internetten evlendiğini belirtiyor. Kendilerinin 365 bin üyesi bulunduğunu ve bunların yüzde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sanal izdivaçlar dönemi  çalışanlar evlenmek için eşlerini internetten arıyor</p>
<p>Metropol yaşantısı ve iş hayatının yoğunluğu içinde artık evliliklerin ilk adımı da nette atılıyor.  Batılı ülkelerde de smart match denilen akıllı eşleştirme sitelerinden biri olan evlilikmerkezi.com’un Direktörü Ebru Selvi, her yıl 1 milyon kişinin internetten evlendiğini belirtiyor. Kendilerinin 365 bin üyesi bulunduğunu ve bunların yüzde 48’inin kadın olduğunu belirten Selvi, üyelerin yüzde 93’ünün de iş hayatında aktif olarak çalışan kesimden oluştuğunu söylüyor. Eş arayanların en çok görev yaptığı sektörler ise yoğun çalışma temposuyla bilinen sağlık ve finans.</p>
<p>1 milyon kişi internetten evleniyor</p>
<p>Evlilikmerkezi.com Direktörü Ebru Selvi dünya da her yıl 1 milyon kişinin evlilik sitelerinde tanışarak evlendiğini belirtiyor. Selvi, “Örneğin, ABD’de ayda ortalama 20 milyonun üzerinde internet kullanıcısı bu siteleri ziyaret ediyor ve bu ziyaretlerin 120 bininin evlilik ile sonuçlandığı biliniyor. Amerikalı yetişkinlerin yüzde 31’i bu siteleri kullanan tanıdıklarının olduğunu belirtiyor. Online dating sitelerine oranla evlilik sitelerinde kadın üye ve ziyaretçi sayısının daha fazla oluşu dikkat çekici bir başka bilgi. Aslında bu bizde de benzer.  Günde internete bağlanan ortalama 100 bin internet kullanıcısı yüzde 70 erkek, yüzde 30 kadın oranına göre değerlendirildiğinde, yüzde 48 kadın üye profiline sahibiz” diyor.</p>
<p>Türkiye’de bu durumun henüz çok yeni olması nedeniyle evlilik sayıları hakkında net bilgi bulunmadığını söyleyen Selvi, şu noktaya dikkat çekiyor: “ Türk insanı yenilikleri denemeyi seven ve kolay kabullenen bir toplum. Ancak, aynı yenilikleri benimseyen ve memnun kalan bireylerin dahi bu durumu paylaşma noktasında biraz çekingen davrandığı da bir gerçek. Bu yüzden de ülkemizde bu konuya bakış açısı, kimi zaman önyargılı olabiliyor. Şöyle ki, ne kadar mutlu bir deneyim yaşarlarsa yaşasınlar, çiftler internet üzerinden tanışıp evlendikleri bilgisini yakın çevrelerine açıklamak konusunda rahatsızlık duyabiliyorlar. Bu biraz da internetten evlilik sitesi vasıtasıyla tanışarak evlenme kavramının ülkemizde henüz yeni ve yabancı bir kavram olmasından da kaynaklanıyor”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/sanal-izdivaclar-donemi-calisanlar-evlenmek-icin-eslerini-internetten-ariyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kara deliğin sırrı çözüldü mü</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/kara-deligin-sirri-cozuldu-mu.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/kara-deligin-sirri-cozuldu-mu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 13:40:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/?p=56829</guid>
		<description><![CDATA[Kara deliğin sırrı çözüldü mü?
Bilim insanları kara deliklerin galaksi inşaası için kozmik fabrikalar işlevi görüyor olabileceğini ortaya çıkardı. Yapılan yeni araştırmanın, büyük galaksilerin neden çekirdeklerinde devasa kara deliklere sahip olduklarını açıklamaya yardımcı olabileceği belirtiliyor.
Astronomlar,  uzun süredir ‘yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan?’ çelişkisine dönüşen, “Dev kara delik mi, yoksa etrafını saran yıldızlar mı önce [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kara deliğin sırrı çözüldü mü?</p>
<p>Bilim insanları kara deliklerin galaksi inşaası için kozmik fabrikalar işlevi görüyor olabileceğini ortaya çıkardı. Yapılan yeni araştırmanın, büyük galaksilerin neden çekirdeklerinde devasa kara deliklere sahip olduklarını açıklamaya yardımcı olabileceği belirtiliyor.</p>
<p>Astronomlar,  uzun süredir ‘yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan?’ çelişkisine dönüşen, “Dev kara delik mi, yoksa etrafını saran yıldızlar mı önce geliyor?” sorusunu yanıtlamaya çalışıyorlar.</p>
<p><img src="http://www.veteknoloji.com/resimler/haberdetay/uzay-kara-delik.jpg" border="0" alt="www.veteknoloji.xom" hspace="0" vspace="8" align="baseline" /></p>
<p>Dünya’dan 5 milyar yıl uzaktaki quasar denilen yıldızsı gökcisminin yeni gözlemi sonucunda elde edilen bulguların artık bu muammayı çözmeye yardım edebileceği kaydediliyor.</p>
<p>Gözlemlenen bu quasar, aktif bir dev kara deliğin yerini işaret ettiği sanılan güçlü bir enerji kaynağı.</p>
<p>Şimdiye dek karar deliklere yeterince yaklaşan hiçbir şey güçlü çekim kuvvetinden kaçamadı.</p>
<p>Astronomları şaşırtan ise, yeni gözlemlenen bu quasarın kendi türünden çoğu gökcisminden farklı olarak ‘yalın’ oluşu ve bir galaksinin merkezinde bulunmayışı.</p>
<p>Ancak, yakınında ona eşlik eden ve hummalı bir şekilde yeni yıldızların oluştuğu bir galaksi bulunuyordu.</p>
<p>Bilim insanları, gökcisminden fırlayan yüksek enerji parçacıkları ve hızlı hareket eden gaz jetleri nedeniyle galaksinin etkin bir şekilde ‘ateş altında’ olduğunu ortaya çıkardı.</p>
<p>Uzmanlar, bu materyal akışının galaksideki yıldız oluşumunu sağlayan yakıt olduğunu düşünüyor. Aslında, bu quasar’ın kendisine ev sahipliği yapacak galaksisini inşa ettiği belirtiliyor.</p>
<p>Daha sonraki bir aşamada quasarın galaksinin merkezi olması bekleniyor.</p>
<p>Fransa’daki CEA araştırma enstitüsünden uzmanların yaptığı araştırma, Astronomy &amp; Astrophysics, and the Astrophysical Journal’da yayınlandı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/kara-deligin-sirri-cozuldu-mu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beyni bilim için parçalara ayrılıyor</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/beyni-bilim-icin-parcalara-ayriliyor.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/beyni-bilim-icin-parcalara-ayriliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 13:39:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/beyni-bilim-icin-parcalara-ayriliyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Beyni bilim için parçalara ayrılıyor
Ölümünün birinci yıldönümünde bellek hastası H.M’nin beyni, bilim için parçalara ayrılmaya başladı.
Uzun süre sadece H.M olarak bilinen Henry Gustav Molaison, 2 Aralık 2008′de 82 yaşında hayata veda etmeden önce beynini bilime “bağışladı.”
Ölümünün birinci yıldönümünde başkalarınınkine benzemeyen beyni, başka ameliyatlara benzemeyen şekilde parçalara ayrılmaya başladı.
Ameliyat, internet üzerinden canlı yayınlandı.
