<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kalite İzle &#187; Bilgi Bankası</title>
	<atom:link href="http://www.kaliteindir.net/oya-ornekleri/bilgi-bankasi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kaliteindir.net</link>
	<description>Kalite İzle Dünyasına Derin Yolculuk</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Aug 2010 09:51:20 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Telekom Borcu Sorgulama, Borç Öğrenme</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/telekom-borcu-sorgulama-borc-ogrenme.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/telekom-borcu-sorgulama-borc-ogrenme.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 17:40:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/?p=60661</guid>
		<description><![CDATA[Telekom Borcu Sorgulama, Borç Öğrenme


İnterneti oldukça verimli kullanan türk telekom borcu internetten telefon numarası ya da tc kimlik ile rahatlıkla sorgulanabiliyor. Telekom borcu öğrenmek istiyorsanız telekomum ilgili adresine girmeniz yeterli. Borç hesabı sürekli olarak güncelleniyor mu bilmiyorum ama sorgulamayı yapan pek çok kişinin sonuçta memnun kaldığını duydum. Sanırım anlık olarak güncelliyorlar borç durumunuzu. Her neyse, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Telekom Borcu Sorgulama, Borç Öğrenme</h1>
<div></div>
<div>
<p>İnterneti oldukça verimli kullanan türk telekom borcu internetten telefon numarası ya da tc kimlik ile rahatlıkla sorgulanabiliyor. Telekom borcu öğrenmek istiyorsanız telekomum ilgili adresine girmeniz yeterli. Borç hesabı sürekli olarak güncelleniyor mu bilmiyorum ama sorgulamayı yapan pek çok kişinin sonuçta memnun kaldığını duydum. Sanırım anlık olarak güncelliyorlar borç durumunuzu. Her neyse, fazla da uzatmaya gerek yok. Eğer telefon borcunuzu öğrenmek istiyorsanız telekoma bir göz atmanız yeterli.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/telekom-borcu-sorgulama-borc-ogrenme.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rapaorlu ve Raporsuz Devamsızlık Süresi Kaç Gün</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/rapaorlu-ve-raporsuz-devamsizlik-suresi-kac-gun.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/rapaorlu-ve-raporsuz-devamsizlik-suresi-kac-gun.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 22:28:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>DOLUNAY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[Devamsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Gün]]></category>
		<category><![CDATA[kaç]]></category>
		<category><![CDATA[Rapaorlu]]></category>
		<category><![CDATA[Raporsuz]]></category>
		<category><![CDATA[Süresi]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/?p=60171</guid>
		<description><![CDATA[Rapaorlu ve Raporsuz Devamsızlık Süresi Kaç Gün
Lise öğrencilerin 20 gün normal, 25 gün de raporlu olmak üzere toplam 45 günlük devamsızlık hakkı vardır.
İlköğretim okullarında devamsızlık sınırı olmamakla birlikte , öğrencinin başarılı olması ve yazılı sınavlarını tamamlaması halinde devamsızlığın dikkate alınmamaktadır.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rapaorlu ve Raporsuz Devamsızlık Süresi Kaç Gün</p>
<p>Lise öğrencilerin 20 gün normal, 25 gün de raporlu olmak üzere toplam 45 günlük devamsızlık hakkı vardır.</p>
<p>İlköğretim okullarında devamsızlık sınırı olmamakla birlikte , öğrencinin başarılı olması ve yazılı sınavlarını tamamlaması halinde devamsızlığın dikkate alınmamaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/rapaorlu-ve-raporsuz-devamsizlik-suresi-kac-gun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kaç Gün Devamsızlığı Olan Sınıfta Kalır</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/kac-gun-devamsizligi-olan-sinifta-kalir.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/kac-gun-devamsizligi-olan-sinifta-kalir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 22:27:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>DOLUNAY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[Devamsızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Gün]]></category>
		<category><![CDATA[kaç]]></category>
		<category><![CDATA[Kalır]]></category>
		<category><![CDATA[Olan]]></category>
		<category><![CDATA[Sınıfta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/?p=60169</guid>
		<description><![CDATA[Kaç Gün Devamsızlığı Olan Sınıfta Kalır
Rapaorlu ve Raporsuz Devamsızlık Süresi Kaç Gün
Lise öğrencilerin 20 gün normal, 25 gün de raporlu olmak üzere toplam 45 günlük devamsızlık hakkı vardır.
İlköğretim okullarında devamsızlık sınırı olmamakla birlikte , öğrencinin başarılı olması ve yazılı sınavlarını tamamlaması halinde devamsızlığın dikkate alınmamaktadır.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kaç Gün Devamsızlığı Olan Sınıfta Kalır</p>
<p>Rapaorlu ve Raporsuz Devamsızlık Süresi Kaç Gün</p>
<p>Lise öğrencilerin 20 gün normal, 25 gün de raporlu olmak üzere toplam 45 günlük devamsızlık hakkı vardır.</p>
<p>İlköğretim okullarında devamsızlık sınırı olmamakla birlikte , öğrencinin başarılı olması ve yazılı sınavlarını tamamlaması halinde devamsızlığın dikkate alınmamaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/kac-gun-devamsizligi-olan-sinifta-kalir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Isı nedir? Sıcaklık nedir? Isının ve sıcaklığın birimi nedir? Öz ısı nedir?</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/isi-nedir-sicaklik-nedir-isinin-ve-sicakligin-birimi-nedir-oz-isi-nedir.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/isi-nedir-sicaklik-nedir-isinin-ve-sicakligin-birimi-nedir-oz-isi-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 22:25:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>DOLUNAY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/?p=60165</guid>
		<description><![CDATA[Isı nedir? Sıcaklık nedir? Isının ve sıcaklığın birimi nedir? Öz ısı nedir?
    Isı nedir?
    Sıcaklık nedir?
    Isının ve sıcaklığın birimi nedir?
    Öz ısı nedir?
    Isı ve sıcaklık günlük yaşantıda sık sık kullanılan terimlerdir.
    Peki ne anlama gelir?
 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Isı nedir? Sıcaklık nedir? Isının ve sıcaklığın birimi nedir? Öz ısı nedir?</p>
<p>    Isı nedir?<br />
    Sıcaklık nedir?<br />
    Isının ve sıcaklığın birimi nedir?<br />
    Öz ısı nedir?</p>
<p>    Isı ve sıcaklık günlük yaşantıda sık sık kullanılan terimlerdir.<br />
    Peki ne anlama gelir?<br />
    Sıcak bir ortama bırakılan buz parçası belli bir süre sonra erimeye başlar ve tamamen su haline dönüşür. Yanmakta olan ocağın üstünde bulunan su ısı gittikçe ısınır ve sonunda kaynamaya başlar. Yazın ısınan elektrik tellerinin boyu uzar ve teller sarkık bir hal alırlar. Kışın soğuyan tellerin boyu kısalır ve gergin durur. Kısacası ısı maddelerin halinde ve sıcaklığında bir değişmeye neden olur.</p>
<p>    ISI : Bir maddenin bütün moleküllerinin sahip olduğu çekim potansiyel enerjileri ile kinetik enerjilerinin toplamına ısı denir. Isı bir enerji türüdür, diğer enerjilere dönüşebilir. rnrnQ=mcΔt rnrnQ= ısı rnm= kütlernc= öz ısırnΔt= sıcaklık değişim.</p>
<p>    SICAKLIK : Bir maddenin moleküllerinin ortalama kinetik enerjilerinin bir ölçüsüdür. Enerji değildir.Isı ile sıcaklık arasındaki ilişki, potansiyel enerji ile yükseklik arasındaki ilişkiye benzetilebilir. Nasıl ki EP=mgh bağıntısındaki h enerji değilse; Q=mcΔt bağıntısındaki sıcaklığı ifade eden Δt de enerji değildir.<br />
    Isı kalorimetre kabı, sıcaklık termometre ile ölçülür. Sıcaklık birimi günülük hayatta °C, teknikte °K dir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/isi-nedir-sicaklik-nedir-isinin-ve-sicakligin-birimi-nedir-oz-isi-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gezegen Nedir Uzay Nedir</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/gezegen-nedir-uzay-nedir.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/gezegen-nedir-uzay-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 22:23:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>DOLUNAY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[Gezegen]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Uzay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/?p=60163</guid>
		<description><![CDATA[Gezegen Nedir Uzay Nedir
    gezegen Nedir?
    Uzay Nedir?
    Genel olarak, yakınlarında bulunan yıldızlara göre uzaklıklarını değiştiren yıldızlara verilen ad. Gezegenler, Güneş çevresinde dönen gök cisimleri dir. Güneş çevresinde, odaklarından birinde güneş olmak üzere meydana gelen bir elips üzerinde dolanırlar.
    Gezegenlerin, Güneşe olan uzaklıkları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gezegen Nedir Uzay Nedir</p>
<p>    gezegen Nedir?<br />
    Uzay Nedir?</p>
<p>    Genel olarak, yakınlarında bulunan yıldızlara göre uzaklıklarını değiştiren yıldızlara verilen ad. Gezegenler, Güneş çevresinde dönen gök cisimleri dir. Güneş çevresinde, odaklarından birinde güneş olmak üzere meydana gelen bir elips üzerinde dolanırlar.</p>
<p>    Gezegenlerin, Güneşe olan uzaklıkları değişiktir. Bu sebeple, uzaklıklara göre değişen büyüklükte bir elips üzerinde dolanırlar. Her yıldızın, Güneş etrafında donanma süresi başka başkadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/gezegen-nedir-uzay-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nato Nedir</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/nato-nedir.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/nato-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 22:21:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>DOLUNAY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[Nato]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/?p=60161</guid>
		<description><![CDATA[Nato Nedir
    Nato Ne Demektir ?
    Nato&#8217;nun Anlamı
    Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü anlamına gelen North Athlantic Traty Organization olarak yazılan İngilizce aslındaki sözcüklerin kısaltılmış şeklidir. Uluslararasında sık kullanılan bu kısaltılmış biçim artık bir kısaltma olmaktan çıkmış, kendine özgün anlamı olan bir sözcük gibi kullanılmaya başlanmıştır.
  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nato Nedir</p>
<p>    Nato Ne Demektir ?<br />
    Nato&#8217;nun Anlamı</p>
<p>    Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü anlamına gelen North Athlantic Traty Organization olarak yazılan İngilizce aslındaki sözcüklerin kısaltılmış şeklidir. Uluslararasında sık kullanılan bu kısaltılmış biçim artık bir kısaltma olmaktan çıkmış, kendine özgün anlamı olan bir sözcük gibi kullanılmaya başlanmıştır.</p>
<p>    Uluslararası bir kuruluştur. Birleşmiş Milletler Örgütü’ne üye bazı uluslar 1949 yılında kendi aralarında yeni bir birleşme ve dayanışma örgütü kurdular. Bu örgütü Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Fransa, İngiltere, İzlanda, Hollanda, Belçika, İtalya, Danimarka, Norveç ve Portekiz kurdu. Daha sonra NATO’ya 1952 yılında Türkiye, 1954 yılında Yunanistan, 1982 yılında da Batı Almanya ve ispanya katıldı. Bugün NATO’ya üye 16 ülke vardır.</p>
<p>    Üye ülkeler tarafından savunma amacı ile kurulmuş olan bir örgüttür. Üye devletlerin birinin saldırıya uğraması durumunda öbürleri saldırgan ülkeye karşı işbirliği içinde savaşmayı kabul etmişlerdir. Üye devletler birbirlerini korur ve kollarlar. Bu amaçla işbirliği yaparlar. NATO’nun amacı; barış düzenini uluslararası güvenliği, sosyal gelişmeyi, üye ulusların özgürlüğünü korumak olarak özetlenebilir. NATO amacına ulaşmak için çalışmalarını belli bir düzen içinde yürütür.</p>
<p>    NATO’nun çalışma organları ve görevleri şunlardır:</p>
<p>    NATO Konseyi: Üye ülkelerin sürekli temsilcilerinden ya da dışişleri bakanlarından oluşur. NATO Genel Sekreterinin başkanlık ettiği bu toplantılarda ekonomik, askeri, siyasal, kültürel konular görüşülür.</p>
<p>    Sekreterya: Genel Sekreter ve yardımcılarından oluşur. Görevi NATO’nun günlük işlerini yürütmektir.</p>
<p>    Askeri Komite: NATO’ya üye ülkelerin genel kurmay başkanlarından oluşur. Askeri Komite NATO Konseyine bağlıdır. Askeri bakımdan en yüksek kuruldur. Bu kurulda savunma sorunları görüşülür. Komite içinde Daimi Grup adı ile anılan üçlü bir grup vardır. Bu grup yürütme organı işlevini görür. Görevi NATO Komutanlarına gerektiğinde emir vermektir.</p>
<p>    NATO’nun dört büyük komutanlığı vardır. Bunlar:</p>
<p>    Avrupa Yüksek Komutanlığı,<br />
    Atlantik Yüksek Komutanlığı,<br />
    Manş Komitesi Komutanlığı,<br />
    Amerika, Kanada Bölgesi Komutanlığıdır.</p>
<p>    Her yıl 4 Nisan, NATO Günü olarak üye ülkelerde kutlanır. NATO Gününde, NATO’nun kuruluşu, organları, amacı ve çalışmaları anlatılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/nato-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Işığın insan yaşamındaki önemi nedir</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/isigin-insan-yasamindaki-onemi-nedir.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/isigin-insan-yasamindaki-onemi-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 22:15:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>DOLUNAY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[Işığın]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Önemi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamındaki]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/?p=60155</guid>
		<description><![CDATA[Işığın insan yaşamındaki önemi nedir
    Işığın insan yaşamındaki önemi
    Işığın insan yaşamındaki önemi nedir?
    Işık insana dolaylı yada direkt etki eder.Güneş ışığı bir radyasyondur ve sadece ışık gelmez.
    Dünyamıza girdiği anda dünyamızın ısısını da belirler.Ayrıca bitkilerin fotosentez yapmaları için gerekli olan kaynaktır ışık.
 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Işığın insan yaşamındaki önemi nedir</p>
<p>    Işığın insan yaşamındaki önemi<br />
    Işığın insan yaşamındaki önemi nedir?</p>
<p>    Işık insana dolaylı yada direkt etki eder.Güneş ışığı bir radyasyondur ve sadece ışık gelmez.<br />
    Dünyamıza girdiği anda dünyamızın ısısını da belirler.Ayrıca bitkilerin fotosentez yapmaları için gerekli olan kaynaktır ışık.<br />
    Bitkiler olmazsa ve fotosentez yapamazlarsa oksijen kaynaklarımız durmuş olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/isigin-insan-yasamindaki-onemi-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbulun eski isimleri</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/istanbulun-eski-isimleri.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/istanbulun-eski-isimleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 00:21:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>DOLUNAY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/?p=58665</guid>
		<description><![CDATA[İstanbulun eski isimleri
    Tarih boyunca İstanbul
    İstanbulun isimleri
    İstanbula verilen isimler
    Cennet ülkemizin Cennet gibi yöresi, Uğruna canlan feda edilmiş, yüzyıllarca tüm gözler üzerine çevrilmiş, adına şarkılar yazılmış İstanbul&#8230;
    Bu güzel şehrimizin aceba tarih boyunca kaç tane ismi olmuştur. Hangi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbulun eski isimleri</p>
<p>    Tarih boyunca İstanbul<br />
    İstanbulun isimleri<br />
    İstanbula verilen isimler</p>
<p>    Cennet ülkemizin Cennet gibi yöresi, Uğruna canlan feda edilmiş, yüzyıllarca tüm gözler üzerine çevrilmiş, adına şarkılar yazılmış İstanbul&#8230;</p>
<p>    Bu güzel şehrimizin aceba tarih boyunca kaç tane ismi olmuştur. Hangi isimler yakıştırılmıştır bu güzel ilimize.</p>
<p>    Ağrandone<br />
    Alexandre<br />
    Aliyona<br />
    Alma Roma<br />
    Almus Roma<br />
    Alyana<br />
    Anthusa<br />
    Antoneinia<br />
    Antonia<br />
    Antonina<br />
    Antoninia<br />
    Âsitân<br />
    Âsitâne<br />
    Âsitâne-i Aliyye<br />
    Âsitâne-i Devlet<br />
    Âsitâne-i Hümâ Âşiyâne<br />
    Âsitâne-i Pâdişâhî<br />
    Âsitâne-i Saadet<br />
    Âsitâne-i Saadet-Âşiyan<br />
    Âsitâne-i Şâh-ı Cihân<br />
    Astanbul<br />
    Astanbulin<br />
    Atakent<br />
    Augusta Antononia<br />
    Belde-i Mahruse<br />
    Beldetü’l-Tayyibe<br />
    Bilâd’i-Selâse<br />
    Bizantıyye<br />
    Bizantion<br />
    Bizantium<br />
    Bozantin<br />
    Bulin<br />
    Buzantion<br />
    Buzantiya<br />
    Büzantion<br />
    Byzans<br />
    Byzas<br />
    Cezâre-i Heft Cebel<br />
    Cizant Kağak<br />
    Constantinople<br />
    Constantinopoli<br />
    Cospoli<br />
    Çakdurkan<br />
    Çar’gorod<br />
    Çaregrad<br />
    Çargrad<br />
    Çarigrad<br />
    Çezar Kayzer<br />
    Darü’l-Hilâfe<br />
    Darü’l-Hilâfetü’l-Âliyye<br />
    Darü’l-İslâm<br />
    Darü’l-Mülk<br />
    Darü’s Saltanatü’l Âliyye<br />
    Darü’s Saltanatü’l Seniyye<br />
    Darü’s-Sâde<br />
    Darü’s-Saltana<br />
    Der-Âliyye<br />
    Dergâh-ı Selâtin<br />
    Der-i Devlet<br />
    Der-i Devlet-i Âliyye<br />
    Der-i Saadet<br />
    Dersâdet<br />
    Eis Tin Polin<br />
    El-Farruk<br />
    Escomboli<br />
    Esdanbul<br />
    Estambol<br />
    Estefanye<br />
    Gosdantnubolis<br />
    Granduye<br />
    Gûlgûle-i Rûm<br />
    Hakanü’l-Bahreyn<br />
    Herakliyon<br />
    Istanbul<br />
    İslâmbol<br />
    İslâmbul<br />
    İstambol<br />
    İSTANBUL<br />
    İstanpol<br />
    İstanpolis<br />
    İstanpul<br />
    İstefaniye<br />
    İstimboli<br />
    İstimpol<br />
    İstinbol<br />
    İstinbolin<br />
    İstinpol<br />
    İstinpolin<br />
    Kalipolis<br />
    Kanaturye<br />
    Kayser-i Zemin<br />
    Konstantin Opol<br />
    Konstantina el Uzmâ<br />
    Konstantinîyye<br />
    Konstantinîyye el Mahrusa<br />
    Konstantinîyye el Mevkıyye<br />
    Konstantinîyye’t-ül Mahrusat-ül Mahmiyye<br />
    Konstantinobolis<br />
    Konstantinopol<br />
    Konstantinopol<br />
    Konstantinopolis<br />
    Konstantinu K’alak<br />
    Konstantinu Polis<br />
    Konstantinye-i Kûbra<br />
    Kospoli<br />
    Kostin<br />
    Kostyantine Grad<br />
    Kostye<br />
    Kunstantinîye<br />
    Kustantıyniyye<br />
    Mahmiyye-i İstanbul<br />
    Mahrûsa-i İstanbul<br />
    Mahrûsa-i Saltanat<br />
    Mahrûse<br />
    Makarr-ı Saltanat<br />
    Makedonya<br />
    Megapolis<br />
    Miklagord<br />
    Miklagrad<br />
    Nea Roma<br />
    Nesa Romes<br />
    Nor Harmn<br />
    Nor-Hromn<br />
    Nova Roma<br />
    Pây-i Taht<br />
    Pây-i Taht-ı Saltanat<br />
    Polis<br />
    Pozanta<br />
    Pozantyam<br />
    Roma Konstantinum<br />
    Roma Nova<br />
    Sakalye<br />
    Secunda Roma<br />
    Sitanbul<br />
    Stanbolu<br />
    Stenpolis<br />
    Stimbol<br />
    Stinpol<br />
    Stinpoli<br />
    Stinpolis<br />
    Sultanü’l-Berreyn<br />
    Südde-i Saadet<br />
    Südde-i Saltanat<br />
    Şehir<br />
    Şehr-i Âzâm<br />
    Şehr-i Konstantin<br />
    Taht-ı Rûm<br />
    Tarigrad<br />
    Tekfûriye<br />
    Tsargorad<br />
    Tsargorod<br />
    Tsargrod<br />
    Tsarigrad<br />
    Urbis İmperiosum<br />
    Urbs<br />
    Ümmüd’d-Dünyâ<br />
    Vezendovar<br />
    Vizantion<br />
    Vizendovar<br />
    Vizendovina<br />
    Vizendoyne<br />
    Yağfurye<br />
    Yankoviçe<br />
    Yeditepe<br />
    Zavegorod </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/istanbulun-eski-isimleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternet hız testi, adsl hız testi</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/internet-hiz-testi-adsl-hiz-testi.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/internet-hiz-testi-adsl-hiz-testi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Jul 2010 12:05:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/?p=58537</guid>
		<description><![CDATA[internet hız testi ,adsl hız testi
İnternet hız testi, adsl hız testi
internet hız testi ,
adsl hız testi
internet hızınızı test etmek için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.