Beynin bazı bölümleri alınmıştı
Connecticut [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Beyni bilim için parçalara ayrılıyor</p>
<p>Ölümünün birinci yıldönümünde bellek hastası H.M’nin beyni, bilim için parçalara ayrılmaya başladı.</p>
<p>Uzun süre sadece H.M olarak bilinen Henry Gustav Molaison, 2 Aralık 2008′de 82 yaşında hayata veda etmeden önce beynini bilime “bağışladı.”</p>
<p>Ölümünün birinci yıldönümünde başkalarınınkine benzemeyen beyni, başka ameliyatlara benzemeyen şekilde parçalara ayrılmaya başladı.</p>
<p>Ameliyat, internet üzerinden canlı yayınlandı.</p>
<p>Beynin bazı bölümleri alınmıştı</p>
<p>Connecticut eyaletinde bir fabrikada işçi olarak çalışan ve şiddetli sara nöbetleri geçiren H.M’nin sıradışı öyküsü, 1953′te cerrahların nöbetlere çare olması için hastanın beyninin bazı bölümlerini almasıyla başladı.</p>
<p>Sonunda, H.M’nin beyninin hipokampus bölümünün büyük bir bölümü çıkarıldı. Ameliyat, H.M’nin nöbetlerinin şiddetini azalttı, belleğinde var olan bilgilere zarar vermedi.</p>
<p>Bilim, birçok şey öğrenirken ve sayısız deneyden sonra konuşmak, yürümek gibi birçok hayati işlevi denetleyen motor belleğin yeni bilgiler öğrenebildiğini keşfederken, H.M’nin belleği ameliyattan sonra kayıt yapma yeteneğini yitirdi.</p>
<p>Kısa süreli bellek</p>
<p>Ameliyattan önceki anılarını hatırlayabilen H.M, yeni şeyler öğrenebildi, ancak bunları hafızasında tutamadı. Sabah kahvaltısında ne yediğini, bir simayı, yaşını, yaşadığı yeri hatırlayamaz hale gelen H.M, kısa süreli belleğiyle ömrünün kalanını geçirdi.</p>
<p>2008′de yaşamını yitirdikten sonra H.M’nin beyni Califonia’daki beyin inceleme laboratuvarına götürüldü.</p>
<p>Mikronlara ayrılıyor</p>
<p>Ölümünden tam bir yıl sonra H.M’nin eksi 40 derecede dondurulmuş beyni mikronlara ayrılmaya başladı. Önceki gün internetten canlı yayımlanan 14 saatlik ameliyatın ardından H.M’nin beyninin 3,8 cm’si parçalara ayrıldı.</p>
<p>Bilim adamları, beyni parçalara ayırmaya devam edecek. Bilime 2 bin 600 mikro parça sunması beklenen H.M’nin beyninin hafıza, bilişsel işlevler, duyusal ve motor eylemler gibi konularda bilime daha fazla bilgi vermesi umuluyor.</p>
<p>Konuya ilişkin makale, Fransız “Le Nouvel Observateur” dergisinin internet sitesinde yer alıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/beyni-bilim-icin-parcalara-ayriliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kutup ayıları arasında yamyamlık</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/kutup-ayilari-arasinda-yamyamlik.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/kutup-ayilari-arasinda-yamyamlik.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 13:39:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/kutup-ayilari-arasinda-yamyamlik.html</guid>
		<description><![CDATA[Kutup ayıları arasında yamyamlık!
Küresel ısınma nedeniyle buzullar eridikçe kutup ayıları da yiyecek kaynaklarına ulaşmakta zorluk çekiyor. Bu nedenle kutup ayılarının birbirlerini yemeye başladıkları biliniyordu. 20 Kasım 2009 tarihli fotoğraflar da buna bir kanıt oldu.
(CNNTURK.COM Özel) – Fotoğraflarda bir erkek kutup ayısı, öldürdüğü yavru kutup ayısını yerken görülüyor.
Fotoğraflar Kanada’daki Churchill kasabasının 300 kilometre kuzeyinde çekildi.
Küresel ısınma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kutup ayıları arasında yamyamlık!</p>
<p>Küresel ısınma nedeniyle buzullar eridikçe kutup ayıları da yiyecek kaynaklarına ulaşmakta zorluk çekiyor. Bu nedenle kutup ayılarının birbirlerini yemeye başladıkları biliniyordu. 20 Kasım 2009 tarihli fotoğraflar da buna bir kanıt oldu.</p>
<p>(CNNTURK.COM Özel) – Fotoğraflarda bir erkek kutup ayısı, öldürdüğü yavru kutup ayısını yerken görülüyor.</p>
<p>Fotoğraflar Kanada’daki Churchill kasabasının 300 kilometre kuzeyinde çekildi.</p>
<p>Küresel ısınma nedeniyle kutup ayılarının buzul tabakaları arasındaki seyahati zorlaştı. Çünkü kutuplardaki buzul tabakaları yavaş yavaş eriyor.</p>
<p>Kutup ayılarının bu nedenle doğal çevrelerinden uzaklaşıp evlerin çöplerine dadandığı da görüntülenmişti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/kutup-ayilari-arasinda-yamyamlik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evrenin en eski görüntüleri</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/evrenin-en-eski-goruntuleri.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/evrenin-en-eski-goruntuleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 13:38:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/evrenin-en-eski-goruntuleri.html</guid>
		<description><![CDATA[Evrenin en eski görüntüleri
Hubble uzay teleskobu, yaklaşık 14 milyar yaşında olduğu hesaplanan evrenin ortaya çıktığı Büyük Patlama’dan 600 milyon yıl sonraki halini görüntülemeyi başardı.
Bugüne kadar elde edilmiş en eski galaksi görüntüleri, Hubble’a yeni yerleştirilen geniş alan kamerası sayesinde görüntülendi.
Yazın alındığı belirtilen görüntülerde bir kaç bin galaksi bulunuyor. Görüntülenen galaksiler, 13 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunuyor.
Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evrenin en eski görüntüleri</p>
<p>Hubble uzay teleskobu, yaklaşık 14 milyar yaşında olduğu hesaplanan evrenin ortaya çıktığı Büyük Patlama’dan 600 milyon yıl sonraki halini görüntülemeyi başardı.</p>
<p>Bugüne kadar elde edilmiş en eski galaksi görüntüleri, Hubble’a yeni yerleştirilen geniş alan kamerası sayesinde görüntülendi.</p>
<p>Yazın alındığı belirtilen görüntülerde bir kaç bin galaksi bulunuyor. Görüntülenen galaksiler, 13 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunuyor.</p>
<p>Bu görüntü, Hubble’un 2004 yılında taramış olduğu bir bölgeye yeniden odaklanılması ile alındı. Yeni yerleştirilen kameranın kızıl ötesi kanalı sayesinde böylece, evrenin ulaşılabilmiş en derin mesafeleri görüntülenebildi.</p>
<p>NASA ve Avrupa Uzay Ajansının ortak projesi olan Hubble’a yeni kamera, NASA astronotları tarafından, uzay yürüyüşü ile Mayıs ayında yerleştirilmişti.</p>
<p>Bu sırada teleskopta tamir ve geliştirme çalışmaları yapılmıştı.</p>
<p><img src="http://cdn1.cnnturk.com/Handlers/File.ashx?FileID=282728" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/evrenin-en-eski-goruntuleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İklim analizi için süper bilgisayar</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/iklim-analizi-icin-super-bilgisayar.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/iklim-analizi-icin-super-bilgisayar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 13:38:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/iklim-analizi-icin-super-bilgisayar.html</guid>
		<description><![CDATA[İklim analizi için süper bilgisayar
Almanya’da iklim analizi yapacak dünyanın en güçlü bilgisayarı bugün devreye alındı.
Hamburg’daki İklim Tahmin Merkezi yetkilileri, 35 tonluk “Blizzard” adlı bilgisayarın, saniyede 158 trilyon işlem yapabildiğini bildirdi.
Almanya Araştırma Bakanı Annette Schavan da yeni bilgisayarın iklim araştırmaları alanında kaydedilen gelişmenin en güzel örneği olduğunu söyledi. Envai çeşit iklim modellemesi yapabilecek bilgisayar 35 milyon [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İklim analizi için süper bilgisayar</p>
<p>Almanya’da iklim analizi yapacak dünyanın en güçlü bilgisayarı bugün devreye alındı.</p>
<p>Hamburg’daki İklim Tahmin Merkezi yetkilileri, 35 tonluk “Blizzard” adlı bilgisayarın, saniyede 158 trilyon işlem yapabildiğini bildirdi.</p>
<p>Almanya Araştırma Bakanı Annette Schavan da yeni bilgisayarın iklim araştırmaları alanında kaydedilen gelişmenin en güzel örneği olduğunu söyledi. Envai çeşit iklim modellemesi yapabilecek bilgisayar 35 milyon euro’ya mal oldu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/iklim-analizi-icin-super-bilgisayar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüksek enerjili proton çarpışması kaydedildi</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/yuksek-enerjili-proton-carpismasi-kaydedildi.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/yuksek-enerjili-proton-carpismasi-kaydedildi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 13:37:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/yuksek-enerjili-proton-carpismasi-kaydedildi.html</guid>
		<description><![CDATA[Yüksek enerjili proton çarpışması kaydedildi
İsviçre’nin Cenevre kentindeki dünyanın en büyük atom çarpıştırıcısı, ilk yüksek enerjili proton çarpışmalarını kaydetti.
Yüzyılın en büyük deneyi olarak kabul edilen araştırmayı yürüten Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (ANAM-European Organization for Nuclear Research (Cern) sözcüsü Christine Sutton, gelecek yıl yapılacak asıl çarpıştırma operasyonu için test çalışmalarında Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın (BHÇ), 1,18 trilyon elektrot [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek enerjili proton çarpışması kaydedildi</p>
<p>İsviçre’nin Cenevre kentindeki dünyanın en büyük atom çarpıştırıcısı, ilk yüksek enerjili proton çarpışmalarını kaydetti.</p>
<p>Yüzyılın en büyük deneyi olarak kabul edilen araştırmayı yürüten Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (ANAM-European Organization for Nuclear Research (Cern) sözcüsü Christine Sutton, gelecek yıl yapılacak asıl çarpıştırma operasyonu için test çalışmalarında Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın (BHÇ), 1,18 trilyon elektrot volt gücünde karşı yönlerde yol alan iki parçacık ışınının çarpışmayı doğurduğunu belirtti.</p>
<p>“Atlas” adı verilen deneyde, Cenevre kentindeki yeraltı tünelinde yer alan çarpıştırıcının katedral büyüklüğündeki dev odasında bulunan belli başlı dört detektörden birisi çarpışmayı kaydetmeyi başardı.</p>
<p>Sözcü, detektörlerin çarpışmayı kaydetmeyi başardığını ve bunlardan birinin gayet iyi durumda olduğunu ifade etti.</p>
<p>Yüzyılın en büyük deneyi olarak kabul edilen ve Büyük Patlama ortamının yaratılacağı BHÇ’nin, 1,18 trilyon elektron volt (TeV) gücünde parçacık ışınıyla geçen ay dünya rekoru kırmıştı.</p>
<p>Çarpıştırıcının enerjisi aşama aşama artırılmaya devam edecek.</p>
<p>Cern’deki bilim adamları, gerçek ilerlemenin, BHÇ’nin gelecek yılın ilk yarısında 3,5 TeV enerji kapasitesine çıkmasından önce beklenmemesi gerektiğinin altını çiziyor.</p>
<p>Cern, ışın demetlerinin gücünü gelecek yıl sonlarına doğru 7 TeV (teraelektronvolt) civarına çıkarmayı hedefliyor.</p>
<p>Deney nasıl gerçekleşiyor?</p>
<p>Deney sırasında tünel boyunca ayrı yönlerde iki proton hüzmesi veriliyor. Işın demetleri ayrı istikametlerde, ışık hızına yakın bir süratle halka şeklindeki tünelde yol alıyor.</p>
<p>Proton ışınlarının birbiriyle büyük bir enerjiyle çarpışmasının ardından bilim adamları, kozmosun doğasını kavramaya yarayacak yeni parçacıklar görmeyi umuyor.</p>
<p>Bir mikro saniye sürecek çarpışmada, temel element parçacıkları, atom çekirdeklerini oluşturmak için birleşmeye başlamadan önceki Büyük Patlama anındaki koşulların oluşturulması öngörülüyor.</p>
<p>Bilim adamları, çarpışma sırasında özellikle teorik fizikteki kütle mantığının temelini oluşturan veya kara maddenin neden yapıldığını anlamaya yarayacak Higgs parçacığı (Tanrı parçacığı) diye adlandırılan parçacıkların varlığının kanıtlarını görmeyi umuyor.</p>
<p>14 milyar yıl önce evrenin doğumuna yol açtığına inanılan Büyük Patlama ortamını yaratmayı amaçlayan 10 milyar dolar tutarındaki deneyde Hadron Çarpıştırıcısı, ilk geçen yıl çalıştırılmış, ancak bir ton helyumun tünele sızmasına yol açan elektrik bağlantısı arızası yüzünden sistem kapatılmıştı.</p>
<p>Bu ay başında da bir kuşun düşürdüğü ekmek parçası veya kırıntılarının BHÇ’de “küçük” bir ısınmaya yol açan bir kısa devreye neden olduğu belirtilerek, bunun üzerine sistemin kendini kapattığı açıklanmıştı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/yuksek-enerjili-proton-carpismasi-kaydedildi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akdenizin dolması 2 sene bile sürmemiş</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/akdenizin-dolmasi-2-sene-bile-surmemis.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/akdenizin-dolmasi-2-sene-bile-surmemis.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 13:37:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/akdenizin-dolmasi-2-sene-bile-surmemis.html</guid>
		<description><![CDATA[Akdeniz’in dolması 2 sene bile sürmemiş
Yaklaşık 5,5 milyon yıl önce, Atlas okyanusunun suları Cebelitarık’ı aşarak iki seneden daha kısa sürede Akdeniz’i doldurdu. Araştırmalar, bu sürenin yalnızca 2 yıl olduğunu ortaya koydu.
Nature dergisinin son sayısında yayımlanan araştırmaya göre, Akdeniz bir zamanlar okyanusla bağlantısı olmayan kapalı denizdi.
Cebelitarık, o zamanlar okyanusla Akdeniz’i ayırıyordu. 50 bin ila 400 bin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz’in dolması 2 sene bile sürmemiş</p>
<p>Yaklaşık 5,5 milyon yıl önce, Atlas okyanusunun suları Cebelitarık’ı aşarak iki seneden daha kısa sürede Akdeniz’i doldurdu. Araştırmalar, bu sürenin yalnızca 2 yıl olduğunu ortaya koydu.</p>
<p>Nature dergisinin son sayısında yayımlanan araştırmaya göre, Akdeniz bir zamanlar okyanusla bağlantısı olmayan kapalı denizdi.</p>
<p>Cebelitarık, o zamanlar okyanusla Akdeniz’i ayırıyordu. 50 bin ila 400 bin yıllık dönem boyunca Akdeniz’in suyu buharlaşma sonucu iyice azaldı.</p>
<p>Deniz seviyesi, bugünkünden bin 500 ila 2 bin 700 m düştü, tuz oranı arttı</p>
<p>Barselona’daki Bilimler Akademisinden Daniel Garcia-Castellanos başkanlığındaki ekibin araştırmasına göre, Afrika’yı Avrupa’ya bağlayan kara parçası (Cebelitarık) birden kırıldı ve okyanus suları, bugünkü Amazon nehrinden bin kat daha hızla akarak Akdeniz’i doldurmaya başladı.</p>
<p>İki yıla varmadan Akdeniz suyla doldu. Araştırmacıların hesabına göre, Atlantik sularının saatte 300 km hızla hücum ettiği Akdeniz’de sular, günde 10 metreden fazla yükseldi.</p>
<p>Cebelitarık boğazının derinliği esas alınarak yapılan önceki araştırmalar ve hesaplamalar ise, dolma işleminin birkaç bin yılı bulmuş olabileceğine işaret ediyordu.</p>
<p>Yeni araştırmada, çökelti katmanları yeni bilimsel yöntemlerle incelendi. Çökeltilerin içerdiği biyolojik çeşitlilik hesaplamalarda göz önünde tutuldu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/akdenizin-dolmasi-2-sene-bile-surmemis.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çinliler internette ne arıyor?</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/cinliler-internette-ne-ariyor.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/cinliler-internette-ne-ariyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 13:37:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/cinliler-internette-ne-ariyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Çinliler internette ne arıyor
Xinhuanet, 2009 yılının internette en çok aranan konularının listesini yayımladı.