internet Hız testi

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>internet hız testi ,adsl hız testi<br />
<a href="http://www.alevforum.net/ag-network-ve-internet/24190-internet-hiz-testi-adsl-hiz-testi.html">İnternet hız testi, adsl hız testi</a><br />
internet hız testi ,<br />
adsl hız testi</p>
<p>internet hızınızı test etmek için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://hiztesti.ttnet.com.tr/" target="_blank">internet Hız testi</a></p>
<p><!-- google_ad_section_end --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/internet-hiz-testi-adsl-hiz-testi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dini Kız isimleri En Güzel Dini Kız isimleri</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/dini-kiz-isimleri-en-guzel-dini-kiz-isimleri.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/dini-kiz-isimleri-en-guzel-dini-kiz-isimleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Jul 2010 10:50:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/?p=58416</guid>
		<description><![CDATA[Dini Kız isimleri En Güzel Dini Kız isimleri 
ALTIN: Yüksek değerli bir maden
Dini Kız isimleri ALYA: Yüksek yer, yükseklik, gök
AMİNE:Yüreğinde korku olmayan
ANDAÇ: Anılar, hatıralar
ANIL: Başkaları tarafından sözün edilsin
ANKA: Kaf Dağı’nda bulunduğu söylenen masal kuşu
ARIN: Arı, katışıksız, temiz, kirden uzak
ARKIN: Yavaş, ağır, sakin
ARMAĞAN: Hediye, ödül
ARMİNA: Emine, korkusuz, yürekli
BALKIN: Pırıldayan, parlak
BALKIZ: Bal kadar tatlı kız
BANU: Prenses; Hanımefendi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dini Kız isimleri En Güzel Dini Kız isimleri </p>
<p>ALTIN: Yüksek değerli bir maden<br />
Dini Kız isimleri ALYA: Yüksek yer, yükseklik, gök<br />
AMİNE:Yüreğinde korku olmayan<br />
ANDAÇ: Anılar, hatıralar<br />
ANIL: Başkaları tarafından sözün edilsin<br />
ANKA: Kaf Dağı’nda bulunduğu söylenen masal kuşu<br />
ARIN: Arı, katışıksız, temiz, kirden uzak<br />
ARKIN: Yavaş, ağır, sakin<br />
ARMAĞAN: Hediye, ödül<br />
ARMİNA: Emine, korkusuz, yürekli</p>
<p>BALKIN: Pırıldayan, parlak<br />
BALKIZ: Bal kadar tatlı kız<br />
BANU: Prenses; Hanımefendi Yeni evli gelin<br />
BANUHAN:Hatun hükümdar<br />
BAŞAK: Ekinlerin tanelerini taşıyan baş kısmı<br />
BEDİZ: Resim, tasvir, süs, bezek<br />
BEGÜM: Hanım; Kadın hükümdar</p>
<p>CANDAN: İçten, gönülden<br />
CANDAŞ: Candan, değerli dost<br />
CANEDA: İçten, sevimli kişi<br />
CANEL:İçten,candan uzatılan dostluk eli<br />
CANFEZA: Müzikte bileşik bir makam<br />
CANKIZ: Sevilen, sevimli, şirin kız<br />
CANKUT: Sevimli, cana yakın<br />
CANSEL:Hayat veren su<br />
CANSIN:İçten,gönüldensin<br />
CANSU: Can suyu Hayat veren su</p>
<p>ÇAKIL: Su yataklarında sürtünmeyle yuvarlaklaşmış küçük taşlar<br />
ÇEVREN: Gökyüzünün yerle bitişik gibi görünen kenarları, ufuk<br />
ÇIĞLIK: İnce ve keskin bağırış<br />
ÇİÇEK: Bir bitkinin değişik renklerle bezenmiş kokulu bölümü<br />
ÇİĞDEM: Akdeniz çevresinde yetişen çok renkli kır bitkisi<br />
ÇİLAY:Ayın üzerinde beliren açık renkli lekeler<br />
ÇİLEN:Hafif yağan yağmur,çisenti<br />
ÇİLER: Şarkılar söyleyen, şakıyan</p>
<p>DEMİ:Kadife,şeftali gibi şeylerin üzerinde bulunan ince tüy<br />
DEMRE: Noel Baba’nın doğduğu sanılan tarihi yer<br />
DENİZ: Yeryüzünün çoğunu örten engin su<br />
DEREN: Toplayan, düzenleyen, pekiştiren<br />
DERİN: Sığ olmayan<br />
DERYA: Büyük deniz anlamında<br />
DERYANUR:Bilgisiyle ışık saçan</p>
<p>ECEM: Kraliçem, sevgili kraliçe anlamında<br />
ECENAZ:Nazlı güzel<br />
ECESU: Su gibi berrak ve güzel<br />
ECMEL: Çok güzel<br />
EDA: Naz, cilve Davranış,tavır Verme,ödeme (Namaz için)kılma,yerine getirme Üslup<br />
EFİL:Rüzgar,dalgalanma<br />
EFSUN: Büyü, sihir<br />
EGE: Türkiye’nin batısında yer alan deniz<br />
ELANAZ:Ela gözlü,nazlı güzel<br />
ELANUR:Ela gözleriyle nur saçan</p>
<p>FERAY: Ay ışığı, ayın parlaklığı,ışıltı saçması<br />
FERCAN: İnsanın ruhuna aydınlık veren bir içtenliğe sahip olan<br />
FERDA: Gelecek zaman, yarın; Kıyamet<br />
FERDACAN: İçtenliğini hiç kaybetmeyecek olan<br />
FERHAN: Sevinçli, gönlü hoş<br />
FERİ: Köke değil dallara ait olan İkinci derecede olan<br />
FERİDE: Eşi benzeri olmayan,tek Çok değerli inci<br />
FERİS: Şık,zarif<br />
FERİSU: Temizliği ve berraklığıyla ışık saçan<br />
FERNUR: Aydınlık,ışık<br />
GECE: Gün batımından ağarmasına kadar geçen süre<br />
GELİNCİK: Yazın kırlarda yetişen parlak kırmızı renkli bir çiçek<br />
GENCAY: Yeni doğmuş ay; Hilal biçimindeki ay<br />
GERÇEK: Yakıştırma veya yalanı olmayan<br />
GİZEM: Sır; Aklın erişemediği çözülemeyen şey<br />
GONCA: Tam açılmamış çiçek<br />
GONCAGÜL: Gül goncası<br />
GÖK: Yerin göz ile görülebilen ufuklarından başlayarak yukarıda kubbenin içi gibi gözüken sonsuz boşluk; Mavi renk<br />
GÖKAY: Hem gök, hem ay; Güzel ay<br />
GÖKBEN: Ben gökyüzü anlamında<br />
GÖKÇE: Gök mavisi, mavi gözlü güzel<br />
GÖKÇENAZ: Nazlı mavi</p>
<p>HAYAL: Varmış, olmuş gibi zihinde canlandırılan imge, görüntü<br />
HAYAT: Ömür, yaşam<br />
HAZAL: Kuruyup dökülen ağaç yapraklarının güzelliği<br />
HAZAN: Sonbahar<br />
HAZAR: Barış<br />
HENNA: Kına ağacı<br />
HERA: Mitolojide analığın yüceliğini temsil eden tanrıça<br />
HESNA: Güzel,hanımefendi kadın<br />
HEVES: Bir şeye duyulan istek<br />
HEVİN: Aşk, sevda<br />
HELİN: Yuva<br />
HİCRAN: Ayrılık,bir yerden ayrılmak Ayrılığın sebep olduğu dayanılmaz acı<br />
HİLAL: Ayın yay biçimindeki görünüşü,yeni ay,ayça<br />
HİLDE: Kurtulmak, yükselmek, ilerlemek<br />
HOŞSEDA: Hoşa giden ses</p>
<p>ILGIT: Esinti ve akış için kullanılan yavaş yavaş anlamında<br />
ILIM: Uzlaşmacı yumuşaklık<br />
IRMAK: Akarsuların en büyüğü<br />
IŞIK: Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji Aydınlık,nur<br />
IŞIL: Pırıltı, parlaklık, ışık, aydınlık<br />
IŞILAY: Işıltılı ay, parlayan ay<br />
IŞILTI: Parıltı,titrek ışık<br />
IŞIN: Bir kaynaktan belli bir doğrultuya giden ışık çizgisi<br />
IŞINBIKE: Aydınlık saçan kadın<br />
ITIR: Güzel koku; El ve yüze sürülen çiçek özü, esans</p>
<p>İLKAY: Ayın ilk hali<br />
İLKBAHAR: Yılın ılık mevsimi<br />
İLKCAN: İlk doğan çocuklara verilen ad<br />
İLKE: Temel alınan düşünce, kural<br />
İLKGÜZ: Eylül ayı<br />
İLKİM: İlk çocuğum anlamında<br />
İLKİN: İlk çocuklar için kullanılan adlardan Önce,öncelikle<br />
İLKNUR: İlk ışık<br />
İLKYAZ: İlkbahar<br />
İLMA: Parlatma Belirleme,işaret etme<br />
İLSEL: İlle ilişkili, yurtla ilişkili<br />
İLSU: Ülkenin suyu,bereketi<br />
İLTER: Yurdu koruyan, yurtsever<br />
İMER: Zengin,varlıklı<br />
JANSET : Güneşin Doğuşu (Çerkez ismi)<br />
JANSELİ : Güneşin Doğduğu Yer (Çerkez İsmi)<br />
JASMİN: Yasemin<br />
JEYAN: Kızan, kükreyen<br />
JİNSAL: Çağ, yaş, dönem</p>
<p>KAMİLE: Tam,eksiksiz Kemale ermiş Bilgin,bilgili<br />
KAMURAN: İstediğine ulaşmış,mutlu<br />
KARACA: Rengi karaya yakın, esmer; Avrupa ve Asya’nın ılıman bölgelerinde yaşayan kısa ve çatallı boynuzlu bir memeli hayvan<br />
KARANFİL: Kokulu bir çiçek<br />
KARDELEN: Kar kalkmadan çiçek açan süs bitkisi<br />
KARMEN: Parlak kırmızı<br />
KAYRA: Yüksek tutulan ya da sayılan birinden gelen iyilik; Tanrıdan geldiğine inanılan iyilik; İhsan, lütuf<br />
KERİME: Cömert Ulu,büyük Kız çocuk<br />
KEVSER: Cennette bulunduğuna inanılan su</p>
<p>LALEZAR: Lale yetiştirilen yer,lale bahçesi<br />
LAMİA: Parlayan, parlak<br />
LATİFE: Yumuşak,hoş,güzel,nazik Güldüren güzel söz,şaka<br />
LEMA: Parıltı,parlayış<br />
LEMAN: Parlama,parıltı<br />
LEMİS: Dokunma,elleme<br />
LERZAN: Titreyen,titrek<br />
LEYAN: Parlayan,parlayıcı Konfor Lüks hayat</p>
<p>MAYIS: Bir bahar ayı<br />
MEBRUKE: Kutlu kadın (”mübarek kelimesinin dişisi”)<br />
MEDİHA: Övülen,beğenilen,sevilen kadın<br />
MEHİR: Ay parçası<br />
MEHPARE: Ay parçası gibi güzel<br />
MEHTAP: Ay ışığı,dolunay<br />
MEHVEŞ: Ay gibi güzel kadın<br />
MELDA: İnce ve taze bedenli</p>
<p>NAZ: İsteksiz gibi görünen, çekingen davranış<br />
NAZAN: Cilve yapan,nazlanan,nazenin<br />
NAZER: Nazar<br />
NAZGÜL: Gül kadar güzel olan,nazlı<br />
NAZLI(M): Naz yapan; İşveli(m), edalı(m)<br />
NAZLIHAN: Naz yapan han anlamında<br />
NECLA: Evlat,çocuk Soylu<br />
NEFİSE: Çok güzel,değerli<br />
NEHAR: Gündüz anlamındadır</p>
<p>OLCA: Ganimet,bolluk<br />
OLCAY: Mutlu, ongun; Rastlantıları düzenlediği ve böylece de insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığı sanılan şey, şans, talih<br />
OLGAÇ: Bilgi ve görgüde olgunlaşan<br />
OMAY: Gözde,sevilen,beğenilen<br />
ONGU: Sağlık,mutluluk<br />
ONGÜL: Ön ayak olmak; İlk gül</p>
<p>ÖNAY: Yeni çıkmış ay<br />
ÖNGÜL: Direnen,inatçı Kılavuz Öncü,teşvik eden<br />
ÖRGÜN: Türlü ve düzenli parçalardan oluşan<br />
ÖVGÜ: Övme, övmek için söylenen söz<br />
ÖVGÜN: Övülmüş, övülen kişi<br />
ÖVÜNÇ: Övünmeye yol açan ya da hak kazandıran şey, kıvanç, sevinç, övünç,<br />
ÖYKÜ: Hikaye, ayrıntılarıyla anlatılan olay</p>
<p>PELİNSU: Pelin+Su, hem pelin hem su anlamında<br />
PERÇEM: Kahkül<br />
PERİ: Cisimleri çok latif ve görünmez olan hoş yaratık; Güzel insan, güzel kimse<br />
PERRAN: Uçan, uçucu<br />
PERVİN: Ülker yıldızı<br />
PETEK: Arıların bal topladıkları balmumu yuvacıkları<br />
PEYDA: Belli, açık, ortaya çıkmak, oluşmak<br />
PINAR: Büyük su kaynağı<br />
PIRILTI: Pırıldayan şeyin çıkardığı ışık</p>
<p>REYHAN: Yaprakları güzel kokan bir süs bitkisi, fesleğen<br />
REZZAN: Ağırbaşlı, onurlu<br />
RİMA: Dişi ceylan yavrusu<br />
ROSA: Gül rengi,pembe kırmızı arası bir renk<br />
RUHAN: Güzel kokulu<br />
RUHSAR: Yanak, yüz, güzel yüz<br />
RUHŞEN: Neşeli,canlı<br />
RUHUGÜL: Gül kadar temiz bir ruha sahip olan<br />
RUKİYE: Büyü,sihir<br />
RÜÇHAN: Üstünlük</p>
<p>SARGIN: Albenili, çekici, büyüleyici,yıldızı şirin, hoşa giden, sevimli, güzel<br />
SAYE: Gölge; Koruma, yardım, sahip çıkma<br />
SAYGIN: Sayılan, sevilen<br />
SAYIL: Her zaman saygı gör<br />
SEBLA: Uzun kirpikli göz<br />
SEÇİL: Beğeni, sevgi, üstünlük gösterilen</p>
<p>TANSELİ : Şafak vakti gelen sel<br />
TANSU : Göğüsle ilgili<br />
TANYEL : Katıksız, arı &#8211; Seçilmiş<br />
TANYELİ : Tan vakti esen rüzgar<br />
TARA : Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad<br />
TAYYİBE : 1İyi davranış 2Yatıştırıcı, hoşa giden söz<br />
TENAY : Uygun, yakışan &#8211; Yetkili olan &#8211; Dine uygun hareket eden<br />
TENDÜ : Öz, asıl<br />
TENNUR : Yüksek, ulu<br />
TİJEN : Taç, taçlar<br />
TİLBE : Put &#8211; Güzel kadın<br />
UĞURGÜL : Uğurlu gül<br />
UHDE : Birinin yapmakla yükümlü olduğu iş, görev<br />
ULYA : En yüce, en ulu, yüksek<br />
UMAY : Devlet kuşu<br />
UMUR : Görgü, deneyim<br />
UZEL : Usta, becerikli</p>
<p>ÜLKÜ : Amaç, ideal<br />
ÜMRAN : 1Bayındırlık 2Uygarlık, medeniyet 3İlerleme, mutluluk, refah<br />
ÜNZİLE : Gönderilmiş<br />
ÜZGÜ : Yersiz ve gereksiz olarak çektirilen üzüntü, eziyet</p>
<p>VAHİDE : Tek yalnızca bir tane<br />
VARİDE : Gelen, erişen &#8211; Söylenti<br />
VEDİA : Korunması için bırakılan emanet<br />
VERDA : Gül<br />
VİLDAN : Yeni doğmuş çocuklar<br />
VİRA : Durmadan, aralıksız, sürekli</p>
<p>YELDA : 1Uzun 2Yılın en uzun gecesi<br />
YELİZ : Ferah yer, aydınlık, havadar<br />
YEŞİM : Açık yeşil ve pembe renkli kolay işlenen değerli bir taş<br />
YILDIZ : Gökyüzündeki ışıklı cisimlerin her biri<br />
YONCA : Çiçekleri kırmızı veya mor renkli çayır bitkilerinin genel adı<br />
YUDUM : Bir içimlik sıvı</p>
<p>ZEREN : Anlayışlı, kavrayışlı<br />
ZERİN : Altından ya da altına benzer olan<br />
ZERRİN : Altından yapılmış<br />
ZEYNEP : Süs, bezek<br />
ZİNNUR : Nurlu, ışıklı<br />
ZİŞAN : Şanlı, şerefli &#8211; Bir tür lale<br />
ZUHAL : Satürn gezegeninin adı<br />
ZULAL : Hafif, güzel, soğuk su<br />
ZÜBEYDE : Öz, asıl<br />
ZÜHRE : Çoban yıldızı, venüs<br />
ZÜLAL : Saf, temiz, hafif tatlı su<br />
ZÜLEYHA : Su perisi &#8211; HzYusuf’un karısı<br />
ZÜMRA : Akıllı, çabuk kavrayan kadın</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/dini-kiz-isimleri-en-guzel-dini-kiz-isimleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ara Seçim Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/ara-secim-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/ara-secim-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2010 16:47:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/?p=55243</guid>
		<description><![CDATA[Ara Seçim Nedir Anlamı
(By-Electîon) istifa,
ölüm yahut milletvekilliğinin düşmesiyle parlamentoda boşalan sandalyeler, veya
boş bulu nan belediye başkanlıkları için normal seçim süresinden önce yapılan
milletvekilliği veya belediye başkanlığı seçimi.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ara Seçim Nedir Anlamı</p>
<p>(By-Electîon) istifa,<br />
ölüm yahut milletvekilliğinin düşmesiyle parlamentoda boşalan sandalyeler, veya<br />
boş bulu nan belediye başkanlıkları için normal seçim süresinden önce yapılan<br />
milletvekilliği veya belediye başkanlığı seçimi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/ara-secim-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>30 Ağustos Zafer Bayramı Nedir</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/30-agustos-zafer-bayrami-nedir.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/30-agustos-zafer-bayrami-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 08:43:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>DOLUNAY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[30 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Zafer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/30-agustos-zafer-bayrami-nedir.html</guid>
		<description><![CDATA[30 Ağustos Zafer Bayramı Nedir
30 Ağustos 1922’de 16 Mayıs 1919 tarihinde İstanbul’dan başlayan maceralı yolculuk sonrası 19 Mayıs 1919 da Samsun’dan başlayan milli mücadelenin zaferle sonuçlandığı yoktan varoluş destanıdır.  