Somali açıkları
De Xin Hai adındaki Çin gemisi, 25 mürettabatı ile birlikte Somali açıklarında kaçırıldı. Çinlilerin en merak ettiği konu, Somali korsanlar ve deniz kuvvetlerinin aldığı güvenlik tedbirleri oldu. Halen korsanların elinde bulunan gemiyi kurtarmak için müzakereler sürerken, Çin operasyon ihtimalini de dışlamıyor.
Küresel ısınma
Kopenhag’da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çinliler internette ne arıyor</p>
<p>Xinhuanet, 2009 yılının internette en çok aranan konularının listesini yayımladı.</p>
<p>Somali açıkları</p>
<p>De Xin Hai adındaki Çin gemisi, 25 mürettabatı ile birlikte Somali açıklarında kaçırıldı. Çinlilerin en merak ettiği konu, Somali korsanlar ve deniz kuvvetlerinin aldığı güvenlik tedbirleri oldu. Halen korsanların elinde bulunan gemiyi kurtarmak için müzakereler sürerken, Çin operasyon ihtimalini de dışlamıyor.</p>
<p>Küresel ısınma</p>
<p>Kopenhag’da başlayan iklim konferansının etkisiyle, Çinlilerin küresel ısınmayla mücadeleye olan ilgisi zirveye çıktı. Çin, geçen hafta karbon dioksit salınım yoğunluğunu 2020′ye kadar yüzde 45 azaltmayı planladığını açıklamıştı. Çin’in karbon dioksit salınımının 2030 ile 2040 arasında en yüksek düzeye ulaşması bekleniyor.</p>
<p>Saklambaç</p>
<p>Çin’in güneyinde bulunan Yunnan eyalatindeki bir cezaevinde Şubat’ta meydana gelen olayda, 24 yaşındaki bir mahkum ciddi beyin hasarı nedeniyle hastaneye kaldırıldıktan dört gün sonra öldü. Yerel polis, ölen mahkumun “saklambaç” oynarken başka bir mahkumun itmesiyle başını duvara çarptığını iddia etti. Polisin iddiası internette çığ gibi yayılırken, “saklambaç” kelimesi en popüler internet terimlerinden biri haline geldi.</p>
<p>Kurşun zehirlenmeleri</p>
<p>Çin’deki aşırı endüstrileşmenin bedellerinden biri de, fabrika atıkları nedeniyle kanlarında aşırı düzeylerde kurşun tespit edilen çocuklarda ortaya çıktı. Shanxi, Hunan ve Yunnan eyaletlerinde meydana gelen sağlık skandalları kamuoyunun büyük tepkisine yol açtı.</p>
<p>Tertipli suç</p>
<p>Sun Zhongjie adındaki sürücü, hasta olduğu için yoldan aldığını iddia ettiği tanımadığı birini Şanghay’da bir hastaneye yetiştirmeye çalışırken, polisler tarafından izinsiz yolcu taşıdığı gerekçesiyle cezaya çarptırıldı. Olayın tezgahlandığını iddia eden sürücünün masumiyetini kanıtlamak için bir parmağını kesmesi tartışmalara yol açtı.</p>
<p>Salyangoz ev</p>
<p>Çin’deki beyaz yakalıların konut edinme mücadelesi ve mortgage ödemeleri altında ezilmesini konu edinen dizi, kısa zamanda ülkenin en çok seyredilen programlarından biri haline geldi. Ancak, dizinin esrarengiz bir şekilde yayından kaldırılması, Çin’de gözleri resmi otoritelere çevirdi. Dizide gayrimenkul piyasasının içinde dönen dolaplar da yer buluyordu.</p>
<p>Üniversite mezunu işsizler</p>
<p>Çin’de ekonomik krizin en çok etkilediği kesim yeni mezunlar oldu. 2010′da 6 milyon 300 bin üniversite mezunu bekleniyor. Çin üniversiteleri, bu yıl ise 5 milyon 780 bin yeni mezun vermişti. İşsizlik nedeniyle üniversite mezunlarının devlet memurluğu ve ordu kadrolarına olan ilgisinin ise arttığı belirtiliyor.</p>
<p>H1N1</p>
<p>İlk olarak Nisan ayında ortaya çıkan domuz gribi vakaları kış aylarının gelişiyle hızlandı. Resmi rakamlara göre, domuz gribinden ölenlerin sayısı 200′ü aştı.</p>
<p>Farmville</p>
<p>Türkiye’de Facebook kullanıcılarının sanal çiftlik işlettikleri Farmville adlı oyun, engelleme kararı ile gündeme gelmişti. Çin’in yerli internet sitesi Kaixin001.com’daki sanal çiftlik çılgınlığı ise 2009′a damga vurdu. Oyunun Çin versiyonunda ilgi çeken farklı bir fonksiyon, başkalarının tarlalarına yardım etmek yerine, komşu tarlalarda yetişen sebzelerin çalınabilmesi oldu.  Çiftliklerini korumaya kilitlenen milyonlarca Çinli ekran başından ayrılmadı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/cinliler-internette-ne-ariyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk hackerının portresi</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/turk-hackerinin-portresi.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/turk-hackerinin-portresi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 13:36:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/turk-hackerinin-portresi.html</guid>
		<description><![CDATA[Türk ‘hacker’ının portresi
Anadolu Üniversitesi (AÜ) araştırma görevlisinin, Türkiye’deki 258 hacker arasında yaptığı araştırmada, bu kişilerin çoğunun 14-21 yaş arasında lise veya üniversite öğrencisi olduğu, zevk almak, bir amaca ya da ülküye hizmet için hack yaptığı, en fazla zararı terörist gruplar ile porno sitelerine verdikleri belirlendi.
AÜ İletişim Bilimleri Fakültesi İletişim Bölümü Araştırma Görevlisi Ufuk Eriş, doktora [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk ‘hacker’ının portresi</p>
<p>Anadolu Üniversitesi (AÜ) araştırma görevlisinin, Türkiye’deki 258 hacker arasında yaptığı araştırmada, bu kişilerin çoğunun 14-21 yaş arasında lise veya üniversite öğrencisi olduğu, zevk almak, bir amaca ya da ülküye hizmet için hack yaptığı, en fazla zararı terörist gruplar ile porno sitelerine verdikleri belirlendi.</p>
<p>AÜ İletişim Bilimleri Fakültesi İletişim Bölümü Araştırma Görevlisi Ufuk Eriş, doktora tezi için Türk hackerler üzerinde bir araştırma yaptığını ve çalışmasına 2004′te başladığını belirtti.</p>
<p>Beş yıl önce Türkiye’de hacker kavramının çok iyi bilinmediğini anlatan Eriş, ABD’de hacker kavramın 1960′larda kullanılmaya başlandığını söyledi.</p>
<p>Eriş, 1960′larda Massachussets Teknoloji Enstitüsündeki bazı öğrencilerin, kurdukları kulüpte hackerlik yapmaya başladıklarının bilindiğini belirterek, şöyle konuştu:</p>
<p>“Hackerlara o dönemde yakınlık gösterildi. 1970′li yıllarda hacker gençler arasında bulunan Steve Wozinak ve Steve Jobs, Apple Computer şirketini kurdu. Kişisel bilgisayarların yaygınlaşmasıyla üniversiteli hackerlık halka yayılmaya başladı. Hacker altkültürü, internet ve bilgisayar teknolojisinin gelişmesinde temel oluşturuyor. Hackerlar, toplumsal olayların yaygınlaşmasıyla birlikte sisteme karşı bir tavır içine girmeye başladı. Hükümetler hackerlara zamanla teknolojik geliştirici bakışını değiştirip, bir suçlu gözüyle bakmaya başladı.”</p>
<p>İlk 10 arasında 5 Türk</p>
<p>Eriş, “ABD askerlerinin Türk askerlerinin başına çuval geçirmesi, Hazreti Muhammed’in karikatürlerinin çizilmesi” gibi uluslararası krizlerden sonra Türk hackerların, bu siteleri kırdığının görüldüğünü belirterek, “Dünyadaki hackerların sıralamasını yapan bir sitedeki ilk on arasında 5 Türk hacker bulunuyor. Türk hackerlar o siteyi de hackleyebiliyor” dedi.</p>
<p>Olimpiyat rekorları kıran ABD’li yüzücü Michael Phelps’in sitesini hackeleyen Türk hackerlar bulunduğunu anlatan Eriş, şöyle devam etti:</p>
<p>“Türkiye’de kırıcılık eyleminin nedeni olarak politik amaçlı protestonun birinci kategori olarak öne çıkması, beklenen bir durum. Bunun yanında, karşı taraf ile kişisel sorun, merak, öğrenmek, uyarı amaçlı açığı ispat nedenleri de önemli nedenler arasında görülmektedir.”</p>
<p>Eriş, hackerlara ulaşmanın çok zor olduğunu ve yaklaşık 3 yıl boyunca bu kişilere ulaşmaya çalıştığını ifade etti.</p>
<p>Toplam 258 hacker ve kendini hacker olarak tanımlayan kişiyle anket yaptığını anlatan Eriş, şöyle devam etti:</p>
<p>“Hackerlarla internet aracılığıyla anket yaptım. Bazılarını ikna etmek 6-7 ay sürdü. Forum sitelerine elektronik anket koydum. Türkiye’de kırıcıların yoğun biçimde erkeklerden oluştuğu, 14-21 yaş aralığında bulundukları ve çoğunun öğrenci olduğunu tespit ettim. Gelir düzeylerinin 0-1500 lira arasında orta, alt seviyede yer aldığını belirledim. Eğitim düzeyleri lise ve üniversite düzeyinde. Çoğu 2-3 yıldır hackerlıkla uğraşıyor. Hackerlık yapmalarının nedeninin zevk almak, bir amaca veya ülküye hizmet olduğunu belirledim. Türk hackerlar ile yabancı hackerlar arasındaki en önemli farkın, Türk hackerların daha zeki, meraklı ve çalışkan olduğu ve Türklerin milli ve dini değerlerle hareket etmeleri olarak algılandığını tespit ettim. Hackerların terörist grupların sitelerine ve porno sitelere en fazla zararı verdiğini belirledim.”</p>
<p>Çoğu öğrenci</p>
<p>Ankette “Kaç yaşındasınız?” sorusuna 256′sı erkek, 2′si kadın toplam 258 hackerın yüzde 32,6′sı “16-18″, yüzde 26′sı “19-21″, yüzde 17,1′i “22-25″, yüzde 12′si “14-16″ cevabını verdi. Yaşla ilgili soruya verilen yanıtlara bakıldığında 16 -21 yaş arası katılımcıların toplam oranın yüzde 58,6′sını oluşturduğu tespit edildi.</p>
<p>“İşiniz nedir?” sorusuna ankete katılanların yüzde 79,8′i “öğrenci”, yüzde 8,1′i “serbest meslek”, yüzde 6,6′sı “memur”, yüzde 2,7′si “işçi”, yüzde 2,7′si de “işsizim” cevabını verdi.</p>
<p>Katılan hackerların meslek grupları ele alındığında büyük oranda öğrenci oldukları belirlendi.</p>
<p>Hackerların yüzde 29,1′i “gelir düzeyiniz nedir?” sorusuna “501-1000 lira”, yüzde 24,8′i “0-500 lira”, yüzde 19,8′i “1001-1500 lira”, yüzde 13,2′si “1501-2000 lira” cevabını verdi.</p>
<p>“Eğitim durumunuz nedir?” sorusuna hackerların yüzde 48,1′i “lise”, yüzde 40,7′si “üniversite” diye yanıtladı.</p>
<p>Meslek sorusundaki öğrenci kategorisi yoğunluğunun da bir sonucu olarak katılımcıların lise ve üniversite eğitimli olduğu değerlendirmesi yapıldı.</p>
<p>“Zevk aldığım, hoşuma gittiği için…”</p>
<p>“Ne kadar süredir hackle uğraşıyorsunuz?” sorusuna hackerların yüzde 25,6′sı “2-3 yıl”, yüzde 22,5′i “5 yıl ve üzeri”, yüzde 16,3′ü “7 ay-1 yıl”, yüzde 14,7′si “0-6 ay” yanıtını verdi. Hackerların yüzde 51,2′si “neden hackle uğraşıyorsunuz?” sorusunu “zevk aldığım, hoşuma gittiği için”, yüzde 23,3′ü “bir amaca ve ülkeye hizmet etmek için”, yüzde 6,2′si “bilgi edinmek için” diye yanıtlarken, geriye kalanlar çeşitli gerekçeler sıraladı.</p>
<p>“Türk hackerlar ile yabanci hackerlar arasında fark var mı?” sorusuna ankete katılan hackerların yüzde 31,4′ü “Var, Türkler daha zeki, meraklı ve çalışkan”, yüzde 24′ü “Var, Türkler milli ve dini değerlerle hareket ediyorlar” diye karşılık verdi.</p>
<p>“Hack yaparken zarar verilmesinde meşru hedefler var mı?” sorusunun yanıtını, hackerların yüzde 29,8′i “var, terörist siteleri”, yüzde 13,2′si “herkes”, yüzde 13,2′si “yoktur”, yüzde 12,4′ü “porno siteler” şeklinde ifade etti.</p>
<p>Hackerların yüzde 65,1′i “hackerlık suç mudur?” sorusunu “evet”, yüzde 34,9′u “hayır” diye yanıtladı. “Hangi tür müzik dinliyorsunuz?” sorusunu ise ankete katılanların yüzde 37,6′sı “her türlü”, yüzde 23,6′sı “rap”, yüzde 14,3′ü “rock”, yüzde 10,7′u da “halk müziği” diye cevapladı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/turk-hackerinin-portresi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küresel ısınmaya karşı yeni yöntem</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/kuresel-isinmaya-karsi-yeni-yontem.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/kuresel-isinmaya-karsi-yeni-yontem.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 13:36:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/kuresel-isinmaya-karsi-yeni-yontem.html</guid>
		<description><![CDATA[Küresel ısınmaya karşı yeni yöntem
Japon araştırmacılar, bitkilerin daha fazla karbondioksit emmesini sağlayacak yöntem geliştirdi.
Kyoto üniversitesinden araştırmacılar, filizlenmiş tohumlar özel olarak hazırlanmış proteinli bir çözeltide 48 saat bekletilince, görevi atmosferdeki Co2′yi emmek ve havaya oksijen vermek olan gözeneklerin sayısının arttığını tespit etti.
AFP muhabirinin görüştüğü araştırmacı biyolog İkuko Hara-Nişimura, “Daha fazla gözenek daha fazla Co2 emilmesi demek” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Küresel ısınmaya karşı yeni yöntem</p>
<p>Japon araştırmacılar, bitkilerin daha fazla karbondioksit emmesini sağlayacak yöntem geliştirdi.</p>
<p>Kyoto üniversitesinden araştırmacılar, filizlenmiş tohumlar özel olarak hazırlanmış proteinli bir çözeltide 48 saat bekletilince, görevi atmosferdeki Co2′yi emmek ve havaya oksijen vermek olan gözeneklerin sayısının arttığını tespit etti.</p>
<p>AFP muhabirinin görüştüğü araştırmacı biyolog İkuko Hara-Nişimura, “Daha fazla gözenek daha fazla Co2 emilmesi demek” dedi.</p>
<p>Araştırmacılar, deneyde sadece iki ay ömrü olan “Arabidopsis thaliana” adlı bitkinin filizlerini kullandı.</p>
<p>Bitki gözeneklerinin sayısının, proteinli çözeltinin yoğunluğuna bağlı olarak dört kat artabildiği görüldü. Araştırmacılar, şimdi gözeneklerini artırmak için bitkilerin genetiğiyle oynamayı tasarlıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/kuresel-isinmaya-karsi-yeni-yontem.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye ve İsrail CERNe katılıyor</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/turkiye-ve-israil-cerne-katiliyor.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/turkiye-ve-israil-cerne-katiliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 13:36:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/turkiye-ve-israil-cerne-katiliyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye ve İsrail CERN’e katılıyor
Türkiye ve İsrail, son anda siyasi engellerle karşılaşmadıkları takdirde kısa adı CERN olan Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’ne üye olacak.