Meclisin açılması ve işgal altındaki vatan topraklarının ölmek pahasına geri alınması amacıyla karar alınması sonrası savaş hazırlıkları hızlandı. Fedakar türk halkı kendisi giymezken askerinin giymesine, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>30 Ağustos Zafer Bayramı Nedir</p>
<p>30 Ağustos 1922’de 16 Mayıs 1919 tarihinde İstanbul’dan başlayan maceralı yolculuk sonrası 19 Mayıs 1919 da Samsun’dan başlayan milli mücadelenin zaferle sonuçlandığı yoktan varoluş destanıdır.  </p>
<p>Meclisin açılması ve işgal altındaki vatan topraklarının ölmek pahasına geri alınması amacıyla karar alınması sonrası savaş hazırlıkları hızlandı. Fedakar türk halkı kendisi giymezken askerinin giymesine, bebeği ıslanırken mermilerin kuru kalmasına gayret etmiş, kadını, çocuğu, yaşlısıyla milli mücadelede ordusunu sonuna kadar desteklemiştir. Hazırlıkların tamamlanması, planların yapılması, baskın ve aldatma etkisinin yaratılmasıyla 26 Ağustos 1922 sabah, saat 05.30’da Türk topçu birlikleri Afyon’un güneyinden düşman siperlerini ateşle vurmaya başladılar. Düşman önce gerilemeye daha sonra bozgun halinde İzmiR’e doğru kaçarken 30 Ağustos’a kadar düşman ordusu çembere alınır. 30 Ağustos sabahı, Dumlupanır’da ordumuz düşmana son darbeyi vurur. Düşman askerleri kaçmaya başlar. Mustafa Kemal Paşa; kaçan düşman askerlerini kovalamak için, &#8220;Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!&#8221; komutunu verir. </p>
<p>Coşan Türk Ordusu düşman güçlerini İzmir’e kadar kovalar ve 9 Eylül 1922 günü alkışlarla dualarla İzmir’e girer. Kaçarken Batı Anadolu’yu yakan yıkan yunanlılar canlarını zor kurtararak, geldikleri gibi gemilere binerek giderler. Gemilere binemeyenler o kadar korkmuştur ki yüzerek kurtulmayı bile denerler..</p>
<p>30 Ağustos 1922 tarihi, Türk ulusunu esir etmek isteyen yayılmacı, istilacı güçlere karşı; kadınıyla çocuğuyla, ordusuyla topyekûn verdiği bir savaşın ve ulusal benliğini kurtardığı ve Zafer Destanı’nın yazıldığı gündür.</p>
<p>Bu zaferi bize yaşatan Atatürk ve silah arkadaşları ile kahraman Türk Ordusu’na şükran ve minnetlerimizi sunuyoruz..<br />
alıntı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/30-agustos-zafer-bayrami-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kaşkol Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/kaskol-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/kaskol-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 20:49:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/kaskol-nedir-anlami.html</guid>
		<description><![CDATA[Kaşkol Nedir Anlamı
1. boyuna dolanan, boğazın üşümesine engel olan genelde kışın kullanılan boyun atkısı..
2. kızların erkek arkadaşlarına örmeye bayıldıkları, son zamanlarda rengarenk olanlarının pek bir moda olduğu, kışlık aksesuar.
3. ingilizce : scarf
fransızca : écharpe
almanca : halstuch
italyanca : sciarpa
ispanyolca : bufanda
portekizce : chale
flemenkçe : sjaal
romence : eşarfa
isveççe : halsduk
danimarkaca : halstørklæde
lehçe : szalik
çekçe : �ála
sırpça ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kaşkol Nedir Anlamı</p>
<p>1. boyuna dolanan, boğazın üşümesine engel olan genelde kışın kullanılan boyun atkısı..</p>
<p>2. kızların erkek arkadaşlarına örmeye bayıldıkları, son zamanlarda rengarenk olanlarının pek bir moda olduğu, kışlık aksesuar.</p>
<p>3. ingilizce : scarf<br />
fransızca : écharpe<br />
almanca : halstuch<br />
italyanca : sciarpa<br />
ispanyolca : bufanda<br />
portekizce : chale<br />
flemenkçe : sjaal<br />
romence : eşarfa<br />
isveççe : halsduk<br />
danimarkaca : halstørklæde<br />
lehçe : szalik<br />
çekçe : �ála<br />
sırpça ve hırvatça : �al<br />
macarca : sál<br />
fince : kaulaliina<br />
esperanto : skarpo<br />
swahili dili : shali</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/kaskol-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bioenerji jel Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/bioenerji-jel-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/bioenerji-jel-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 20:49:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/bioenerji-jel-nedir-anlami.html</guid>
		<description><![CDATA[Bioenerji jel Nedir Anlamı
Bio enerji jel: Romatizma Jeli
Romatizmal hastalıklar ülkemizde sıkça görülen ağrı sorunlarından biridir. Romatizma hastaları kas ve eklem bölgelerindeki dayanılmaz acılarla, mücadele etmektedir. Bu hastalar çeşitli jel ve kremler yardımıyla, romatizmal ağrılarını dindirmeye çalışmaktadır. Bazı hastalar ise bitkisel formüllerle hastalığın yol açtığı ağrıları en aza indirgemektedir. Bizde nedirbilgi.com olarak Prof. Dr. Ahmet Maranki’ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bioenerji jel Nedir Anlamı</p>
<p>Bio enerji jel: Romatizma Jeli</p>
<p>Romatizmal hastalıklar ülkemizde sıkça görülen ağrı sorunlarından biridir. Romatizma hastaları kas ve eklem bölgelerindeki dayanılmaz acılarla, mücadele etmektedir. Bu hastalar çeşitli jel ve kremler yardımıyla, romatizmal ağrılarını dindirmeye çalışmaktadır. Bazı hastalar ise bitkisel formüllerle hastalığın yol açtığı ağrıları en aza indirgemektedir. Bizde nedirbilgi.com olarak Prof. Dr. Ahmet Maranki’ nin yeni bitkisel, kozmik ürünü Bio Enerji Jel romatizma jeli hakkında sizlere detaylı bilgiler vereceğiz.<br />
İşte Ahmet Maranki bioenerji jel hakkında bilgi:<br />
Bio enerji jel nelere iyi gelir?</p>
<p>Bu jel romatizma ağrılarını dindirmekle kalmaz. Bunun yanında vücudunuzda oluşan tutulmalarda, kireçlenmelerde, kaslarınızdaki kasılmaları gidermekte ve yorgunluğu dindirmektedir. Bunun yanında bu jel, stres yoğunluğunuzu azaltır.</p>
<p>Bio enerji jelin içeriğinde neler var?</p>
<p>Ahmet Maranki’ nin mucize formülünün içeriğinde, biberiye, susam, kekik ve kayısı yağları gibi tamamen doğal yağlar bulunuyor. Bu yağların yanında kil de doğal jelin içeriğinde yer alıyor.</p>
<p>Kullanım Şekli?</p>
<p>Bu jeli, diğer romatizma jelleri gibi ağrıyan bölgenize, nüfus ettirecek şekilde ince tabakalar halinde sürmeniz öneriliyor.</p>
<p>Bio enerji jelin kullanım süresi ne kadardır?</p>
<p>Kullanmaya ilk başladığınızda 21 gün boyunca bu jeli ağrıyan bölgelerinize masaj yoluyla yedirerek sürmeniz öneriliyor. Daha sonra 20 gün ara verip tekrar sürmeye başlamanız Ahmet Maranki tarafından tavsiye ediliyor.</p>
<p>Bio enerji jel fiyatı ne kadar?<br />
Bu doğal destek ürününün fiyatı, 59,99 lira. Bio enerji jelini sipariş etmek için, 0212 533 01 33 numaralı hattan iletişime geçebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/bioenerji-jel-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saç Ekimi Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/sac-ekimi-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/sac-ekimi-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 20:49:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/sac-ekimi-nedir-anlami.html</guid>
		<description><![CDATA[Saç Ekimi Nedir Anlamı
 Saç ekimi, saç kafatasında saç olmayan bölgelere ense köklerinden alınan saçların taşınması işlemidir. Estetik cerrahlar, saç ekimi yaparken, 2 kulak arasında kalan ense bölgesindeki saçları seçerler. Bunun sebebi ise, bu bölgedeki saçların genetik olarak dökülmemeye kodlanmasıdır. Yani bu bölümdeki saçlarınız saç ekimi için ideal bir yapıdadır. Bu şekilde Estetik cerrahların ense [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Saç Ekimi Nedir Anlamı</p>
<p> Saç ekimi, saç kafatasında saç olmayan bölgelere ense köklerinden alınan saçların taşınması işlemidir. Estetik cerrahlar, saç ekimi yaparken, 2 kulak arasında kalan ense bölgesindeki saçları seçerler. Bunun sebebi ise, bu bölgedeki saçların genetik olarak dökülmemeye kodlanmasıdır. Yani bu bölümdeki saçlarınız saç ekimi için ideal bir yapıdadır. Bu şekilde Estetik cerrahların ense bölgenizden alıp saç olmayan bölgeye ektiği ömrünüzün sonuna ekilen bölgede kalıyor ve hiçbir şekilde dökülmüyor.</p>
<p>Kafanıza bu konuda bazı soru işaretleri takılmış olabilir. Mesela ense bölgesinden alınan saç köklerinin baş kısmınızda dik dik duracağı sorusu. Bir de ekilen saçlarınızın normal saçlar gibi taranıp taranmayacağı sorusu.<br />
Saç Ekimi ile ekilen saçlarınız hiçbir şekilde kafanızda abes durmaz ve bu saçlarınızı istediğiniz gibi tarayabilirsiniz.<br />
Saç ekimi ile merak ettiğiniz bir soru da, bu işlemin her yaş grubuna uygulanıp uygulanmadığı sorusudur. Estetik konusunda uzman doktorlar saç ekiminin her yaş grubundaki insanlara uygulanabildiğini önemle vurguluyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/sac-ekimi-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genotip Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/genotip-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/genotip-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 20:48:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/genotip-nedir-anlami.html</guid>
		<description><![CDATA[Genotip Nedir Anlamı
Genotip, anne ve babadan kalıtım yoluyla çocuğa geçen bütün özelliklere verilen addır. Gelişim psikolojisi alanında, genotip kelimesinin yerine her zaman kalıtım kelimesi kullanılır. Örnek verecek olursak, zekanın üst sınırı kalıtımla belirlenir derken, zekanın üst sınırının genotip tarafından belirlendiğini belirtmiş olmaktayız.
Biyoloji dilinde genotip, organizmanın bir özelliğini genlerle ifade etmesidir.
Genotip (Kalıtım) hangi özelliklerin anne ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Genotip Nedir Anlamı</p>
<p>Genotip, anne ve babadan kalıtım yoluyla çocuğa geçen bütün özelliklere verilen addır. Gelişim psikolojisi alanında, genotip kelimesinin yerine her zaman kalıtım kelimesi kullanılır. Örnek verecek olursak, zekanın üst sınırı kalıtımla belirlenir derken, zekanın üst sınırının genotip tarafından belirlendiğini belirtmiş olmaktayız.<br />
Biyoloji dilinde genotip, organizmanın bir özelliğini genlerle ifade etmesidir.</p>
<p>Genotip (Kalıtım) hangi özelliklerin anne ve babadan çocuğa aktarılmasını sağlar?</p>
<p>Cinsiyet,</p>
<p>Göz rengi,</p>
<p>Saç rengi,</p>
<p>Tenin rengi,</p>
<p>Kişinin huyu,</p>
<p>Kan grubu,</p>
<p>Kişinin boyunun alacağı maksimum değer,</p>
<p>Zekanın üst sınırı,</p>
<p>Dil öğrenme kapasitesi,</p>
<p>Bazı kalıtsal hastalıklar (Manik depresif bozukluk, depresyon, şizofreni, Akdeniz anemisi)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/genotip-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bağırsak kurtları: Kıl kurdu ve askaris Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/bagirsak-kurtlari-kil-kurdu-ve-askaris-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/bagirsak-kurtlari-kil-kurdu-ve-askaris-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 20:48:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/bagirsak-kurtlari-kil-kurdu-ve-askaris-nedir-anlami.html</guid>
		<description><![CDATA[Bağırsak kurtları: Kıl kurdu ve askaris Nedir Anlamı
Bağırsak kurdu denildiğinde akla ilk gelen, solucan şekildeki organizmaların bağırsakta kımıl kımıl hareket etmesi gelir.
Bağırsakta en sık görülen kıl kurdu diye adlandırılan parazittir. En sık görülen ikinci tip bağırsak kurdu ise, askaris Latince ismiyle tanımlanan bağırsak parazitidir. Bu parazitler bağırsak kurtları diye bilinir ve en sık rastlanan bağırsak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bağırsak kurtları: Kıl kurdu ve askaris Nedir Anlamı</p>
<p>Bağırsak kurdu denildiğinde akla ilk gelen, solucan şekildeki organizmaların bağırsakta kımıl kımıl hareket etmesi gelir.</p>
<p>Bağırsakta en sık görülen kıl kurdu diye adlandırılan parazittir. En sık görülen ikinci tip bağırsak kurdu ise, askaris Latince ismiyle tanımlanan bağırsak parazitidir. Bu parazitler bağırsak kurtları diye bilinir ve en sık rastlanan bağırsak kurtları bunlardır.</p>
<p>Bağırsak kurdu denildiğinde aklımıza en çok askaris ve kıl kurdu geliyordu. Bağırsakta yaşayan bu iki organizmanın birbirinden farkı şudur:</p>
<p>Kıl kurdu birkaç milimetre kalınlığında ve birkaç santimetre uzunluğunda olan, bağırsakta yaşayan organizmadır.</p>
<p>Askaris isimli bağırsak paraziti ise, yarım santimetre kalınlığında 10-15 santimetre uzunluğunda olan devasa bir bağırsak parazitidir.</p>
<p>Eğer bağırsağınızda kıl kurdu veya tenya varsa, makat bölgeniz kaşınabilir, bunun haricinde sürekli ishal olabilirsiniz veya çok çabuk acıkma gibi belirtiler gösterebilir.</p>
<p>Bu belirtilere sahipseniz bağırsağınzda tenya olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/bagirsak-kurtlari-kil-kurdu-ve-askaris-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsan Hakları Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/insan-haklari-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/insan-haklari-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 20:48:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/insan-haklari-nedir-anlami.html</guid>
		<description><![CDATA[İnsan Hakları Nedir Anlamı
İnsan Hakları nedir? İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası
İnsanlar arasında ırk, din, renk, yaş, cinsiyet ayırımı yapmadan sevgi, saygı, dostluk duygularını geliştirmek, insanın insan olmak haysiyeti ile sahip olması gereken hakların hepsine “ İnsan Hakları” denir.
İnsan hakları, kişiyi kendi özüyle yaşatacak kurallardır. İnsanın insana hükmetmesi, onu ezmesi insan onuruna yakışmayan ve kabul edilemeyecek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan Hakları Nedir Anlamı</p>
<p>İnsan Hakları nedir? İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası</p>
<p>İnsanlar arasında ırk, din, renk, yaş, cinsiyet ayırımı yapmadan sevgi, saygı, dostluk duygularını geliştirmek, insanın insan olmak haysiyeti ile sahip olması gereken hakların hepsine “ İnsan Hakları” denir.<br />
İnsan hakları, kişiyi kendi özüyle yaşatacak kurallardır. İnsanın insana hükmetmesi, onu ezmesi insan onuruna yakışmayan ve kabul edilemeyecek bir davranıştır. Bu tür ayırımların yapıldığı toplumlarda kavga, çatışma, isyan eksik olmamıştır. İnsanlar arasında hak, eşitlik, adalet, özgürlük düşüncesi yaygınlaştıkça bu konuyla ilgili mücadeleler de artmıştır.<br />
İnsanlara insan oldukları için sahip olmaları gereken bir takım hakların bulunduğu fikri ilk kez İngiltere’den ortaya atıldı.19. Yüzyılda Amerika ve diğer bir çok ülkelere yayılan bu fikir akımından sonra 1789 Fransız İhtilali Avrupa’da insan haklarının kabul edilmesini ve uygulanmasını sağlamıştır.<br />
Amerikan Cumhurbaşkanı Roosvelt ile İngiliz Başkanı Churcill tarafından imzalanıp duyurulan Atlantik Beyannamesinde insan hakları genişletildi. Bu beyannamede insanlara millet, inanç, ırk ayırımı gözetmeksizin herkes için eşit haklar konmuş ve yasaların korumasına verilmiştir.<br />
24 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler Örgütü’nün öncelikle amacı dünyada barışı ve güvenliği sağlamaktı. 10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler Örgütü “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi”ni kabul ve ilan etti.<br />
İnsan Hakları Beyannamesi 30 maddeden oluşmuştur. Bu beyanname insana değer veren, özgürlük, eşitlik tanıyan duyurudur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/insan-haklari-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Manyetik Rezonans Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/manyetik-rezonans-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/manyetik-rezonans-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 20:48:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/manyetik-rezonans-nedir-anlami.html</guid>
		<description><![CDATA[Manyetik Rezonans Nedir Anlamı
Migren dünyada bilinen en eski hastalıklardan biridir. Mısır’da Firavunlar döneminden papirus kalıntılarında baş ağrısı tedavi çizimlerine rastlanmıştır. Hastalık için “yarım baş ağrısı” anlamına gelen latince söylemin değişimiyle MIGREN adı yerleşmiştir. Ülkemizde de yaygın olarak halk tarafından bilinmektedir. ” Migren herhalde “, ” Migrenim tuttu ” laflarını her insan duymuştur.
Migren, gelip geçici baş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Manyetik Rezonans Nedir Anlamı</p>
<p>Migren dünyada bilinen en eski hastalıklardan biridir. Mısır’da Firavunlar döneminden papirus kalıntılarında baş ağrısı tedavi çizimlerine rastlanmıştır. Hastalık için “yarım baş ağrısı” anlamına gelen latince söylemin değişimiyle MIGREN adı yerleşmiştir. Ülkemizde de yaygın olarak halk tarafından bilinmektedir. ” Migren herhalde “, ” Migrenim tuttu ” laflarını her insan duymuştur.</p>
<p>Migren, gelip geçici baş ağrısı ile kendini gösteren bir hastalıktır. Baş ağrısı en uzun bir gün sürer. Çoğunlukla 3 – 5 saat devam eder. Ağrının şiddeti kişiden kişiye değişir. Ayni kişide de her ağrı ayni şiddette değildir. Ağrı şiddetli olduğunda bulantı ve kusma ağrıya katılır. Kusmadan sonra ağrıda bir azalma olması migrene ait bir özelliktir. Ağrı genellikle başın bir yarısında başlar ve her tarafına yayılır. Kusmadan sonra ağrı azalmadan sürüyorsa ve başın tek tarafından başlayan ağrı, her ağrı geldiğinde ısrarla aynı tarafta ve yer değiştirmiyorsa bir hekime danışmak gerekir.</p>
<p>Hekim migrene ait olduğu düşünülen ağrının başka bir nedeni olabileceğini araştıracaktır.</p>
<p>Baş ağrısı sırasında hastalar parlak ışık ve sesten rahatsızlık duyarlar. Loş ve sessiz bir ortamda yatmak isterler. Ağrı geçtiğinde çoğunlukla uyurlar. Bunu da ” ağrım uyuyunca geçiyor.” diye aktarırlar.</p>
<p>Migren kadınlarda daha çok görülür. Adet öncesi, adet ve adet sonrası dönemlerde yoğunluk gösterdiği bilinmektedir. Yalnız bu dönemlerde ortaya çıkan tipleri de vardır. Her yaşta başlayabilir. Bebeklerde görülen<br />
periyodik kusmaların bile migrenle ilgili olduğu düşünülmektedir. Migren hastası olan kadınların ağrıları menopozdan sonra çok hafifler ya da kaybolur.<br />
Migren ataklarının sıklığı değişkendir. Haftada ikiden çok baş ağrısı söz konusu ise hastanın ağrı gelmesini önleyen tedavi için bir nöroloji doktoruna başvurması önerilir. Migren hastalarının ailelerinde mutlaka migreni olan bir kişi vardır. Hastalar bunu çoğunlukla kabul etmezler illa kendilerindeki ağrıya tıpatıp benzer bir ağrı olmadığını savunurlar. Oysa migren ağrısı kişiden kişiye, şiddeti ve sıklığıyla farklıdır. Migren ailevi geçişli bir hastalıktır.<br />
Bazı yiyecekler ve bazı durumlar baş ağrısını davet edebilirler. Uykusuzluk, açlık, mayalı içkiler, eskitilmiş peynirler, kabuklu deniz mahsulleri, konserve yiyecekler ve kuru yemişler ağrıyı tetikleyebilir. Bazı migren hastaları ağrının geleceğini önceden anlarlar. Çoğunluk hastada bu hafif bir ağrı ve durgunluk hissi olarak kendini gösterir. Bazı hastalarda bu öncü belirtiler, parlak ışık çakmaları, yarım görme, bulanık görme şeklindedir.Ağrı bunları izler. Bunlara ” öncü belirtili migren ” ( Auralı Migren ) diyoruz. Çok nadir hastada da bir beden yarısında güçsüzlük ya da gözde kapanına ve çift görme ile giden migren tipleri de görülür. Bu tipler de ” eşliğinde bozukluk gösteren ” ( komplike ) migren olarak adlandırılır.<br />
Migren iyi huylu bir hastalıktır. Sakatlığa neden olmaz. Ancak iş günü kaybına neden olduğu ve çok kişide görüldüğü için ciddiye alınan bir hastalıktır. Ağrıdan sonra hasta sanki ağrıyı çeken o değilmişçesine sağlıklı ve iyidir. Hastalar ağrıyı hisseder hissetmez alırlarsa ağrı kesici ilaçlarla rahatlarlar. Ağrı çok sık geliyorsa sorumlu migrenden ziyade sık kullanılan ağrı kesici ilaçlardır. Migren hastalarında günlük gerilim baş ağrıları görülmesi de olağandır ve hastalar migren ağrısını diğer baş ağrısından ayırt etmeyi öğrenmelidirler.</p>
<p>Hastalara Verilebilecek Öğütler<br />
Migren tanısını mutlaka doktor koymalıdır. Yakınlarınızın söylemesi ile migren hastası olduğunuza inanmayın.<br />
Haftada iki kereden fazla baş ağrısı için ilaç kullanmayın. Ağrı kesicilerin sorunsuz kullanımı ile kimi ilaç böbreğinizi kimisi de karaciğerinizi tedavisi olanaksız şekilde hastalandırabilir.<br />
Içinde ” ergotamin ” olan ilaçları ayda bir kereden daha çok ( doktor vermiş olsa bile ) kullanmayın.<br />
Her zamankinden farklı baş ağrısı hissederseniz mutlaka bir nöroloji kliniğine başvurun</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/manyetik-rezonans-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tiroid bezi Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/tiroid-bezi-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/tiroid-bezi-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 20:48:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/tiroid-bezi-nedir-anlami.html</guid>
		<description><![CDATA[Tiroid bezi Nedir Anlamı
Guatr bezi boyun ön bölgesinde nefes borusunun hemen önünde yer alan, kelebek benzeri iki kanadı ve bir de birleştirici bölgesi olan 20-25 g ağırlığında bir iç salgı bezidir. Halk arasında guatr bezi olarak bilinen bezin tıbbi adı tiroid bezidir.
Tiroid bezinin görevleri nedir?
Tiroid bezi yaşam için son derece önemlidir. Tüm hücrelerin enerjisini sağlamada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tiroid bezi Nedir Anlamı</p>
<p>Guatr bezi boyun ön bölgesinde nefes borusunun hemen önünde yer alan, kelebek benzeri iki kanadı ve bir de birleştirici bölgesi olan 20-25 g ağırlığında bir iç salgı bezidir. Halk arasında guatr bezi olarak bilinen bezin tıbbi adı tiroid bezidir.<br />
Tiroid bezinin görevleri nedir?<br />
Tiroid bezi yaşam için son derece önemlidir. Tüm hücrelerin enerjisini sağlamada önemli görevleri olan tiroid hormonlarının salgılandığı yerdir. Tiroid bezi bu görevini yapabilmek için içerisinde iyot maddesini biriktirir. İyot maddesini kullanarak T3 ve T4 hormonlarını üretir.</p>
<p>Tiroid bezi nasıl çalışır?<br />
Tiroid bezinin çalışması beyin içerisinde bulunan bir bezden salgılanan TSH (Tiroid bezi uyarıcı homonu) tarafından düzenlenir. Bu hormon tiroid bezinde tiroid hormonlarının (en önemlileri T3 ve T4) yapımını ve salgılanmasını sağlar. TSH hormonu ise beynin daha üst merkezlerinin denetimi altındadır. Tiroid bezi hormonları içinde vücut hücreleri üzerinde daha etkin ve aktif olan T3 hormonudur. Tiroid bezinin çalışmasında iyot maddesinin çok önemi vardır.</p>
<p>Tiroid hormonlarının görevleri nelerdir?<br />
Tiroid hormonları hücrelerin aktivitelerinde görev alırlar. Hücrelerin enerji sağlamalarında etkindir. Ayrıca hücre gelişimi ve canlılığının devamında da önemli fonksiyonları vardır. Tüm dokularda etkisi görülür. Kas, kemik, beyin vb. gibi akla gelebilecek her yerde etkilerini gözlemek mümkündür. Büyüme ve gelişme üzerine de etkilidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/tiroid-bezi-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anjiyografi Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/anjiyografi-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/anjiyografi-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 20:47:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/?p=55971</guid>
		<description><![CDATA[Anjiyografi Nedir Anlamı
Anjiyografi vücut damarlarının görüntülenmesi demektir. Damar içine damarların görünür hale gelmesini sağlayan ve kontrast madde olarak tanımlanan ilaç verilerek, özel röntgen cihazları yardımıyla DSA adı verilen filmler elde edilir. Anjiyografi sayesinde organları besleyen damarlar görüntülenerek damar hastalıkları veya bu damarlardan beslenen organlara ait tanı koydurucu bilgiler edinilir. Ayrıca elde edilen bilgiler doğrultusunda anjiografi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anjiyografi Nedir Anlamı</p>
<p>Anjiyografi vücut damarlarının görüntülenmesi demektir. Damar içine damarların görünür hale gelmesini sağlayan ve kontrast madde olarak tanımlanan ilaç verilerek, özel röntgen cihazları yardımıyla DSA adı verilen filmler elde edilir. Anjiyografi sayesinde organları besleyen damarlar görüntülenerek damar hastalıkları veya bu damarlardan beslenen organlara ait tanı koydurucu bilgiler edinilir. Ayrıca elde edilen bilgiler doğrultusunda anjiografi tedavi amaçlı olarak da kullanılır. Anjiyoplasti (Balonla daralmış damarları açma) bunun klasik bir örneğidir. Bu sayede cerrahi tedavi gerektiren birçok hastalık, cerrahi ve genel anestezinin riskleri olmaksızın tedavi imkanı bulmaktadır.</p>
<p><img src="http://www.saglik.tr.net/images/topl5.jpg" border="0" alt="" width="157" height="177" /></p>
<p><img src="http://www.saglik.tr.net/images/topl6.jpg" border="0" alt="" width="162" height="196" /></p>
<p>Hazırlık:<br />
Anjiyografi işlemi öncesi gece yarısından sonra sabah alınması zorunlu ilaçlar dışında birşey yenilip içilmemelidir. Eğer kanı sulandırıcı ilaç kullanıyorsa (aspirin, coumadin gibi) işlem öncesi ilgili hekime danışılmalıdır. İşlem öncesi hastanın böbrek fonksiyonlarının bilinmesi de önemlidir. Ayrıca kasık tüy temizliği işlem öncesi yapılmış olmalıdır.</p>
<p>İşlem:<br />
Anjiyografi öncesi hastaya özel önlük giydirilir ve hasta anjiyografi masasına yatırılır.Tercihen sağ kasıktan cilt temizliğini takiben lokal anestezi sonrası özel kateter yardımıylaamaca göre atar damar veya toplar damar içine girilerek kontrast madde verilip damarlar görüntülenir. Bu sırada lokal anestezi yapıldığı için hasta işlemi hissetmez.</p>
<p>Anjiyografik işlemler:<br />
Tanıya yönelik:<br />
Kol ve bacak damarlarının görüntülenmesi<br />
Karın içi organ damarlarının görüntülenmesi<br />
Beyin damarlarının görüntülenmesi<br />
Akciğer damarlarının görüntülenmesi<br />
Kalp damarlarının görüntülenmesi</p>
<p>Tedaviye yönelik:<br />
Anjiyoplasti: Dar veya tam tıkalı damarların balon ya da stent denilen özel araçlarla tekrar açılması için yapılır. Bacak damarlarındaki tıkanmalar, tansiyon yükselmesine neden olan böbrek damarı tıkanıklıkları, beyni besleyen damarların tıkanıklıkları bu yolla radyologlar tarafından ameliyatsız tedavi edilebilirler. İşlemlerde genel anestezi uygulanmaması önemli bir avantajdır.</p>
<p>Anjiyo embolizasyonlar: Anormal damar yumaklarının, damarlarda oluşan baloncukların ya da anormal kanlanma gösteren kanser dokularının damarlarının çeşitli şekillerde tıkanması işlemidir.Yoğun olarak beyin kanamalarının en sık nedenleri olan damarlarda oluşan baloncukların ve AVM adı verilen anormal damar yumaklarının tıkanması amacı ile kullanılır. Kanser dokularının, özellikle karaciğer kanserlerinin, anormal damarlarının tıkanması aracılığı ile tedavide kullanılır. Radyologlar tarafından yapılan bu işlemlerle de, sadece cerrahi tedavisi olan hastalıklar lokal anestezi ve anjiografi yöntemiyle tedavi edilmiş olmaktadırlar. Bununla birlikte bu tedavi yöntemlerininde cerrahi tedavilerde olduğu gibi belirli riskleri bulunmaktadır.</p>
<p>TIPS(Transjuguler intrahepatik porto-kaval şant): Son dönem karaciğer hastalığında mide varis kanamasının tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Boyun damarından yanlızca bir kateter ile girilerek karaciğerdeki damarlar arasında yapay bir damar yaratarak kan geçişini sağlayan ameliyata alternatif bir yöntemdir.</p>
<p>İnferior vena kava filtresi yerleştirilmesi: Bacak toplar damarlarından alt ana toplar damar (inferior vena kava) yoluyla akciğerlerine sık sık pıhtı taşınan ve bu nedenle akciğer damarlarında tıkanma oluşan hastalarda alt ana toplar damar içine kasıktan kateter yardımıyla girilerek pıhtı geçişini engelleyici filtre yerleştirilmesi işlemidir.</p>
<p>İşlem sonrası:<br />
İşlem sonrası kateter takılan bölgenin temizliği ve pansumanını takiben hastalar ortalama 2-4 saat yatarak takibe alınırlar ve eve gönderilmeden önce bilgilendirilerek kontrollere çağırılırlar. Bununla birlikte komplike vakalarda hastanede birkaç gün yatmak sözkonusu olabilir.</p>
<p>Komplikasyonlar:<br />
Başlıcaları kontrast madde allerjisi, lokal anestezik madde allerjisi ve kanamadır. Kullanılan kontrast madde miktarı modern anjiografi cihazlarıyla en aza indirgenmiştir. Allerji olup olmadığı önceden hastayla konuşularak belirlenebilir. Ancak bazı durumlarda ilk kez allerji oluşabilir. Oran oldukça düşüktür. Böyle bir durumda gerekli ekipmanlar anjiografi bölümünde hazır bulundurulur. Kanama için önceden kan testleri yapılır. Anormallik varsa işlem yapılmaz. Mutlaka yapılması gerekliyse gerekli tedbirler alınarak işleme başlanır. işlem sonrasında kanama ihtimaline karşı hastalar belirli süre gözlem altında tutulur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/anjiyografi-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hidatik Kist Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/hidatik-kist-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/hidatik-kist-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 20:44:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/hidatik-kist-nedir-anlami.html</guid>
		<description><![CDATA[Hidatik Kist Nedir Anlamı
Ülkemizde en sık görülen paraziter kistik hastalıktır. Hayvancılığın özellikle koyun sığır yetiştiriciliğin yaygın olduğu bölgelerde yoğun olarak görülmektedir. Hastalık yapan bir Echinococcus granulosus adı verilen parazittir. Nadirde olsa Echinococcus alveolaris dediğimiz parazitte bu hastalığı yapabilir. Bu parazit etçil memelilerin (köpek v.b.) bağırsaklarında larva veya kist şeklinde otçul memelilerin iç organlarında yaşar. Paraziti [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hidatik Kist Nedir Anlamı</p>
<p>Ülkemizde en sık görülen paraziter kistik hastalıktır. Hayvancılığın özellikle koyun sığır yetiştiriciliğin yaygın olduğu bölgelerde yoğun olarak görülmektedir. Hastalık yapan bir Echinococcus granulosus adı verilen parazittir. Nadirde olsa Echinococcus alveolaris dediğimiz parazitte bu hastalığı yapabilir. Bu parazit etçil memelilerin (köpek v.b.) bağırsaklarında larva veya kist şeklinde otçul memelilerin iç organlarında yaşar. Paraziti taşıyan etçil memeliler dışkılarıyla bu parazitlerin yumurtalarını dışarı atarlar. İnsanlar infekte olmuş sebze v.s. yiyecekleri yiyerek parazitin yumurtasını alırlar. Burda otçul memeliler gibi insanlar arakonak görevi görür. İnsan bağırsağına alınan yumurtalar burda embriyoya dönüşerek kana geçerek karaciğer v.s. organa taşınır. İnsanda kistlerin en fazla oluştuğu yer karaciğerdir. Bu embriyoların bir kısmı karaciğerden sistemik kan dolaşımına katılarak akciğer, dalak, böbrek, kemik, beyin v.s. organlara taşınabilir.</p>
<p>Parazitler insan vücudunda çeşitli organlara yerleştikten sonra içi sıvı ve parazit dolu olan kistler oluştururlar. Akciğerde genellikle tek kist bulunur. Akciğerde hidatik kist bulunan olguların %60 varan oranlarda karaciğerinde de kist bulunur. Oluşan kistler üreme kabiliyetine sahiptir, kist içeriği diğer yerlere yayılarak yeni kistler yaparlar. Akciğerdeki hidatik kistler yırtılarak akciğer boşluğuna yani soluk borusuna boşalabilir, vücut boşluğuna boşalabilir veya infekte komplike kist haline dönüşebilir. Bazı kistler ise kendiliğinden gerileyip yok olabilir.</p>
<p>Hidatik kistler yavaş büyürler ve herhangi bir semptom göstermezler. Hastaların çoğu başka bir nedenle veya kontrol amaçlı akciğer filmi çektirdiklerinde tanı alırlar. Hastaların ¾ ünde kistler akciğerin alt tarafında ve tek olma eğilimindedir. Hidatik kist çocuklarda erişkinlerden daha fazla görülür. Klinik olarak tanı konulan kistlerin yaklaşık yarısı akciğerdedir. Bu kistler vücutta sadece kitle etkisi yaparlar. Olguların yarısında basıya bağlı öksürük görülür, daha az bir hasta grubunda nefes darlığı ve göğüs ağrısıda bulunabilir. Akciğerdeki lezyon 1-20 cm arasında olabilir. 7 cm den büyük kistlerin %30 u soluk borusuna açılır ve hastalar ağızlarından berrak bir sıvının (kaya suyu) geldiğini söylerler. Bazen de yoğun öksürükle birlikte peynir parçası, üzüm kabuğu, soğan-yumurta zarına benzer bir maddeyi çıkartabilir. Hidatik kist eğer yırtılırsa insanlarda aşırı duyarlılık reaksiyonlarına yol açabilir. Bu sırada deri bulguları, solunum yollarının daralması, gibi bulgular ortaya çıkabilir. Bazı hastalarda ise rüptüre bağlı sekonder infeksiyon, abseleşme, yoğun kanama oluşabilir.</p>
<p>Tanıda radyolojik incelemenin rolü büyük olduğu gibi bazı laboratuar testleri de önem arzeder. Kesin tanı hidatik kist elemanlarının plevral sıvı veya balgamda saptanması ile konur. Tanıda iğne aspirasyonu yapılmaz. Çünkü kist yırtılabilir ve sıvı sızıntısına neden olabilir.</p>
<p>Hidatik kistin temel tedavi prensibi cerrahi yöntemle kistin çıkarılmasıdır. Kist hızlı büyüyerek etrafa bası yapabilir, üstüne başka bir ajanla sekonder infeksiyon gelişmiş olabilir, kist vücut boşluğuna yırtılmış olabilir bu durumlarda cerrahi müdahale şarttır. Kistin cerrahisinde kiste ulaşıldığınde enjektörle içindeki sıvıdan bir miktar alınır ve içine kistleri öldürücü bir ajan verilerek çıkarılma sırasında yırtılmasına karşı önlem alınır. Cerrahinin uygulanmamsı gereken bazı durumlarda vardır. Eğer organda birden fazla kist varsa veya daha önceden ameliyat edilen kişide tekrar kistler oluşmuşsa hastanın ameliyat olması tavsiye edilmez. %10 civarında cerrahi sonrası kist tekrarlayabilir. Ameliyat öncesi ve sonrası 1 yıl sürece antikor negatif ise, ameliyat öncesi antikorlar düşük ameliyat sonrası 1,5 yıl negatifse, ameliyat sonrası antikor miktarında yükseliş yaşanmadan 2 yıl süre ile antikor miktarı düşmüşse hastalığın gidişatı iyi demektir.</p>
<p>Hidatik kist hastasında<br />
- hastanın genel durumu veya kistin lokalizasyonu operasyona uygun değilse<br />
- cerrahi sırasında kist yırtılmışsa<br />
- birden fazla kist mevcut ise<br />
- önceden cerrahi yapılmasına rağmen kist yeniden oluşmuşsa<br />
- ameliyat öncesi kisti öldürmek ve ameliyatı kolaylaştırmak için<br />
- kistin yeniden oluşmasını önlemek için<br />
ilaç kullanılması gerekir. Medikal tedavide Albendazol, mebendazol ve praziquantal en sık kullanılan ilaçlardır. Bu ilaçların kullanılması ile bazı yan etkiler görülebilir. Bulantı, kusma, karın ağrısı, isal, ateş, baş ağrısı, saç dökülmesi gibi yan etkiler görülebilir. Cerrahi uygulama veya ilaç tedavisinin başlanması kararının uzman hekim tarafından verilmesi gerekir. Uygun tedavinin uygulanması için hastaların genel cerrahi uzmanına başvurmaları gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/hidatik-kist-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şifalı Bitkiler Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/sifali-bitkiler-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/sifali-bitkiler-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 20:44:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/sifali-bitkiler-nedir-anlami.html</guid>
		<description><![CDATA[Şifalı Bitkiler Nedir Anlamı
•Acıağaç : İştah açar, hazmı kolaylaştırır. Ateşi düşürür. Tükürük ifrazatını arttırır. Mide, bağırsak, karaciğer ve böbreklerin çalışmasını düzenler. Böbrek sancılarını keser, taşların düşürülmesine yardımcı olur. Bağırsak kurtlarını döker. Kanamaları durdurur. Haşarat kaçırıcı olarak da kullanılır. Fazla kullanılacak olursa; baş dönmesi, mide bulantısı ve kusma yapar.