(Metin Güneş / CNN TÜRK / Londra) – Türkiye ve İsrail’in katılımı ile dünyanın en üst düzey parçacık fiziği merkezi olan CERN’in bilimsel araştırmaları ilk kez Avrupa sınırlarının dışına taşmış olacak.
Kuruma üye olmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ve İsrail CERN’e katılıyor</p>
<p>Türkiye ve İsrail, son anda siyasi engellerle karşılaşmadıkları takdirde kısa adı CERN olan Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’ne üye olacak.</p>
<p>(Metin Güneş / CNN TÜRK / Londra) – Türkiye ve İsrail’in katılımı ile dünyanın en üst düzey parçacık fiziği merkezi olan CERN’in bilimsel araştırmaları ilk kez Avrupa sınırlarının dışına taşmış olacak.</p>
<p>Kuruma üye olmak için beş ülkenin başvurusu bulunuyor ama Cenevre merkezli laboratuvarın yönetminin bunlardan sadece Türkiye ve İsrail’in başvurularını önümüzdeki hafta cuma günü kabul etmesi bekleniyor.</p>
<p>Laboratuvarın en önde gelen projesi olan Büyük Hadron Çapıştırıcısı (BHÇ) tamir için verilen bir yıl aradan sonra bu ay yeniden başlatıldı.</p>
<p>Bu hafta yapılan denemelerde hızlandırıcı Amerikalıların elinde bulunan alt-atomik parçacık çarpışma rekorunu gölgede bıraktı.</p>
<p>55 yıllık örgütün genel müdürü Rolf Hauer, İngiliz the Times gazetesine, Türkiye ve İsrail’in de üye olması ile CERN’in uluslararası bir kurum haline geleceğini söyledi.</p>
<p>Yetkililer CERN’e üye olan 20 ülkenin itirazlarının olmadığını söylüyorlar ancak İsrail İsviçre’nin terddütleri bulunduğunu dile getiriken, Yunanlıların da son anda Türkiye’nin üyeliğine itiraz edebilecekleri belirtiliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/turkiye-ve-israil-cerne-katiliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>VISTA teleskobu çalışmaya başladı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/vista-teleskobu-calismaya-basladi.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/vista-teleskobu-calismaya-basladi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 13:35:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/vista-teleskobu-calismaya-basladi.html</guid>
		<description><![CDATA[VISTA teleskobu çalışmaya başladı
Güney Avrupa Gözlemevi, yeni teleskobu VISTA ile çekilen fotoğrafları yayımladı.
VISTA, infrared ışıklarla gökyüzünü haritalayabilen dünyanın en geniş teleskobu olarak bilinen Şili’deki Paranal Gözlemevi esas alınarak yapılmıştı. 18 Britanya üniversitesinin ortak çalışması olan teleskop Güney Avrupa Gözlemevi’nin Garching’deki merkezine teslim edildi.
VISTA, Flame Nebulasının (bulutsu) ilk fotoğrafını bugün yayımladı.
NGC 2024 isimli Nebula’nun detaylarını gösteren [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>VISTA teleskobu çalışmaya başladı</p>
<p>Güney Avrupa Gözlemevi, yeni teleskobu VISTA ile çekilen fotoğrafları yayımladı.</p>
<p>VISTA, infrared ışıklarla gökyüzünü haritalayabilen dünyanın en geniş teleskobu olarak bilinen Şili’deki Paranal Gözlemevi esas alınarak yapılmıştı. 18 Britanya üniversitesinin ortak çalışması olan teleskop Güney Avrupa Gözlemevi’nin Garching’deki merkezine teslim edildi.</p>
<p>VISTA, Flame Nebulasının (bulutsu) ilk fotoğrafını bugün yayımladı.</p>
<p>NGC 2024 isimli Nebula’nun detaylarını gösteren fotoğraflarda yıldız formundaki gaz bulutları ve Orion takımyıldızını saran gaz ve toz bulutları görülebiliyor. Kalın toz bulutları arasına gizlenmiş olan Nebula’nın fotoğrafları infrared yardımıyla görüntülendi.</p>
<p>Bir başka fotoğraf da Sagittarius’un Samanyolu Galaksisi’nin merkezine doğru uzanan iki ayrı görüntüsü görülüyor.</p>
<p>Diğer fotoğrafta ise Samanyolu’nun ötesindeki Fomax Takımyıldızı görülüyor. Ayrıca NGC 1356 ve NGC 1399 galaksileri de izlenebiliyor.</p>
<p><img src="http://cdn1.cnnturk.com/Handlers/File.ashx?FileID=283487" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/vista-teleskobu-calismaya-basladi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okyanus Maldivleri yutmaya başladı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/okyanus-maldivleri-yutmaya-basladi.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/okyanus-maldivleri-yutmaya-basladi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 13:34:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/okyanus-maldivleri-yutmaya-basladi.html</guid>
		<description><![CDATA[Okyanus Maldivler’i yutmaya başladı
Dünyanın en güzel yerlerinden biri olan tatil cenneti Maldivler sular altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya…
(CNNTURK.COM) – Kopenhag’da zengin ve yoksul ülkeler birbirleriyle anlaşmamakta direnirken, dünyanın bir başka ucunda bir cenneti andıran güzelliğe sahip Maldivler yok olma tehlikesini yakından hissetmeye başladı.
Turkuaz rengi sahilleriyle dikkati çeken Maldivler 1190 mercan adasından oluşuyor. En yüksek tepesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Okyanus Maldivler’i yutmaya başladı</p>
<p>Dünyanın en güzel yerlerinden biri olan tatil cenneti Maldivler sular altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya…</p>
<p>(CNNTURK.COM) – Kopenhag’da zengin ve yoksul ülkeler birbirleriyle anlaşmamakta direnirken, dünyanın bir başka ucunda bir cenneti andıran güzelliğe sahip Maldivler yok olma tehlikesini yakından hissetmeye başladı.</p>
<p>Turkuaz rengi sahilleriyle dikkati çeken Maldivler 1190 mercan adasından oluşuyor. En yüksek tepesi deniz seviyesinden sadece 8 metre yukarıda olan adanın kutuplardaki buzulların erimesiyle birlikte yükselecek deniz seviyesinin altında kalmasına kesin gözüyle bakılıyor.</p>
<p>Bilim adamlarının yaptığı tahminlere göre 2100 yılında deniz seviyesi 1.4 metre yükselmiş olacak. Bu Bangladeş ve Maldivler gibi düşük rakımlı yerler için bir felaket demek. 10 milyondan fazla insanın sular altında kalacağı için yerlerinden olacağı tahmin ediliyor.</p>
<p>Aynı şekilde deniz seviyesinde olan diğer yerler ve orada yaşayanlar için de bu tehlike geçerli olacak.</p>
<p>Maldivler hükümeti bu duruma dikkat çekmek için bakanlar kurulunu geçen Ekim ayında sualtında toplamıştı. Hükümet 300 bin ada sakininin göçmen konumuna düşeceğini belirtmişti.</p>
<p>Maldivler’de deniz seviyesinin yükselmesinin izlerine şimdiden rastlamak da mümkün. Sahillerde palmiye ağaçlarının kökleri ortaya çıkmaya başladı. Geniş kum plajlar ise her geçen gün daha da daralıyor</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/okyanus-maldivleri-yutmaya-basladi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En hızlı büyüyen buzul küçülmeye başladı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/en-hizli-buyuyen-buzul-kuculmeye-basladi.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/en-hizli-buyuyen-buzul-kuculmeye-basladi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 13:34:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/en-hizli-buyuyen-buzul-kuculmeye-basladi.html</guid>
		<description><![CDATA[En hızlı büyüyen buzul küçülmeye başladı
Arjantin’in El Calafate kenti yakınlarında bulunan Perito Moreno buzulunun hızlı eriyişi görenleri dehşete düşürüyor.
(CNNTURK.COM) – Patagonya’daki Santa Cruz şehrinde Perito Moreno buzulunda 14 Aralık’ta çekilen fotoğraflar küresel ısınmanın sonuçlarının ne kadar ciddi zararlara yol açacağını da gözler önüne seriyor.
Aslında 60 kilometrelik bir alan kaplayan bu buzulda kırılmalar sıklıkla görülüyor. Ancak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>En hızlı büyüyen buzul küçülmeye başladı</p>
<p>Arjantin’in El Calafate kenti yakınlarında bulunan Perito Moreno buzulunun hızlı eriyişi görenleri dehşete düşürüyor.</p>
<p>(CNNTURK.COM) – Patagonya’daki Santa Cruz şehrinde Perito Moreno buzulunda 14 Aralık’ta çekilen fotoğraflar küresel ısınmanın sonuçlarının ne kadar ciddi zararlara yol açacağını da gözler önüne seriyor.</p>
<p>Aslında 60 kilometrelik bir alan kaplayan bu buzulda kırılmalar sıklıkla görülüyor. Ancak bu kırılmaların nedeni çoğunlukla buzulun günlük 1 metre  kadar hareket etmesiyle ilgili.</p>
<p>Bu özellikleri nedeniyle her yıl çok sayıda turisti çeken ve birçok belgesele konu olan Perito Moreno’da son 25 yıl içinde tahmin edilenin ötesinde erimenin gerçekleşmesi ve erimenin açık seçik görülebilmesi bölgedekileri  tedirgin ediyor.</p>
<p>Deniz seviyesinden bin 500 metre yükseklikte bulunan Perito Moreno buzulu, bir zamanlar dünyanın en hızlı büyüyen buzuluydu. Ancak iklim değişikliğinin etkisiyle bu özelliğini kaybeden buzuldaki değişimin sonuçlarının ne olacağı ise merak konusu.</p>
<p>Bilim adamları And dağlarındaki buzulların erimesiyle ilgili ciddi uyarılarda bulunarak iklim değişikliğinin bu bölgede çok hızlı bir biçimde etki gösterdiğinin altını çiziyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/en-hizli-buyuyen-buzul-kuculmeye-basladi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsanoğlunu bekleyen küresel felaketin ABCsi</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/insanoglunu-bekleyen-kuresel-felaketin-abcsi.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/insanoglunu-bekleyen-kuresel-felaketin-abcsi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 13:33:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/?p=56814</guid>
		<description><![CDATA[İnsanoğlunu bekleyen küresel felaketin ABC’si
Bilim insanları ve çevre grupları Kopenhag’daki İklim Zirve’nin başarısızlıkla sonuçlanmasının çok kötü sonuçlara yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu. İşte iklim değişikliğinin insanlık üzerindeki olası sonuçları…
İklim değişikliğinin başlıca nedenlerinden biri olan “sera etkisi yaratan’ gazları hemen hemen herkes duymuştur. Ancak aslında bu gazların dünyamız ve hatta insanlık üzerinde ne tür felaketlere yol [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanoğlunu bekleyen küresel felaketin ABC’si</p>
<p>Bilim insanları ve çevre grupları Kopenhag’daki İklim Zirve’nin başarısızlıkla sonuçlanmasının çok kötü sonuçlara yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu. İşte iklim değişikliğinin insanlık üzerindeki olası sonuçları…</p>
<p>İklim değişikliğinin başlıca nedenlerinden biri olan “sera etkisi yaratan’ gazları hemen hemen herkes duymuştur. Ancak aslında bu gazların dünyamız ve hatta insanlık üzerinde ne tür felaketlere yol açabileceğinin ayrıntılarını kim, ne kadar biliyor?</p>
<p>Sera etkisi yaratan gazlar bir kez atmosfere ulaştı mı karbondioksitin atmosferden tekrar çıkması için onlarca, hatta yüzlerce yıllık bir zamana ihtiyaç var.</p>
<p>Ve daha da kötüsü, otomobil egzozları, termik santraller ya da orman yangınları ile salınan gazlar, dünyanın ısınmasına çok daha fazla oranda yol açıyor. Bugünden itibaren hiç otomobil kullanmasak, kömür yakmasak ya da bir daha tek bir ağaç kesmesek bile, deniz seviyesi yükselmeye devam edecek.</p>
<p>“Çok sayıda ada ülkesi sular altında kalabilir”</p>
<p>İnsanoğlu, geçen yüzyıllarda atmosfere o kadar çok sera gazı salınmasına yol açtı ki artık iklim değişikliğinin önüne geçmek mümkün değil. Ancak en kötü sonuçları önlemek için hâlâ biraz zaman var. Çünkü atmosferdeki karbondioksit yoğunlaşması henüz kritik derecede yüksek değil.</p>
<p>BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli Başkanı Rajendra Pachauri, yine de acele edilmesi gerektiğini söylüyor:</p>
<p>“Sıcaklık artışının 2 ila 2,4 santigrat derece arasında sınırlandırılması gerekiyorsa, o zaman dünya genelindeki salınım oranlarının en geç 2015’ten itibaren azaltılması lazım. Yani altı yıl içerisinde. Bazıları maksimum 2 santigrat derece hedefini sorguluyor olabilir, oysa sadece bu sıcaklık artışıyla, denizlerin seviyesi 0,4 ila 1,4 metre arasında yükselecektir. Bunun yanı sıra tüm gezegendeki kar ve buzların erimesiyle deniz seviyesinin yükselmesi durumu söz konusu. Bununla çok sayıda küçük ada ülkesi ve Bangladeş sular altında kalabilir.“</p>
<p>İnsanlığı bekleyen kötü sonuçlar</p>
<p>Eğer insanoğlu, şu ana kadar yaptığı gibi davranıp, atmosfere durmaksızın sera gazı salmaya devam ederse, bizi oldukça ürkütücü sonuçlar bekliyor. Pachauri, Kopenhag’daki iklim konferansının açılışında, bu sonuçlardan birkaçını şöyle sıraladı.</p>
<p>“Aşırı sıcakların artması, sıcak dalgaları ve aşırı yağışlar. Şiddetli tropikal fırtınalar. Akdeniz bölgesi, ABD’nin batısı, Güney Afrika ve Brezilya’nın kuzey doğusu gibi pek çok yarı kurak bölgede iklim değişikliği nedeniyle su rezervlerinin azalması.  Ayrıca, Grönland’daki buzul tabakasının tamamen erimesi durumunda, deniz seviyesi 7 metre kadar yükseltecektir.“</p>
<p>Çözüm çevre dostu teknolojiler</p>
<p>Her ne kadar bu olayların yaşanabileceği konusunda bilimsel açıdan yüzde yüzlük bir kesinlik olmasa da tüm iklim uzmanlarına göre olasılık çok yüksek. Çözüm ise iklim ve çevre dostu teknolojilere yönelmekten geçiyor. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli, iklim korumaya ayrılacak kaynağın gelecek 20 yıl içinde, gayri safi yurtiçi hâsılanın yüzde üçüne denk geleceği hesabında bulunuyor ve küresel mali krizin sadece bu yılki maliyetinin çok daha yüksek olduğuna dikkat çekiyor.</p>
<p>Federal Alman Hükümeti’ne çevre ve iklim konularında danışmanlık yapan Bilim Kurulu Üyesi Dirk Messner, şunları söyledi:</p>
<p>“2050 yılına kadar, dünya genelinde her insan havaya 1 ila 1,5 ton sera gazı salabilir. Bu şu anda Hindistan’ın bulunduğu seviye. Örneğin Almanya’da, kişi başı 10 ton, ABD’de 20 ton sera gazı salınıyor. Böylece, hangi hız ve dinamizmle, sera gazı salınımını azaltmamız gerektiği konusunda bir fikir edinebilirsiniz. Bu, girişmemiz gereken bir sanayi devrimi.“</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/insanoglunu-bekleyen-kuresel-felaketin-abcsi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gezegen avcıları Güneşe benzer yıldızların yörüngesinde iki süper Dünya keşfettiler</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/gezegen-avcilari-gunese-benzer-yildizlarin-yorungesinde-iki-super-dunya-kesfettiler.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/gezegen-avcilari-gunese-benzer-yildizlarin-yorungesinde-iki-super-dunya-kesfettiler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 13:33:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/gezegen-avcilari-gunese-benzer-yildizlarin-yorungesinde-iki-super-dunya-kesfettiler.html</guid>
		<description><![CDATA[Gezegen avcıları, Güneş’e benzer yıldızların yörüngesinde iki “süper Dünya” keşfettiler.