• Adaçayı : Mide ve bağırsak gazlarını giderir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şifalı Bitkiler Nedir Anlamı</p>
<p>•Acıağaç : İştah açar, hazmı kolaylaştırır. Ateşi düşürür. Tükürük ifrazatını arttırır. Mide, bağırsak, karaciğer ve böbreklerin çalışmasını düzenler. Böbrek sancılarını keser, taşların düşürülmesine yardımcı olur. Bağırsak kurtlarını döker. Kanamaları durdurur. Haşarat kaçırıcı olarak da kullanılır. Fazla kullanılacak olursa; baş dönmesi, mide bulantısı ve kusma yapar.<br />
• Adaçayı : Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır. Astımdaki sıkıntıları geçirir. İdrar ve ter söktürür. Banyo suyuna katılıp yıkanılırsa; zindelik verir. Günde, 3 kahve fincanından fazla içilmemelidir.<br />
• Adamotu : Zehirli bir bitkidir. Ağrı kesici, yatıştırıcı, cinsel gücü arttırıcı etkileri vardır. Rast gele kullanıldığında zararlı olur.<br />
• Ahlat (Yabanarmudu ) : Meyveleri ishal keser. Zehirli hayvan sokmalarinda, filizi ezilip yaraya sürülür.<br />
• Ahududu : Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Vücuda dinçlik verir.<br />
• Alıç : Asabi çarpıntıları giderir. Sinir bozukluğunu geçirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Aritmide kullanılır. Uykusuzluğu giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve göğüs nezlesinde faydalıdır.<br />
• Anason : Kullanilan kismi, meyvalari ve yapraklaridir. Meyveleri tamamen olgunlastiktan sonra toplanir ve gölgede kurutulur. Hazmi kolaylastirir. Istahsizligi giderir. Mide ve barsak gazlarini söktürür. Idrar artirir. Migren agrilarini keser. Astim, nefes darligi ve bronsitte görülen sikayetleri giderir.<br />
• Anason : Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. İdrarı arttırır. Öte yandan kusmayı ve ishali keser.<br />
• Ardıç : Kozalaklari mavimsi siyah renklidir. Yenir ve idrar söktürücü özelliktedir.<br />
• Aslanağzı : Balgam söktürür. Bronşitte rahatlık verir<br />
• Asma : Yaprakları ile yapılan ilaçlar kanamayı durdurur. Vücuda kuvvet verir. Sarılığı keser. İshali durdurur.<br />
• Ayı üzümü : Kuvvet verir. İshali keser. İdrar yollarını temizler. İdrar söktürür. Ateşi düşürür. İdrar yollarındaki taşların düşmesine yardım eder. Prostat büyümesinden kaynaklanan şikayetleri giderir.<br />
• Ayrıkotu : Bitkinin etli kökleri çok eskiden beri üriner hastalıklarda kullanılan önemli bir halk ilacıdır. Kökler mesane ve böbrek iltihapları dahil, mesanedeki tas ve kumları düşürmek için kullanılan iyi bir idrar söktürücüdür.<br />
• Ayva : İshal ve dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. İnce bağırsak iltihabını giderir. Kanı temizler. Çarpıntıyı dindirir.<br />
• Badem : Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Böbrek, mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.<br />
• Badem : Aci bademin uçucu yagi, iyi bir koku ve tat giderici (balik yagina ilave edilir) ve hafif bir dezenfektandir. Badem tohumlari, badem surubu hazirlanmasinda kullanilir. Çocuklar için iyi bir müshildir. Kremlerin terkibine girer. Meyve kabugu halk arasinda bogaz agrilarina karsi kullanilmaktadir.<br />
• Bakla : İdrar yollarını temizler. Böbrek ağrılarını dindirir. Böbrek iltihaplarını giderir. Böbrek kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.<br />
• Baldıran ( Ağuotu) : Nemli yerlerde yetişen, 1-2 metre boyunda zehirli bir bitkidir.Ev ilaçlarında kullanılmaz.Tıpta, özellikle dişçilik alanında kullanılır.Ağrı kesici, spazm giderici ve siyatik, tetanoz ile epilepsi hastalıklarinin tedavisinde kullanılır.<br />
• Bamya : Meyvesi beş bölmeli,tohumları yuvarlak ve yeşilimtrak gri renkte bir sebze. Faydalı bir sebzedir. Yaş veya kuru olarak sarf edilir. Konserveleri de yapılır. Meyveleri müsilajlıdır. Kabızlık tedavisi ve barsakların düzenli çalışması için faydalıdır.<br />
• Banotu : Yumuşak tüylü, otsu bir bitki. Gavur haşhaşı adıyla da bilinmektedir.Meyve çok tohumlu ve bir kapakla açılıp tohumlarını saçan bir kapsüldür.Altı türü vardır. (Siyah Banotu) ile (Mısır Banotu) tedavi sahasında kullanılır. Mısır Banotu Malatya civarında bulunmaktadır. Bilhassa alkaloit endüstrisi için önemlidir. Siyah Banotu hemen hemen bütün Anadolu ve Trakya’da bulunur. Meyvaları çanak yapraklar tarafından sarılan, kapak ile açılan bir kapsüldür. Bu kapsül içinde gri esmer renkli, üzerinde küçük çukurcuklar bulunan çok miktarda tohum bulunur.Bitkinin kullanılan kısmı; yaprakları, kökü ve tohumlarıdır. Yapraklar, bitki çiçekli iken toplanır ve kurutulur. Tohumlar tamamen olgunlaştıktan sonra alınır, güneşte ya da 40-50 derecelik fırınlarda kurutulur. Kuvvetli bir uyuşturucu ve ağrı kesicidir. Bazi müshillerin tesir edebilmesini kolaylaştırır. Bilmeden kullanıldığında zehirlenmelere sebeb olan bir bitkidir.<br />
• Bezelye : Taze ve donmuş olarak kullanılabilen bezelye B1, C vitaminleri, protein, lif ve folik asit içerir. Sinir sisteminde sorunları olanlara tavsiye edilir.<br />
• Biberiye ( Kuşdili otu) : 1-2 m yüksekliğinde, kışın yapraklarını dökmeyen bir bitki.Kuşdili olarak da bilinir.Yapraklar ve çiçeklerinden uçucu yağ, tanen, acı maddeler, organik asitler ve glikozit elde edilir. Mide ve barsak uyarıcısı, idrar söktürücü ve safra artırıcı etkisi vardır. Uçucu yağ, uyarıcı olarak haricen kullanılır. Ayrıca hazımsızlığı giderir.<br />
Çarpıntıları keser, migreni keser.İdrar ve adet söktürür.<br />
• Boru çiçeği ( çan çiçeği ) : Nefes darlığı , bronşit ve astımın sebep olduğu rahatsızlıkları giderir.<br />
• Böğürtlen : Dikenli ve çalı görünümünde bir bitki. Ekilmemis yerlerde, çit, yol ve hendek kenarlarında çok bulunur. Meyva birçok meyvanın oluşturduğu bileşik küre biçimindedir. Kullanılan kısımları yaprakları ve çiçek tomurcuklarıdır. Yapraklar çiçek açmadan toplanır, gölgede kurutulur. Yapraklarda tanen ve organik asitler ihtiva eder. Hafif kabız edici özelliği olmakla beraber; diş etleri, bademcik ve boğaz iltihaplarinda, ishal ve basurda kullanılmaktadır.<br />
• Brokoli : Kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan müthiş bir sebze. Çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine birebir. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli, vitamin deposudur. Brokoli tutkunlarında ender olarak bağırsak ve akciğer kanseri görülür, kalp dolaşım hastalıklarına da pek fazla rastlanmaz. Kadınlarda göğüs kanserini önler. Göğüs kanserine ve spinabifida hastalığına karşı etkili. Brokoli bol miktarda, göğüs kanseri riskini azaltan ‘indole’ adlı bir madde içeriyor. İndole, göğüs kanserine neden olan östrojen bozukluklarını engelliyor. Ayrıca brokolinin diğer bir özelliği de, spinabifida hastalığını (doğuştan belkemiğinde son omurun kapanmamış olması) önlemesi.<br />
• Buğday : Lifli gıdalar sağlıklı bir beslenmenin temelidir. Buğdayın dış kabuklarından elde edilen kepek de, genellikle mısır gevreği türü yiyeceklerle tüketilir. Kepekli buğday unundan yapılan kurabiye vb. bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar ve kabızlığı önler. Buğday tanesinin özü olağanüstü besleyicidir. Vücudun özümsediği kalsiyum, demir ve çinko burada depolanır. Besin değeri, potansiyel olarak yulaf ve mısırdan daha yüksek olan buğday, bağırsak ve rektum kanserini önleyici faktörler içerir. Ama, yulaf ve mısıra kıyasla sindirimi biraz daha zordur.<br />
• Ceviz : Yaprakları ve kabuklarıyla hazırlanan ilaçlar kanı temizler, kansızlığı giderir. İshal ve dizanteriyi keser. Verem ve şeker hastalığında hem besleyici, hem de tedavi edicidir. Saç ve elleri boyamakta da kullanılır. Bitki bilimcilere göre bol miktarda A, B1, B2, C, E ve K vitaminleri ile Chinon Juglon adlı aktif madde içeren cevizin hem içi, hem ağacının kabukları hem de yaprakları pek çok sağlık sorununa iyi geliyor. Her sabah kahvaltıda bir miktar ceviz içi yenmesinin zekayı geliştirdiğini belirten uzmanlar, yeşil ceviz meyvelerinin kabukları kaynatılarak içildiğinde erkeklerde cinsel gücü artırdığını belirtti. Vücudu besleyip güçlendiren cevizin yararlarından bazıları şöyle sıralanıyor: • Nasırlar üzerine konulan ceviz yağı zamanla bunların yok olmasını sağlar. • Taze dalların kabukları ve meyvelerinin kabukları ile karıştırılıp kaynatılarak elde edilen sıvı mideyi kuvvetlendirir. • Ceviz yapraklarından yapılan çay iştah açar, mideyi kuvvetlendirir, boğaz hastalıklarına iyi gelir. • Bir miktar ceviz yaprağı banyo suyuna karıştırılırsa cilt hastalıklarına iyi gelir. • Ceviz yaprakları pişirilerek çıbanların üzerine sarılırsa iyileşmesini sağlar. • Ceviz yağı yüz lekelerinin üzerine sürülüp masaj yapılırsa lekeler yok olur.<br />
• Civan Perçemi (Binbir yaprak otu, Kandil Çiçeği) : Bitkinin kullanılan kısmı, yapraklı ve çiçekli dallarıdır. Dallar ve çiçekler henüz tamamen açılmadan toplanır ve gölgede kurutulur. Bitkinin bu kısımları uçucu yağ, sabit yağ ve acı glikozit maddelerini ihtiva ederler. Kuvvet verici, uyarıcı, idrar ve gaz söktürücüdür. İçersindeki Sincolden dolayı antiseptik, balgam söktürücü ve midevidir. Yara iyi edici bir özelliği vardır. Basurda sulu hulasası fitil halinde verilir.<br />
• Çamfıstığı : Bronşit, verem, akciğer hastalıklarının çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Ruhi çöküntüyü giderir. Kalp hastalıklarında da faydalıdır.<br />
• Çemen : Balgam söktürür. Vücuda rahatlık verir.<br />
• Çiğdem (Mahmur Çiçeği) : Bitkinin kullanılan kısmı tohumları ve yumrusudur. İdrar söktürür, Kabızlığı giderir. Kesinlikle tavsiye edilen miktardan fazla kullanılmamalıdır. Çiğdem tohumu ve yumrusundan hazırlanan preparatlar uzun zamandan beri damla hastalığına karşı kullanılmaktadır. Daha çok ziraatta kullanılır.<br />
• Çilek : Körpe ve bol sulu çilekler sistemi temizliyor. Cilt sorunları olanlar için de iyi bir meyvedir. Böbrek, idrar yolları ve bağırsak sorunları için de birebirdir. Ayrıca diş etlerini güçlendiriyor, dişlerdeki tartarı önlüyor, ağız kokularını ve boğaz ağrılarını gideriyor. Çilekte yüksek oranda C vitamini bulunduğu gibi, yüksek tansiyon ve kolesterolü düşüren maddeler içeriyor. Çilek C vitamini ihtiyacını karşılar. Ayrıca bol miktarda potasyum içerir ve lifli besinler arasında önemli bir yer tutar. Diyabetli hastalar, çileğe şeker ilave etmemek şaartıyla bu meyveyi bol bol yiyebilirler.<br />
• Çörekotu : İştah açar. Vücuda kuvvet ve dinçlik verir. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını söker. Koklanacak olursa baş ağrısını keser.<br />
• Defne : Terletir, ateşi düşürür. Vücuda rahatlık verir. İdrar ve adet söktürür. İştah açar. Sinir ağrılarını dindirir<br />
• Deniz Kadayıfı : Solunum ve hazım sistemi nezlelerini giderir. Vücudu besleyici olarak da kullanılır.<br />
• Deniz Yosunu : Metabolizmanın işleyişini hızlandırıyor. Troid hormonundaki dengesizlikleri engellen maddelir içeren su yosunu, metabolizmayı hızlandırıyor. Ayrıca, B vitamini, kalsiyum ve çinko içeren yosun; deriye, tırnaklara ve saça karşı etkili.<br />
• Dereotu : Bitkinin kullanılan kısmı meyveleridir. Meyveler eylül sonunda toplanır ve gölgede kurutulur. Meyvelerinde sâbit ve uçucu yağ, pektin ve azotlu bileşikler vardır. Meyveler yatıştırıcı, mide ve bağırsak gazlarını önleyici olarak kullanılır. Hazımsızlık ve hıçkırığa tesiri iyidir. Yaprakları da yemek ve salatalarda kullanılır.<br />
• Devedikeni : Ateş düşürür. Terletir ve vücuda rahatlık verir.<br />
• Domates : Kanserden koruyucu ve yaşlanmayı zihinsel ve bedensel olarak yavaşlatıcı bir sebze. C ve E vitaminleri içerir. Domates zengin bir potasyum kaynağıdır ve çok az miktarda tuz bulunur. Yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olur ve vücudun su tutmasını engeller. Kalp hastalıklarına ve prostat kanserine karşı etkili. ‘Beta karotin’e yakın olan likopen içeriyor. Likopen vücudu kalp hastalıklarına karşı koruyan maddeler arasında yer alıyor. Araştırmalar domatesin prostat kanseri riskini azalttığını gösterdi. Haftada en az iki kez domates yiyen erkeklerin, diğerlerine oranla prostat kanserine yakalanma riskleri az<br />
• Dut : Beyaz dut yaprakları idrar söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır. Aç karnına yenen beyaz dut bağırsak solucanlarını söktürür.<br />
• Düğün Çiçeği : Kavak merhemi ile birlikte hâricen basura karşı verilmektedir.<br />
• Ebegümeci : Göğsü yumuşatır. Öksürük keser. Mide bulantısı ve kusmaları önler. Ateşi düşürüp vücuda rahatlık verir. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Dişeti hastalıklarını tedavi eder.<br />
• Eğreltiotu : Barsak parazitlerine karşı çok eski târihlerden beri kullanılmaktadır. Toz veya hulasa hâlinde alınır. Tavsiye edilen miktardan fazla alınmamalıdır.<br />
• Elma : Günde bir elma yemek doktoru evinizden uzak tutar. İki elma yerseniz, kalp ve dolaşım sorunlarına karşı korunmuş olursunuz. Kolesterolü yok eder ve kabızlığı önler. Sindirimi kolaylaştırır. Kokusu rahatlatır ve kan basıncını düşürür. Artrit, romatizma ve gut hastalıklarına karşı da yararlıdır.<br />
• Enginar : Kandaki üre ve kolesterolü düşürür. İdrar söktürür. Kandaki şeker miktarını ayarlar. Damar sertliği ve kalp hastalıklarını önler. Böbrekteki kumların dökülmesine yardımcı olur. Prostat, meme ve rahim ağzı kanserine karşı iyi gelir. Enginarın içinde bulunan Silymarin maddesinin, hücrelerin hasar görmesini engellediğine işaret eden araştırmacılar, ayrıca Silymarin maddesinin, prostat, meme ve rahim ağzı kanserini önleme konusunda da etkili olduğunu belirtti. Enginarın içinde, fiber, magnezyum, folate ve C vitamini bulunduğu, bu sebzeyi bol miktarda tüketenlerin, bulundukları yaşın daha altında gösterdikler.<br />
• Fesleğen : Öksürüğü keser. Baş dönmesini durdurur. Arı sokmasında faydalıdır. Ağız yaralarını tedavi eder. Fesleğen kokusu, sivrisinek ve tahtakurusu gibi haşaratları kaçırır.<br />
• Fındık : Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Vücuda kuvvet verir. Nekahat devresinin çabuk geçmesini sağlar.<br />