Amerikalı astronomlar, bu kayalık gezegenlerin Dünya’dan büyük, buz devleri Uranüs ve Neptün’den küçük olduğunu belirterek, keşiflerinin Dünya ölçülerine benzer exoplanetlerin (dış gezegen) ve potansiyel yaşanabilir gezegenlerin bulunmasında önemli bir adım olduğunu kaydettiler.
Uluslararası bir ekibe bağlı çalışan Washington’daki Carnegie Enstitüsü Karasal Manyetizma Bölümünden Paul Butler ve Santa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gezegen avcıları, Güneş’e benzer yıldızların yörüngesinde iki “süper Dünya” keşfettiler.</p>
<p>Amerikalı astronomlar, bu kayalık gezegenlerin Dünya’dan büyük, buz devleri Uranüs ve Neptün’den küçük olduğunu belirterek, keşiflerinin Dünya ölçülerine benzer exoplanetlerin (dış gezegen) ve potansiyel yaşanabilir gezegenlerin bulunmasında önemli bir adım olduğunu kaydettiler.</p>
<p>Uluslararası bir ekibe bağlı çalışan Washington’daki Carnegie Enstitüsü Karasal Manyetizma Bölümünden Paul Butler ve Santa Cruz’daki California Üniversitesinden Steven Vogt, Astrophysical Journal dergisinde yayımladıkları makalelerinde, yörüngedeki gezegenlerin çekim güçlerinin neden olduğu yıldızlardaki çok ince salınımları tespit ederek, her gezegenin büyüklük ve yörüngelerini hesapladıklarını belirttiler.</p>
<p>Havai’deki W M Keck Gözlemevi ile Avustralya’nın New South Wales bölgesindeki Anglo-Australian teleskobuyla yıllardır yapılan gözlemlerin verileri derlenerek yapılan keşifte bulunan küçük kütleli 3 gezegenin, Dünya’dan sadece 28 ışık yılı uzakta ve Virgo takımyıldızında çıplak gözle seçilebilen 61 Virginis yıldızının yörüngesinde döndükleri kaydedildi.</p>
<p>Bilim adamları, bu gezegenlerden en küçüğünün kütlesinin Dünya’nın beş katı olduğunu ve yıldızın çevresinde dönüşünü dört günde tamamladığını tespit ettiler.</p>
<p>Diğer kayalık gezegenin de Dünya’dan 76 ışık yılı uzaktaki HD 1461 yıldızının yörüngesinde keşfedildiğini belirten araştırmacılar, bu gezegenin kütlesinin de Dünya’nınkinin 7,5 katı olduğunu kaydettiler.</p>
<p>İki yıldızın da Güneş’e büyüklük ve yaş bakımından benzer olduğuna dikkat çekildi. Gezegenlerin yörüngesinin yıldızlarına çok yakın olduğu için, yaşam veya su olmadığını söyleyen bilim adamları, ancak bu gezegenlerin Güneş’in kütlesinin yarısından küçük “M-cüce” yıldızlarının yörüngesindeki diğer gezegenlere işaret ettiklerini kaydettiler.</p>
<p>“M-cüce” yıldızlarının çevresindeki gezegenlerin genellikle “su bölgesinde” bulunduklarını söyleyen araştırmacılar, bunun da yaşanabilir gezegen arayışlarında doğru yolda olduklarını gösterdiğini belirttiler. Profesör Vogt, potansiyel yaşanabilir gezegenin keşfinin sadece birkaç yıl içinde yapılabileceğini söyledi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/gezegen-avcilari-gunese-benzer-yildizlarin-yorungesinde-iki-super-dunya-kesfettiler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilinmeyen mikrop türleri</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/bilinmeyen-mikrop-turleri.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/bilinmeyen-mikrop-turleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 13:32:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/bilinmeyen-mikrop-turleri.html</guid>
		<description><![CDATA[Bilinmeyen mikrop türleri

Amerikalı bilim insanları, lav kanallarında şimdiye dek sıradan mineraller olduğunu düşündükleri renkli mağara çökeltilerinin aslında bilinmeyen mikrop türleri olduğunu keşfetti.National Geographic’in haberine göre, keşiflerini Amerikan Jeoloji Vakfı’nın toplantısında açıklayan bilim adamları, Hawaii, New Mexico ve Atlas Okyanusu’ndaki volkanik Portekiz Azor adalarındaki lav kanallarının duvarlarında buldukları mikropların, Mars ve başka gezegenlerde yaşam arayışlarına örnek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilinmeyen mikrop türleri</p>
<p><img style="border-width: 0px;height: 180px;width: 240px" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/091130-mikrop.jpg" alt="" /></p>
<p>Amerikalı bilim insanları, lav kanallarında şimdiye dek sıradan mineraller olduğunu düşündükleri renkli mağara çökeltilerinin aslında bilinmeyen mikrop türleri olduğunu keşfetti.National Geographic’in haberine göre, keşiflerini Amerikan Jeoloji Vakfı’nın toplantısında açıklayan bilim adamları, Hawaii, New Mexico ve Atlas Okyanusu’ndaki volkanik Portekiz Azor adalarındaki lav kanallarının duvarlarında buldukları mikropların, Mars ve başka gezegenlerde yaşam arayışlarına örnek oluşturabileceğinin altını çizdiler.<br />
New Mexico Üniversitesi’nden mikrobiyologlar, Hawaii’deki lav kanallarının duvarlarında mavi-yeşil, New Mexico’dakilerde altın ve Azor adalarındakilerde pembe renkli kalıntıların dışkı mikropları olduğunu belirterek, “Mars ve ötesinde yaşam izi arayan bilim adamlarının nereye bakmaları gerektiğini bulduk” dediler.</p>
<p>Araştırmacılar 1994′ten bu yana mağaralar ve lav kanallarındaki sıradışı kalıntı ve çökeltileri araştırıyor ve bunları mikroskop veya DNA testi yöntemi ile inceliyorlardı.</p>
<p>Mars yörüngesindeki bir uzay aracının 2007′de çektiği fotoğraflarda da Kızıl Gezegen’de lav kanalı bacaları olduğu sanılan karanlık delikler tespit edilmişti.<br />
ntvmsnbc</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/bilinmeyen-mikrop-turleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Havadan elektrik elde ettiler</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/havadan-elektrik-elde-ettiler.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/havadan-elektrik-elde-ettiler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 13:31:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji ve Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/?p=56810</guid>
		<description><![CDATA[Havadan elektrik elde ettiler…

Bilim adamları sınırsız olan hava kaynağı ile ilgili çalışmalarına devam etmekte bunun içindir ki havadaki nemden içme suyu elde etmek için cihazlar geliştirdiler. Hava kaynağı ile ilgili en ilginç araştırmada Rus bilim adamlarından geldi. Rus bilim adamları havadaki statik elektriği toplayan bir sistem tasarladıklarını söylediler. Rus bilim adamları Chizhevsky avizesi denilen düzenekten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Havadan elektrik elde ettiler…</p>
<p><img style="border-width: 0px;height: 180px;width: 240px" src="http://www.teknolojivebilim.com/resim/hve1.JPG" alt="" /></p>
<p>Bilim adamları sınırsız olan hava kaynağı ile ilgili çalışmalarına devam etmekte bunun içindir ki havadaki nemden içme suyu elde etmek için cihazlar geliştirdiler. Hava kaynağı ile ilgili en ilginç araştırmada Rus bilim adamlarından geldi. Rus bilim adamları havadaki statik elektriği toplayan bir sistem tasarladıklarını söylediler. Rus bilim adamları Chizhevsky avizesi denilen düzenekten faydalanarak, havadaki atıl statik elektrik yükünü toplayıp, 40V kadar kullanılabilir elektrik elde edebildiklerini açıkladılar. Bu buluşun çeşitli uygulama alanlarını da belirleyen ve çalışmalarını patent koruması altına alan Ruslar, sistemin daha da geliştirileceğini tüm dünyaya duyurdular.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/havadan-elektrik-elde-ettiler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