• Funda ( Süpürge Otu) : Bâzı türlerinin dalları ipek böcekçiliğinde askı olarak kullanılır. Dalları çalı süpürgesi yapımında, ayrıca yakacak olarak kullanılır. Genel olarak idrar yolları taşlarına karşı idrar söktürücü olarak kullanılır. Funda ayrıca, ishal ve böbrek taşları tedavisinde kullanılır. Zeytinyağı ile hazırlanan merhemi çıban ve egzamada faydalıdır. Zayıflamak için de kullanıldığı bilinmektedir.<br />
• Gelincik : Nefes darlığı, astım ve bronşitte rahatlık verir. Kan tükürme ve kusmayı önler. Yanıkları iyileştirir.<br />
• Greyfurt : C vitamini bakımından çok zengindir. Yarım greyfurt günlük C vitamini ihtiyacının yüzde altmışını sağlar. Kolesterol oranını düşüren pektin maddesi bulunur. Kansere karşı koruyucu özellik taşır. İştah açar.<br />
• Gül : Gülden gülyağı ve gülsuyu elde edilir. Gülyağı kozmetik ve parfümeride kullanılır.Gülyağının antiseptik (mikrop öldürücü) etkisi vardır. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Göz kanlanmaları ve göz nezlesinde etkilidir. Dâhilen ise hafif müshil etkilidir. Gülsuyu ve gül reçelleri halk arasında yaygın olarak kullanılır.<br />
• Gülhatmi : Balgam söktürür. Vücuda rahatlık verir. Nezle ve öksürükten kaynaklanan şikayetleri giderir. Boğaz, bademcik ve diş eti iltihaplarında kullanılır. Barsak iltihaplarında etkilidir.<br />
• Günlük Ağacı : Ağacın yongaları kurutulur, günlük ve buhur olarak kullanılır. Nefes darlığını giderir. Tütsü olarak kullanılır.<br />
• Güzelavratotu : Ağrı kesici ilaç yapımında kullanılır. Ayrıca, mide, barsak, astım, kalp, sinir ve beyin hastalıklarının tedavisi için yapılan ilaçlarda da kullanılmaktadır.<br />
• Hanımeli : Tıpta yaprakları gargara yapmak için, çiçekleri antispazmodik olarak, meyveleri de idrar söktürücü ve kusturucu olarak kullanılır.<br />
• Haşhaş : Bitkinin kullanılan kısımları ham meyvelerinin çizilmesi ile elde edilen afyon, kurutulmuş ham meyveler, yapraklar, tohumları ve tohumlarından elde edilen yağıdır.Bilhassa hâricen kullanılan bâzı merhemlerin bileşimine girer ve ağrı dindiricidir.Bileşiminde toplanma zamanına göre değişen afyon alkaloitleri vardır. Harici ağrı dindirici olarak, özellikle diş hekimliğinde kullanılır. Tohumlarının yağı ise, tohumları soğukta tazyik edilmesi sûretiyle elde edilen yağdır. Soğukta elde edilen yağın bileşiminde asitler az, sıcakta elde edilen yağın ise asitleri fazladır. Soğukta elde edilen yağ, bâzı merhemlerin bileşimine girer. Sıcakta elde edilen yağ, yemek yağı ve sanayide sabun yapımında kullanılır. İçerdiği zehirli maddeli dolayısıyla, hekim kontrolü ve tavsiyesi olmadan kesinlikle kullanılmamalıdır.<br />
• Hatmi : Ağız, boğaz ve dişeti iltihaplarını iyileştirir. Bağırsak iltihaplarını giderir.<br />
• Havuç : Haftada beş kere yendiği takdirde Harvard’ın araştırmalarına göre kadınlarda kalp enfarktüsünü, felç tehlikesini yüzde 68 oranında azaltıyor. Günde iki havucun erkeklerde kandaki kolesterolü yüzde 10 oranında azalttığı görülmüştür. Her gün yenen bir havuç da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indiriyor. Havuçtaki Beta-Karotin de gözleri yaşlılığın getirdiği görme zayıflığından koruyor ve bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. Mide ve bağırsak kanamalarını önler, kansızlığı giderir, anne sütünü arttırır, yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir, idrar ve bağırsak gazlarını söktürür, ülserdeki şikayetleri giderir. Kansere karşı etkili olduğu gibi cildin kurumasını da engelliyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Beta karotin (kansere neden olan serbest radikallari durduruyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor) içeren havucun en büyük özelliklerinden biri içerdiği bu maddenin cildin kurumasını engelleyen A vitaminine dönüşebilmesi.<br />
• Hayıt : İdrar söktürür. Sancıları keser. Aybaşı kanamalarını düzenler. Anne sütünü artırır. Hazımsızlığı giderir. Karın ağrısı ve ishali keser. Ayak şişlerini indirir. Akrep ve arı sokmalarında kullanılır.<br />
• Hindistancevizi : İdrar söktürür. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur. Mide ağrılarını giderir.<br />
• Hodan : Bitkinin çiçekleri ve yaprakları kullanılır. Fazla miktarda müsilaj, reçine, mâdenî tuzlar taşır. Yapraklar ve çiçekler ter verici, idrar ve balgam söktürücüdür. Boğaz ağrılarına ve öksürüğe karsı kullanılır.<br />
• Hurma : Kalbimizin yeni dostu bulundu: Hurma Bugüne dek kalp ve damar hastalıklarından korunmada elmanın sihirli gücü biliniyordu. İsrailli bilimadamları kalbin gerçek dostunun hurma olduğunu kanıtladı. İsrailli bilim adamları, hurmanın, kalp ve damar hastalıklarından korunmak için önerilen elmadan daha etkili olduğunu açıkladılar. İsrail’de yapılan bir araştırmada, elma ve hurmanın yararları karşılaştırıldı. Hurmanın lif, mineral ve fenol açısından zengin olduğunu söyleyen bilim adamları, elmada daha fazla bakır ve çinko bulunduğunu, buna karşılık hurmada sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum ve demir miktarlarının elmadan iki kat fazla olduğunu belirttiler. Bilim adamları, düzenli yenilmesi halinde kalp ve damar hastalıkları riskini azaltan bu meyvelerin içindeki yararlı maddelerin daha çok kabuklarında bulunduğunu kaydettiler.<br />
• Hüsnüyusuf : Mide üşütmesinden doğan şikayetleri giderir. İktidarsızlıkta da faydalıdır.<br />
• Ihlamur : Ihlamur çiçeği yatıştırıcı, idrar verici, göğüs yumuşatıcı ve balgam söktürücü olarak çay halinde kullanılır.Ihlamur çiçeği banyosunun da yatıştırıcı bir özelliği vardır. Balla karıştırılıp içilirse mide ülserine faydalıdır. Kan dolaşımını düzenler.<br />
• Isırgan : Dıştan tatbik edildiği zaman iç organlarda biriken kanı çeker. Burun kanamalarını keser. Balgam söktürür.<br />
• Ispanak : Kalp hastalıklarına, felce, yüksek tansiyona, yaşlılığın getirdiği göz hastalıklarına, kansere, hatta psişik rahatsızlıklara karşı da etkili bir sebze. Göz hastalıklarına ve derideki lekelenmelere karşı etkili. Ispanak içerdiği iki kimyasal madde sayesinde görme bozukluklarına karşı etkili. Haftada 6 kez ıspanak yiyenlerin yüzde 86 oranında yaşın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkan derideki lekelenmeler gibi bir sorunlarının olmayacağını gösteriyor. Ayrıca yaşla birlikte ortaya çıkan göz hastalıklarına karşı da etkili. Bir porsiyon ıspanak, günlük demir ihtiyacımızın onda birini karşılıyor.<br />
• İncir : Bağırsakları yumuşatır. Kabızlığı giderir. Bronşit, öksürük ve boğaz ağrılarında faydalıdır. Enerji verir.<br />
• Kabak : Tohumları (çekirdekleri) tenya ve kurt düşürücü olarak bilhassa çocuklarda kullanılmaktadır. Tohumlar diş kabuklarından ayrılarak dövülür, şekerle karıştırılarak verilebilir. Ortalama doz çocuklarda 40 gr büyüklerde takriben 100 gr’dir. Kabak çok besleyici özelliktedir C ve B1 vitamini ihtiva eder. Pişirilen etli kısmı yiyecekten başka çıban ve şiş yerlere lapa olarak da tatbik edilir.<br />
• Kahve : Kahvede kafein alkoliti vardır.Kafeinin az miktarının damarları genişletmek sûretiyle uyarıcı etkisi vardır.Kalbi kuvvetlendirir, sindirimi kolaylaştırır, böbrek damarlarını genişleterek idrarı çoğaltır, solunumu hızlandırır. Kanı beyne çekerek, beynin faaliyetini arttırır ve narkotiklerle zehirlenmelere karşı kullanılır. Fazla miktarda alındığında uyarıcı etki fazlalaşır, kalbin çarpıntısını arttırır, kulakların uğuldamasına sebep olur.<br />
• Kakao : Kafeinden dolayı kahvede olduğu gibi yatıştırıcı ve uyarıcı etkisi vardır. Az miktarı kalbi kuvvetlendirir, sindirimi kolaylaştırır, idrar söktürür. Fazla miktarı zararlıdır.<br />
• Kantaron : Çayı kuvvet verici, iştah açıcı, ateş düşürücü ve hazmı kolaylaştırıcı olarak verilir. Ayrıca astım ve mide ağrılarında da faydalı olduğu bilinir.<br />
• Karabaş Otu : Ağrıları dindirir. Kalbe kuvvet verir. Balgam söker. Uyuşukluk giderir, zindelik verir.<br />
• Karabiber : Mideyi ısıtır. iştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve barsaklardaki mikropları öldürür. Enerji verir. Afrodizyak özelliği vardır.<br />
• Karanfil : Mikropları öldürür. Ağrıları dindirir. Sinirleri uyarır. Hazmı kolaylaştırır. Koku giderir. İştah açar.<br />
• Karnabahar : Zihin yorgunluğunu giderir. Afrodizyak özelliği vardır. Sinirleri kuvvetlendirir. İdrar söktürür. Dalak hastalıklarına iyi gelir. Şeker hastalarına faydalı olduğu bilinir.<br />
• Karpuz : Vücuttaki toksinleri temizler ve böbrekteki kumları eriterek sıhhat ve zindelik kazandırır. Ayrıca kemik gelişimine de yardımcı olur.<br />
• Kasımpatı : Böcek öldürücü ilaç yapılır.<br />
• Katırtırnağı : İdrar ve balgam söktürür. Hazmı kolaylaştırır. Böbrek ve safrakesesi taşlarının düşürülmesine yardım eder. Mesane hastalıklarını tedavi eder. Romatizmada faydalıdır. Kabızlığı giderir. Kalp hastalıklarında kullanılır.<br />
• Kavun : Kavun meyve olarak çok yenildiği gibi tohumları (çekirdekleri) de tıbbî olarak kullanılmaktadır. Olgun kavunların çekirdekleri kurutulur. Çekirdekler halk tabâbetinde öksürüğe karşı (çekirdekleri suda, suyu yarıya ininceye kadar kaynatılıp içilmesiyle) kullanılır. Ayrıca kavun, sinirleri yatıştırır, böbreklerdeki kanı temizler, taşların düşürülmesine yardımcı olur. Barsaklarda ülser ya da iltihab olanlarla, şeker hastaları ve yüksek tansiyonu olanlar yememelidir.<br />
• Kayın Ağacı : Avrupa kayınının tohumlarından elde edilen yağ, yemek yağı olarak margarin endüstrisinde kullanılır. Kayın katranının distilasyonundan antiseptik olarak kullanılan kreozot elde edilir. Bu da dıştan romatizma ve deri hastalıklarına karşı kullanılır. Kabuklarının suda kaynatılmasıyla elde edilen su yüz lekeleri ve çilleri giderir.<br />
• Kayısı : Çekirdeklerinden yağ elde edilir. Etli meyvesi şeker, organik asitler ve C vitamini ihtivâ etmesi bakımından önemlidir. Çekirdek içinden elde edilen yağ badem yağı yerine, yaprakları derelerde balıkları sersemleterek tutmak için kullanılır.<br />
• Kaynanadili : Dizanteri ve ishali giderir.<br />
• Keçiboynuzu : Olgun meyveleri gıda olarak kullanılır. Kuru meyvelerin temizlenmiş unu bilhassa süt çocuklarının mide ve barsak bozukluklarında kullanılır. Ayrıca göğsü yumuşatır ve balgam söker. Sigara tiryakileri için faydalıdır.<br />
• Kekik : Bedeni kuvvetlendirir. Hazmı kolaylaştırır. Kalp çarpıntısını keser. Bağırsak iltihaplarını iyileştirir. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardım eder. Kandaki şeker miktarını azaltır.<br />
• Kenevir : Merkezî sinir sistemine etki eder, yatıştırıcı ve uyuşturucudur. Hazım sistemine pek tesiri yoktur.<br />
• Kereviz : Kerevizde B vitamini, demir ve kireç vardır. Kereviz unutkanlığı ve sinir yorgunluğunu giderir, idrar söker, böbrek taş ve kumlarının düşürülmesine yardım eder, kan ve süt yapar, karaciğeri temizler. Şeker, yüksek tansiyon ve romatizma da da faydalıdır.<br />
• Kestane : Kabuklarının suda kaynatılması ile elde edilen çay, ateş düşürür ve sinirleri yatıştırır. Meyvesi kasları kuvvetlendirir. Kan dolaşımını düzenler. Varis ve basur memelerinin meydana gelmesini önler. Karaciğer yorgunluğu ve şişliğini geçirir. Kansızlığı giderir. Damar sertliği ve yüksek tansiyondan şikayet edenlerle, şeker hastaları yememelidir.<br />
• Kına Ağacı : Ayak terlemesine engel olur. Dolamada kullanılır. Uyuz ve egzamaya iyi gelir. Guatrın üzerine bağlanırsa fayda görülür. Ağız yaraları ve deri çatlaklarını tedavi eder, saçları besler ve kuvvetlendirir.<br />
• Kınakına : Ateş düşürür. Sıtmayı tedavi eder. Tifoda faydalıdır. Ağır ve mikrobik hastalıkların nekahat devresini kısaltır. Cilt kaşıntılarında faydalıdır. İştah açar. Kuvvet verir. Kabızlığı giderir.<br />
• Kızılcık : Kızılcık meyvelerinden ezme, marmelat, meyve suyu yapılır. Kabız edici özelliği vardır. Gıdâ olarak istifâde edildiği gibi kabukları ateş düşürücü olarak kullanılır.<br />
• Kiraz : Aspirin yerine kiraz Kiraz yemek ağrıların dindirilmesinde aspirinden çok daha etkili oluyor. Michigan eyaletinde yaşayanlar, bu yörede çok yetiştiğinden, bol bol kiraz yiyorlar. Kimileri bu meyvenin gut ve mafsal iltihabından kaynaklanan ağrılara birebir olduğunu ileri sürüyor. Michigan Eyalet Üniversitesi’nden Muraleedharan Nair kirazda bulunan ve ”antosiyanin” olarak bilinen kırmızı renkteki kimyasalların bu etkiyi yaratabileceğine dikkat çekiyor. Nair ve ekibi genelde uygulanana deneylerden yararlanarak söz konusu belişimlerin aspirin ve ibuprofen gibi ağrı kesicilerde bulunan enzimleri içerip içermediğini araştırdı. Ardından kimyasalların serbest radikallerin zararlı etkilerini yok edici özelliklerini inceleyerek bunları vitaminlerle karşılaştırdı. Sonuçta, 20 kirazda 12-25 miligram arasında antosiyanin bulunduğu ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin aspirinden on kat daha fazla olduğu görüldü. Kirazda bulunan antosiyanin maddesinin E ve Ca vitaminlerine benzer antioksidan etkiler yarattığına da tanık olundu. Nair’e göre, günde 20 kiraz yemek bir aspirin almakla özdeş etki yaratıyor. Nair kirazdaki antosiyaninin tablete dönüştürülmesine çalışıyor.<br />
• Kişniş : İştah açıcı, barsak gazlarını giderici, teskin edici, bas dönmesine karşı kullanılır.Fazlası zararlıdır.<br />
• Kivi : Bir kivide, bir portakalda olan C vitamininin iki katı vardır. Potasyum bakımından da zengindirler. Sindirimi kolaylaştırır ve kabızlığı önler.<br />
• Kuşburnu : Çok yoğun vitamin zenginliği nedeniyle gözlerin dostudur. Vücuda dirilik sağlar. 100 gram kuşburnunda bir sandık portakala eşdeğer C vitamini vardır. İyi bir raşitizm ilacı, etkin bir kan temizleyicisidir. Güçlü bir kurt düşürücü ve bağırsak yumuşatıcısıdır. Mide kramplarına ve sindirim sistemi zorluklarına karşı faydalıdır. Romatizma ağrılarını gideriyor. Basur tedavisinde iyi sonuç veriyor.<br />
• Kuşkonmaz : Hazımsızlığa karşı etkili. Antitoksit maddeler içeren bu sebze böbreği toksinlerden arıtıyor ve besinlerin hazmedilmesini kolaylaştırıyor<br />
• Lahana : Kansere karşı etkili olduğu bilinen sebzelerin başında gelir. Bol miktarda B, C ve E vitamini, potasyum içerir. Özellikle meme ve rahim kanserine karşı etkilidir. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Kandaki şeker miktarını düşürür. Sarılık ve safra kesesi hastalıkları için iyidir. Astıma faydalıdır. Bağırsak kanserine karşı etkili. Lahana kanser hücrelerinin üremesini engelleyen kimyasal bir madde (isotiocyanates) içeriyor. ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, haftada bir gün lahana yiyenlerin bağırsak kanseri olma riskleri üçte iki oranında azalıyor.<br />
• Lavanta : Lavanta çiçeği, kuvvet verici, idrar söktürücü ve romatizmaya karşı çay hâlinde kullanılır. Çok iyi bir koku vericidir. Hâricen yatıştırıcı olarak da kullanılır. Parfümeri sanâyiinde kullanılan önemli bir bitkidir.<br />
• Mantar : Bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Özellikle Çinliler’in ilaç niyetine yedikleri bu sebze, bünyeyi hastalıklara karşı koruyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor.<br />
• Marul : Kemik erimesine karşı etkili. Sütten bile daha fazla kalsiyum içeren bu sebze, kemikleri güçlendirmesi açısından bir numara. 100 gramında, küçük bir bardak sütün içinde bulunan kalsiyumdan daha fazlasına sahip. Bu miktar günlük kalsiyum ihtiyacının dörtte birine tekabül ediyor.<br />
• Maydanoz : Salata ve yemeklerin süsü maydanozun nerdeyse deva olmadığı dert yok gibi.. A ve C vitamini ile demir, kükürt, fosfos ve mangan elementleri deposu olan maydanoz sindirimi kolaylaştırıyor, böbrek taşlarını düşürüyor, görme gücünü ve anne sütünü artırıyor. Bir demir deposudur. Genellikle taze yenen maydanozda, kalsiyum, potasyum ve A vitamini vardır. Bir tutam maydanoz, günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar. Böbrekleri çalıştırarak idrar getirir ve taşları düşürüyor , kan şekerini normal seviyede tutar ve kansere karşı da koruyucudur. Yatmadan evvel yenildiğinde sabahları tatlı bir nefesle uyanmamızı sağlar. Anne sütünü artırır. Vücuttaki zehirli maddeleri dışarı atar. Görme gücünü artıyor, kaynatılıp içiildiğinde ve cilde bu suyla pansuman yapıldığında sivilcelere iyi geliyor. Kaynatılan maydanozun suyu gözlere pansuman yapıldığında gözdeki iltihaplanmaları önlüyor ve yanmayı geçiriyor. Kaynatılıp sirke ile saçlar yıkandığında saçların uzaması ve kuvvetlenmesini sağlıyor.<br />
• Mazı : Yaprakları siğilleri yok etmekte kullanılır. Kozalağından barsak kurdu düşürücü ilaç yapılır. Gebe kalmayı önlemek için kullanılır. Bazı zehirlenmelerde panzehir olarak kullanıldığı bilinir. Basur memelerinde de faydalıdır.<br />
• Melekotu : Kan dolaşımını düzenler. Terletir. Kurutulmuş melekotu dövülüp başa sürülecek olursa bitleri öldürür. Astım nöbetlerine faydalıdır.<br />
• Melissa : Yapraklar yatıştırıcı, mîdevî, gaz söktürücü, terletici ve antiseptik etkilere sâhiptir. Huzursuzluk ve sıkıntıları giderir. Hafıza zayıflığına faydalıdır. Baş dönmesi ve kulak çınlaması gibi şikayetleri keser. Hazımsızlık, baş ağrısı ve migrende de faydalıdır. Daha çok çay hâlinde kullanılır.<br />
• Menekşe : Bitkinin çiçekli dalları idrar söktürücü, bâzı deri hastalıklarında kan temizleyici olarak ve romatizmaya karşı kullanılır.<br />
• Mersin : Meyveleri yemiş olarak, kabızlık giderici ve antiseptik olarak kullanılır.<br />
• Meyankökü : Grip, nezle, anjin ve nefes darlığına faydalıdır. Öksürük ve balgam söktürür. Yüksek tansiyonu düşürür.<br />
• Mısır : Yüzde 18.3 gibi yüksek oranda lif içeriyor. Mısırın içeriğindeki yüksek karbonhidrat, enerji seviyenizi yükseltir. İçinde protein, kalsiyum, demir, fosfor, A ve B2 vitaminleri bulunur.<br />
• Mine Çiçeği (Güvercin otu) : Tıbbî olarak, kabız edici, teskin edici etkisi vardır. Baş ve mafsal ağrılarını dindirir. Yorgunluğu ve uykusuzluğu giderir.<br />
• Muz : Folik asit, potasyum ve B6 vitamini bakımından son derece zengin bir meyvedir. Potasyum krampları önler.<br />
• Nane : Yapraklari çay hâlinde yatıştırıcı, mîdevî, gaz söktürücü, bulantıyı giderici olarak kullanılır. Bunun yanında çeşitli ilâçların terkibinde kullanıldığı gibi, yaprakları çiğ veya kurutulmuş olarak yemeklere konur. Nâne esansı, çok miktarda zehir etkili olmasına karşılık az miktarı mîde ağrılarına ve bulantılara karşı kullanılabilir. Nâne uçucu yağı da oldukça fazla kullanılan bir yağdır.<br />
• Nar : Vücudu kuvvetlendirir. İshali keser. Burun poliplerine faydalıdır. Şerit düşürür. Kalbi kuvvetlendirir. Mide, bağırsak hastalığı olanlar, küçük çocuklar ve hamileler fazla kullanmamalıdır.<br />
• Nazarotu : Ekzama, basura karşı ve tütsü olarak kullanılır.<br />
• Nergis : Kusturucu ve ishal etkilidir. Kurutulmuş çiçekleri yatıştırıcı , müshil ve ateş düşürücü olarak çay hâlinde kullanlır.<br />
• Nilüfer : Kökleri kabız edicidir. Beyaz nilüferin çiçekleri, yatıştırıcı ve uyuşturucudur.<br />
• Nohut : Vücudu kuvvetlendirir. Anne sütünü arttırır.<br />
• Okaliptus : Özellikle solunum yolu hastalıklarında kullanılır.Öksürüğü keser, boğaz ve burun iltihaplarını giderir. İdrar yollarını temizler. Hâricen deri üzerine sürülmek sûretiyle antiseptik olarak da kullanılır. Ökaliptus yaprakları doğrudan doğruya kaynatılarak kullanıldığı gibi, yağının tıpta da pekçok faydaları vardır. İlâç olarak veya kaynatma ile buğu, koku hâlinde de kullanılır. Yapraklar nefes darlığı, kabız, balgam söktürücü olarak, haşere sokmalarına, her nevî ateşlenmeye, nezle, nevralji, bronşit, romatizma, şeker, üremi gibi hastalıklarda, yağ veya ekşitilerek sirke, toz sabun, pudra ve mâcun şeklinde kullanılır.<br />
• Ökseotu : Kalbin atışlarını arttırır. Damar kireçlenmelerinde faydalıdır. Sara ve akciğer kanamalarında kullanılır.<br />
• Pancar : Karaciğerin düzenli çalışmasını sağlar. Kansızlığı giderir. Şeker hastalığı ve vereme karşı korur. Mide ve barsakları kuvvetlendirir. Sinirleri yatıştırır.<br />
• Papatya : Çiçek durumu başları, çiçek açmadan önce toplanarak gölgede kurutulur.Çay hâlinde sabahları aç karnına bir bardak içilebilir. İdrar çoğaltıcı, iştah açıcı, yatıştırıcı ve gaz söktürücü etkilere sâhiptir. Basur memelerinde ağrı kesici, tedâvi edici etkiye sâhiptir. Boyar madde olarak da kullanılır.<br />
• Patates : Kızarmış yemezseniz kilo aldırmaz. Sindirimi kolaylaştırır, kabızlığı önler. Yorgunluğa karşı birebirdir. Bol miktarda C vitamini ve protein içerir. Halsizliğe karşı etkili. Vücuda enerji veren madde olan karbonhidrat içeren patates, C ve E vitaminleri ve beta karotin açısından en zengini. 100 gram patateste 80 kalori, 2 gram protein, 17 mg karbonhidrat, 7 mg kalsiyum, 53 mg fosfor, 20 mg C vitamini var. Yılın hiçbir zamanı bulmakta da güçlük çekmezsiniz. Her zaman söylenir, bir kez daha söylense sorun olmaz; patatesin besin değerinin büyük kısmı kabuğunda olduğundan soymak yerine özel bıçağı ile kazımak daha iyidir. Yine kabukları soyularak pişirilen patates C vitaminin yüzde 25’ini kaybediyor. Bu nedenle patatesi fırında kabuğuyla veya buharda ya da az suda pişirmek gerek.<br />
• Patlıcan : Kansızlığı giderir. Karaciger ve pankreasın düzenli çalışmasını sağlar. Kilo vermeye yardımcı olur. Böbrek yanmaları ve ağrılarını keser. Sinirleri yatıştırır. Kalp çarpıntılarını giderir. Cilt hastalıkları, şeker, mide, barsak ve karaciğer hastalıkları aşırı derecede olanlar yememelidir.<br />
• Pırasa : İdrar söktürür. Mide rahatsızlığına iyi gelir. Kabızlığı giderir. Basur memeleri için faydalıdır. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur.<br />
• Portakal : Antioksidantlar ile dolu bir meyve. Kanseri önleyici olarak bilinen bütün maddeleri içeriyor. Ayrıca bol miktarda C vitamini içeriyor. Kilo almaya engel olur. Kandaki kolestorolü düşürür.Vucüdun C vitamini, potasyum, protein, B ve E vitaminleri ile kalp hastalıkları ve antikanserojen maddeler ile kanser riskini azaltıyor, kolestorolü düşürüyor<br />
• Safran : Sinir sistemini uyarıcı, iştah açıcı, âdet söktürücü, koku ve renk verici olarak kullanılır.Fazla miktarda kullanılmamalıdır. Hamileler kesinlikle kullanmamalıdır.<br />
• Salatalık : Salatalığın kendisi ya da suyu cildimizi bir tonik kadar temizler. Salatalık kabızlığı önler, böbrek ve kalp hastalıklarında vücutta biriken suyun atılmasına yardımcıdır. Kalp hastalıkları ve enfeksiyonlara karşı etkili. Kükürt içeriyor ve bu madde vücudun enfeksiyonlara karşı dayanıklılığını artırdığı gibi, kolestrolü de düşürüyor.<br />
• Salep : Öksürük ve bronşite faydalıdır. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Zihni çalıştırma gücünü arttırır.<br />
• Semizotu : Mide ve barsak kanamalarında ve kanlı idrarda faydalıdır. Kanı temizler. Şeker hastalığında susuzluğu giderir. Uykusuzluk, sinir ve zihin yorgunluğunda faydalıdır.<br />
• Sinameki : Memleketimizde çok kullanılan müshil ilâcıdır. Kolit ve spastik kabızlıkta kullanılmaz.<br />
• Soğan Ve Sarımsak : Yüksek tansiyon ve kalp hastalığı tehlikesini azaltırlar. Soğan, mide kanserine yakalanma riskini; sarımsak da bağırsak kanserine yakalanma riskini azaltıyor. Sarımsağın mayasında bulunan maddeler hücrelerin zarar görmesini önleyerek, vücudu erken yaşlanmaya karşı koruyor. Antibiyotik ve nefes darlığını gideren bileşimler içeren sarımsak bağışıklık sistemini de kuvvetlendiriyor. Kalbe ve alerjik hastalıklara karşı etkili. Soğan içerdiği kimyasal maddelerle kalbimizi güçlendiriyor ve alerjik reaksiyonları engelliyor. Newcastle’da yapılan araştırmalar, düzenli bir şekilde soğan yiyenlerin damarlarının tıkanma riskinin azaldığını gösteriyor.<br />
• Soya : Uzun yaşamak isteyen herkes mutlaka soya tüketmelidir. Soya, içerisinde östrojen hormonuna benzer işlev gören ve bu hormonun etkilerini sulandıran bir madde içerir ve buda kadın bünyesi için son derece yararlıdır. Çünkü, hücre yenilenmesini hızlandıran östrojen hormonunun aşırı üretimi, göğüs, rahim ve boyun kanserine yakalanma riskini çok arttırır.<br />
• Sumak : Kabız edici, kan kesici, antiseptik etkili olup, ayrıca boğaz ve diş etleri hastalıklarında gargara hâlinde kullanılır. Sumak meyveleri de tanen, uçucu yağ ve organik asitler ihtivâ eder. Baharat olarak çok kullanılır.<br />
• Susam : Nefes darlığı ve bronşitte faydalıdır.<br />
• Şebboy : Tohumları kalp üzerine etkili bileşikler taşır.Ayrıca idrar söktürücü ve kabızlığı giderici etkisi vardır.<br />
• Şeftali : Çiçekleri kabızlığı giderir ve barsak solucanlarını düşürür. Meyvesi hazmı kolaylaştırır.İdrar yollarını temizler. Bol miktarda idrar söktürür. Basur memelerinden doğan şikayetleri giderir. Safra kesesi ve böbrekler için faydalıdır.<br />
• Taflan : Yapraklardan elde edilen taflan suyu öksürük dindirici olarak kullanılır.Taze meyveleriyse meyve olarak yenilmektedir. Kurutulmuş meyvelerinin tohumlarıysa şeker hastalığına karşı kullanılır.Tâze meyveleri taş düşürücü olarak da kullanılmaktadır.<br />
• Tarçın : Ruhi sıkıntıları giderir. Sürmenajda faydalıdır. Kalbi kuvvetlendirir. İştah açar, hazmı kolaylaştırır.<br />
• Tere : İştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Bronşları temizler, öksürük söktürür. İdrar söktürür, böbrekleri ve idrar yollarını temizler. Kanser, anemi ve lif hastalıklarına karşı etkili. Tere kanserle savaşan sebzelerin arasında olduğu gibi aynı zamanda en fazla kalsiyum, demir ve folik asit içerenlerin başında geeliyor. Tere gibi yeşil sebzeler yiyen kadınların, life ilişkin hastalıklara yakalanma riskleri daha az.<br />
• Turp : Böbreklerdeki mikropları öldürür. Kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur. Karaciğer şişliğini indirir. Sarılıkta faydalıdır. Safra taşlarının düşürülmesine yardımcıdır. Romatizma, siyatik astım ve bronşite faydalıdır.<br />
• Üvez : Özellikle bir şeker olan üvez şeker hastaları rejimi için iyi bir tatlandırıcıdır. Meyveleri ve yaprakları kabız edicidir. Yine meyveleri idrar söktürücü, kadınlarda âdetleri kolaylaştırıcı etkilere sâhiptir. Meyveler C vitaminince zengindir. Yapraklarının çayı şeker hastalığına karşı kan şekerini düşürücü olarak kullanılmaktadir. Zararsızdır.<br />
• Üzerklik : Bağırsak kurdundan prostata, hemoroitten karın ağrısına pek çok hastalığa iyi gelmektedir.<br />
• Vişne : İshali keser. Ateşi düşürür. İdrar söktürür. Vücuda rahatlık verir.<br />
• Yaban gülü : Kabız edici, idrar söktürücü olarak, böbrek ve safra taşlarına karşı kullanılır. C vitamini yönünden zengin olduğu için de bâzı bölgelerde marmelât yapımında kullanılır.<br />
• Yasemin : Çiçeklerinden hazırlanan çay göğüs yumuşatıcı ve sinirleri yatıştırıcı olarak kullanılır.<br />
• Yenibahar : Damar sertliğini önler. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını giderir.<br />
• Yerelması : Şeker hastaları için faydalıdır. Besleyicidir. Vücudun direncini arttırır. Kabızlığı giderir<br />
• Yılan yastığı : Ateşi düşürür. Terletir, vücuda rahatlık verir. Sinirleri uyarır.<br />
• Yosun : Haşlaması barsak kurtlarını döker. Saçlar yıkanırsa kuvvetlendirir.<br />
• Yulaf : Çocukların hazım güçlüklerini giderir. Bedeni ve ruhi yorgunlukları giderir. Kandaki şeker miktarını azaltır<br />
• Zencefil : İştah açar. Kusmayı önler. Bağırsak bozukluklarını giderir.<br />
• Zerdaçal : Mîdevî ve gaz söktürücü etkiye sâhiptir.<br />
• Zeytin : Zeytinyağı, safrayı artırır. Karaciğeri çalıştırır. Karaciğer ağrılarını keser. Sarılıkta faydalıdır. Yaprak ve kabukları yüksek tansiyonu düşürür. Kandaki şeker miktarını düşürür. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/sifali-bitkiler-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kıl dönmesi Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/kil-donmesi-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/kil-donmesi-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 20:41:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/kil-donmesi-nedir-anlami.html</guid>
		<description><![CDATA[kıl dönmesi Nedir Anlamı
Önceleri doğuştan bir hastalık olduğu kabul edilirdi. Günümüzde sonradan ortaya çıktığına inanılıyor. Sırt ve baştan dökülen kılların kuyruk sokumu bölgesinde cilt altı yağ dokusu içine girmesi hastalığa yol açar. Derinin içine doğru büyüyen kılların oluşturduğu kıl yuvaları ve ortaya çıkan enfeksiyon hastalıktan sorumlu. 
Kıldönmesi riskini artıran faktörler nedir?
Bisiklete veya ata binme gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>kıl dönmesi Nedir Anlamı</p>
<p>Önceleri doğuştan bir hastalık olduğu kabul edilirdi. Günümüzde sonradan ortaya çıktığına inanılıyor. Sırt ve baştan dökülen kılların kuyruk sokumu bölgesinde cilt altı yağ dokusu içine girmesi hastalığa yol açar. Derinin içine doğru büyüyen kılların oluşturduğu kıl yuvaları ve ortaya çıkan enfeksiyon hastalıktan sorumlu. </p>
<p>Kıldönmesi riskini artıran faktörler nedir?</p>
<p>Bisiklete veya ata binme gibi egzersizler, uzun süre oturmak, yolculuk yapmak, dar kıyafetler ve aşırı terleme hastalığın oluşumuna zemin hazırlar.</p>
<p>Kimlerde daha sık görülür? </p>
<p>Hastalık erkeklerde, 15-40 yaşları arasındaki kişilerde ve bedeninde daha çok sayıda kıl olan insanlarda daha sık olur. Kilolu erkeklerde görülme şansı daha fazla.17-25 yaşları arasında daha sık görülüyor. </p>
<p>Nasıl tedavi edilir?</p>
<p>Apse lokal anestezi altında cerrahi olarak boşaltılır. Uygun doz ve süre antibiyotik kullanımı ve pansumanlarla 2-3 haftada iyileşir. Hastalığın tedavisinde amaç ciltte görülen deliklerin ve bunlarla bağlantılı cilt altındaki kanalların ameliyatla etrafı normal doku olacak şekilde çıkarılması. Ortaya çıkan boşluğun açık bırakılması ya da kapatılması kararı cerrahın deneyimi ve tercihine göre bazen de ameliyatın seyrine göre değişir. Hastalıklı doku çıkarıldıktan sonra geride kalan boşluk açık bırakılırsa ortalama 2 ayda iyileşir. </p>
<p>Başka yöntemler var mı?</p>
<p>Hastalığın tedavisinde diğer yöntemler yaranın kısmen kapatılması. Karşılıklı kenarların dikilmesi veya deri yamasıyla kapatılması olarak özetlenebilir. Günümüzde en sık tercih edilen yöntem ortaya çıkan boşluğun sağ veya sol kalçadan hazırlanan deri parçasıyla kapatılması esasına dayanan Limberg Flep yöntemi. Bu yöntemin tekrarlama olasılığı yüzde 0-5 arasında. Ameliyattan sonra hastada açık yara bulunmadığı için iyileşme ve işe dönüş daha çabuk oluyor. Kıl dönmesi hastalığının ameliyatsız tedavisi günümüzde mümkün değil. Bazı merkezlerde güçlü yan etkileri bulunan fenol ve gümüş nitrat solüsyonları bu amaçla kullanılıyor. Ancak bu yöntemler tekrarlama olasılığı yüksek olduğundan batı ülkelerinde terkedildi.</p>
<p>Hastalığın tekrarlaması nasıl önlenebilir?</p>
<p>Hastalığın tekrarlamasını önlemek için ameliyat bölgesinin düzenli traş edilerek kılların temizlenmesi ve her gün duş alınmasını tavsiye ediyoruz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/kil-donmesi-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Guatr hastalığı Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/guatr-hastaligi-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/guatr-hastaligi-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 20:41:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/guatr-hastaligi-nedir-anlami.html</guid>
		<description><![CDATA[Guatr hastalığı Nedir Anlamı
Erkeklerden çok kadınlarda görülen tiroit bezi sorunları, birçok rahatsızlığa neden olabiliyor. Sizde kolay bir testle; troid bezi sorunlarının neden olduğu guatr hastalığı riskinizi tespit edebilirsiniz; 
Boyunda hemen gırtlağın altına yerleşmiş bir salgı bezi olan tiroit bezi, besinlerden alınan iyotu topla***** T3 ve T4 denen tiroit hormonlarını yapıyor. Vücuttaki hücre ve dokuların fonksiyonlarını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Guatr hastalığı Nedir Anlamı</p>
<p>Erkeklerden çok kadınlarda görülen tiroit bezi sorunları, birçok rahatsızlığa neden olabiliyor. Sizde kolay bir testle; troid bezi sorunlarının neden olduğu guatr hastalığı riskinizi tespit edebilirsiniz; </p>
<p>Boyunda hemen gırtlağın altına yerleşmiş bir salgı bezi olan tiroit bezi, besinlerden alınan iyotu topla***** T3 ve T4 denen tiroit hormonlarını yapıyor. Vücuttaki hücre ve dokuların fonksiyonlarını düzenleyen tiroit hormonlarının az miktarda salgılanması vücut fonksiyonlarının yavaşlamasına, fazla miktarda salgılanması ise vücut fonksiyonlarının hızlanmasına neden oluyor. Tiroit bezinin büyümesi ise guatr hastalığına yol açıyor. İşte yaşamınızı yakından etkileyecek guatır hastalığının yakalanma riskiniz bu testle tespit edebilirsiniz? </p>
<p>1. Kalp atımlarınızın çok yüksek veya çok düşük olduğunu saptadınız mı? 60 altı veya 100 üstü) </p>
<p>2. Boynunuzda sıkışma ve gerilme hissi var mı? </p>
<p>3. Terleme ve saç dökülmesini sıklıkla yaşıyor musunuz? </p>
<p>4. Son zamanlarda aniden aşırı kilo aldınız mı ya da verdiniz mi? </p>
<p>5. Cildinizde dökülme, kuruma veya mat bir<br />
görünüm var mı? </p>
<p>6. Ani sinir atakları veya gün içinde uyuklama yaşıyor musunuz? </p>
<p>7. Bacaklarınızda şişlik oluyor mu? </p>
<p>8. Soğuğa veya sıcağa karşı tahammülsüzlüğünüz son zamanlarda arttı mı? </p>
<p>9. Kabızlık, ishal veya karında ağrı atakları yaşıyor musunuz? </p>
<p>10. Unutkanlık yaşıyor musunuz? Ya da kendinizi depresyona meyilli hissediyor musunuz? </p>
<p>Yukarıdaki sorulardan en az 4 tanesine ve üstüne evet diyorsanız guatr hastalığı riski taşıyor olabilirsiniz. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/guatr-hastaligi-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Antibiyotik Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/antibiyotik-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/antibiyotik-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 20:40:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/antibiyotik-nedir-anlami.html</guid>
		<description><![CDATA[Antibiyotik Nedir Anlamı
Bazı mikropları öldüren ya da çoğalmalarını durduran ilaçlara antibiyotik denir. Antibiyotikler bu ilaçlarla etkilendiği bilinen mikropların yaptıkları hastalıkların tedavisi için kullanılır.Antibiyotikler ağrı kesmek ya da ateş düşürmek için kullanılmaz.
Antibiyotikler Her Mikrobik Hastalığı İyileştirir mi?
Antibiyotikler ancak bakteri adı verilen mikropların yaptığı hastalıkları iyileştirir. Grip, soğuk algınlığı gibi hastalıklara bakteriler yol açmaz. Bu nedenle bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Antibiyotik Nedir Anlamı</p>
<p>Bazı mikropları öldüren ya da çoğalmalarını durduran ilaçlara antibiyotik denir. Antibiyotikler bu ilaçlarla etkilendiği bilinen mikropların yaptıkları hastalıkların tedavisi için kullanılır.Antibiyotikler ağrı kesmek ya da ateş düşürmek için kullanılmaz.</p>
<p>Antibiyotikler Her Mikrobik Hastalığı İyileştirir mi?<br />
Antibiyotikler ancak bakteri adı verilen mikropların yaptığı hastalıkları iyileştirir. Grip, soğuk algınlığı gibi hastalıklara bakteriler yol açmaz. Bu nedenle bu gibi hastalıklarda antibiyotiklerin yararı yoktur. İshallerinde pek azına bakteriler yol açar. İshal olanlara da bu nedenle antibiyotik verilmesine gerek yoktur. Zatürre, idrar yolu iltihabı, orta kulak iltihabı gibi hastalıklar çoğu kez bakteriler nedeniyle oluşur. Bu hastalıklarda hekim önermişse antibiyotikler kullanılır. Bu durumda da yeterli kullanılmaları gerekir. Her hastalık için gerekli antibiyotik de değişiktir. Bu hastalıkları ayırt etmek için çoğu zaman hekimler laboratuvar testlerine gerek duyarlar. Mikrobik olmayan hastalıklarda antibiyotiklerin zaten hiçbir yararı yoktur.</p>
<p>Antibiyotikler Nereden Alınır?<br />
Doktorunuzun yazdığı reçete ile birlikte eczaneye gittiğinizde antibiyotiği satın alabilirsiniz. Hangi antiibiyotiği kullanmanız gerektiğini komşunuza, arkadaşlarınıza ya da eczacıya sormamalısınız. Unutmayınız ki hiç biri hekim değildir; ilacı tanısalar bile vücudunuzu tanımaz ve hastalığınıza tanı koyamazlar.</p>
<p>Reçetesiz Antibiyotik Alamaz mıyız?<br />
Ülkemizde parasını ödemeyen herkes reçetesiz de antibiyotik alabilir. Ancak hangi hastalığa hangi ilacın gerekli olduğuna karar vermek doktorun işidir.</p>
<p>Tanıdığım bir kimse ile aynı rahatsızlıklarım var, onun kullandığı ilacı kullanmamın ne sakıncası olabilir?<br />
Bu şekilde antibiyotik kullandığınız takdirde yaşayacaklarınız şunlar olacaktır:<br />
a. Yarar Görmeme: Belirtiler benzer bile olsa sizin hastalığınız antibiyotiklerden etkilenmeyecek bir hastalık olabilir. Örneğin sinüzit ile grip belirtileri size göre aynı olabilir. Grip olduğunuzda sinüzit zannederek gereksiz antibiyotik kullanmış olursunuz.<br />
Hastalık aynı ama neden olan mikrop farklı olabilir. Örneğin çok sayıda mikrop idrar yolu iltihaplarına yol açabilmekte, birine etkili antibiyotik diğerine etkisiz olabilmektedir.</p>
<p>b. Vakit Kaybı: Siz iyileşeceğim diye umutla beklerken belki de başka şekilde tedavi edilmesi gereken bir hastalığın tanısı için geç kalmış olacaksınız. Diğer yandan, kullandığınız antibiyotik sizi iyileştirmediği halde hekime başvurduğunuzda hastalığa neden olan mikrobun kültürde üremesini engelleyebilecektir. Bu da hekimin sizin hastalığınıza yol açan mikrobu laboratuvar yöntemleri ile gösterip, uygun ilacı seçme olanağını ortadan kaldırır.<br />
c. Zarar: Diğer pek çok ilaç gibi antibiyotiklerin de vücudun çeşitli bölgelerine zararları olabilir. Bazısı karaciğer, bazısı böbrek çalışmasını bozabilir, bazısının ise kulak için zararlı etkileri vardır. Komşunuzun karaciğeri ya da böbreği sizinkinden farklıdır. Ona zarar vermeyen bir ilaç size dokunabilir.  Bu zararlı etkiler sizin daha önceden olan hastalıklarınızla artabilir ya da kullandığınız diğer ilaçlar nedeni ile ortaya çıkabilir. Örneğin böbrekten atılması gereken bir antibiyotik böbrek hastasında atılmayarak vücutta birikebilir.<br />
d. Maddi Kayıp: Yararsız, belki de sizin için zararlı olabilecek ilaç için harcadığınız para boşa gidecektir.</p>
<p>Ne Yapmalı?<br />
En yakınızdaki sağlık kurumuna başvurarak hastalığınızı, hastalığı yapan mikrobu, başka bir hastalığınız da varsa bunu göz önüne alarak size en uygun antibiyotiği seçebilecek kişiye, yani hekime muayene olunuz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/antibiyotik-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peeling Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/peeling-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/peeling-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 20:40:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/peeling-nedir-anlami.html</guid>
		<description><![CDATA[Peeling Nedir Anlamı
Uzm Dr. Semih Tatlıcan
SSK Ankara Eğitim HastanesiPeeling son yıllarda medya kuruluşlarının yayınlarında ve halk arasında çokça telaffuz edilir oldu. Türkçe karşılık olarak “sayma, derinin en üst tabakasını soyma” diyebileceğimiz bir kelime.
Dermatolojik problemler özellikle yüzde yerleştiğinde kozmetik olarak kişiyi çok rahatsız eden hatta bazen psikolojik olarak da çeşitli sıkıntılara yol açan problemler olabiliyor. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Peeling Nedir Anlamı</p>
<p>Uzm Dr. Semih Tatlıcan<br />
SSK Ankara Eğitim HastanesiPeeling son yıllarda medya kuruluşlarının yayınlarında ve halk arasında çokça telaffuz edilir oldu. Türkçe karşılık olarak “sayma, derinin en üst tabakasını soyma” diyebileceğimiz bir kelime.</p>
<p>Dermatolojik problemler özellikle yüzde yerleştiğinde kozmetik olarak kişiyi çok rahatsız eden hatta bazen psikolojik olarak da çeşitli sıkıntılara yol açan problemler olabiliyor. Bu problemler hastalıklar arasında iyi tedavi edilmemiş akne vulgoris (sivilce) ve bazı güneş lekeleri, doğum lekeleri ilk sırada yer alıyor. Bu hastalıkların yaygınlığı ve ülkemizin de güneşli bir iklime sahip olduğu düşünülürse karşımızdaki problemin büyüklüğü daha iyi anlaşılacaktır.</p>
<p>Günümüzde peeling’den bahsedildiğinde kastedilen sıklıkla “kimyasal peeling 0 kimyasal soyma işlemi”dir. Peeling işlemini kullanılan maddenin türüne göre sınıflamak mümkün olduğu gibi yapılan işlemin derinin dış yüzeyinden alt tabakalara doğru derinliğine göre bu sınıflandırmayı yapabiliriz.</p>
<p>Buna göre yüzeyel peeling, orta düzey peeling ve derin peeling sınıflanması yapılmıştır.</p>
<p>I. yüzeyel peeling ayarları<br />
a. çok yüzeyel/%10-25 TCA, Resorchinol, Solisilik asid, Solid CO2, Tretinoin, glikolik asid<br />
b. yüzeyel/%35 TCA</p>
<p>II. Orta düzey peeling ayarları<br />
- CO2 + %35 TCA<br />
- Jessner solüsyonu + %35 TCA<br />
- Glikolik asid + %35 TCA<br />
- %50 TCA<br />
- %88 Fenol</p>
<p>III. Derin peeling ayarları/Bakers fenol<br />
Derin peeling + ciddi yaralanmalar, ameliyat izleri gibi daha derin yerleşimli ve zor tedavi edilebilen izler için kullanılmaktadır.Orta düzey ve yüzeyel peeling ayarları daha yaygın bir kullanıma sahip olup akne izleri ve güneş lekelerinin tedavisinde kullanılmaktadır.</p>
<p>Yüzeyel peeling ayarlarından notralize glikolik asidleri içeren kremler (solüsyon formları dışındakiler), treninoin, saliarlik asid evde kişisel kullanıma uygun ayarlardır.</p>
<p>Bugün için daha çok özel uygulanan peeling ayarları %10-35 TCA, Jessner solüsyonu ve glikolik asid solüsyonlarıdır. Glikolik asid solüsyonları uygulandığında istenmeyen etkiler olduğu halinde derhal nötralize edilerek işlem sonlandırılıp olası tehlikelerden korunma imkanı sunmaktadır. Bu da hem hasta hem de uygulayıcı için önemli bir güvenlik marjı sağlanmaktadır.</p>
<p>Glikolik asid solüsyonları hem derinin en üst tabakalarını soymakta, hem de bir miktar emilerek deri tumoverinde (yeni hücre üretilmesi) bir miktar artışa yol açarak ek faydalar da sağlanmaktadır. İşlem oldukça kısa sürelerde (2 – 7 dakika) gerçekleştirilmektedir. İşlem sonrasında evde kullanılmak üzere tretinoin, gibi ayarlar önerilmekte ve işlemin etkinliği artırılmaktadır. Özellikle yaz aylarında işlem eğer yapılacaksa mutlaka güneşten koruyucu kullanımı önerilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/peeling-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>alerji Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/alerji-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/alerji-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 20:40:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/alerji-nedir-anlami.html</guid>
		<description><![CDATA[alerji Nedir Anlamı
Vücudun, bazı madde veya hava şartlarından etkilenmesi yahut psikolojik etkenler sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Önce, alerjiye neden olan etkenleri bulmak gerekir. alerjinin belirtileri de; şahsa göre değişir. Kiminde kaşıntı, kiminde kurdeşen, kiminde astım görülür. Hasta, eğer bazı maddelerle temasından dolayı alerji oluyorsa, o maddenin uzaklaştırılması ile mesele kendiliğinden çözümlenmiş olur.baş ağrıları
Baş ağrıları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>alerji Nedir Anlamı</p>
<p>Vücudun, bazı madde veya hava şartlarından etkilenmesi yahut psikolojik etkenler sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Önce, alerjiye neden olan etkenleri bulmak gerekir. alerjinin belirtileri de; şahsa göre değişir. Kiminde kaşıntı, kiminde kurdeşen, kiminde astım görülür. Hasta, eğer bazı maddelerle temasından dolayı alerji oluyorsa, o maddenin uzaklaştırılması ile mesele kendiliğinden çözümlenmiş olur.baş ağrıları<br />
Baş ağrıları çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Bunlar; şöyle sıralanabilir. Aşırı yemekten sonra görülen veya açlıktan kaynaklanan baş ağrıları. Göz, kulak veya burun hastalıklarından kaynaklanan baş ağrıları. Ateşli hastalıkların neden olduğu baş ağrıları. Alkol kullanmanın neden olduğu baş ağrıları. Kafa bölgesinde meydana gelen, kırık, ezik, çatlak veya sarsıntılardan kaynaklanan baş ağrıları. Beyin urlarının neden olduğu baş ağrıları. Kahve tiryakilerinde kahvesizlikten doğan baş ağrıları. Kabızlık çekenlerde görülen baş ağrıları. Saralılarda görülen baş ağrıları. Çikolata, sarımsak, lahana, yeşil biber, kuru yemiş yedikten sonra görülen, alerjik baş ağrıları. Menenjit hastalığının neden olduğu baş ağrıları. Fazla miktarda şekerli yiyecek yemekten doğan baş ağrıları. Diş hastalıklarının neden olduğu baş ağrıları. Fazla çalışma ve ruhi çöküntülerin neden olduğu baş ağrıları. Baş ağrılarının gerçek nedenini bulabilmek için mutlaka doktora başvurulmalıdır.</p>
<p>burun akıntısı<br />
Burun akıntısının nedeni; nezle, saman nezlesi, sinüzit, müzmin nezle, alerjik burun iltihabı veya burna herhangi birşey kaçmış olmasıdır. Ayrıca kızamık başlangıcında da görülür.</p>
<p>egzama<br />
Mayasıl diye bilinen egzama, derinin sulanması ile meydana gelen bir iltihaptır. Tıp dilinde; Erythema pernio denir. Kaşıntı ve kızartı ile ortaya çıkar. nedeni; ruhsal olabileceği gibi alerjik tepkiler veya deriyi tahriş eden maddeler de olabilir. Bazı kimselerde de ırsidir. Vücudun hemen hemen her yerinde görülebilir ve bulundukları yere göre isimlendirilirler. Tedavinin ilk prensibi; üzülmemek ve egzamalı yerleri kaşımamaktır. Ayrıca, su ve sabunlu sudan olduğu kadar uzak kalmak da gerekir. Su yerine permanganatlı su ve rivanollu su kullanılır. Perhiz yapılır. Acılı, baharatlı ve yağlı yenmez.</p>
<p>göz sulanması<br />
Göze toz kaçması, çapaklanma, göz iltihabı, nezle veya bazı alerjik hastalıklar göz yaşının fazlalaşmasına neden olur. Şikayetler soğuk havalarda daha da artar. Doktora başvurmak gerekir.</p>
<p>gözkapağı şişliği<br />
Gözkapakları, çoğunlukla fazla ağlama sonucu şişer. Nezle veya kızamık sırasında da görülür. Bunlardan başka, kalp, böbrek, hastalıkları veya beze iltihaplanmasının da bir işareti olabilir. Bazı kimselerde de alerjiktir.</p>
<p>kurdeşen<br />
Tıp dilinde Ürtiker denilen kurdeşen, bir çeşit alerjidir. Ciltte aniden başlayan ve birkaç saat süren dayanılmaz kaşıntılarla kendini gösterir. Ciltte görülen küçük, kırmızı kabarcıklar, bir süre sonra şişebilir. Bu belirtiler, bazen çok kısa zamanda geçer, bazen de uzun süre devam eder. Nedeni, böcek veya arı sokması, bozuk yiyecekler, bazı yiyecekler, bazı ilaçlar veya aşırı derecede heyecanlamadır.</p>
<p>saman nezlesi<br />
Ot veya bitki tozlarının neden olduğu bir çeşit alerjik hastalıktır. Tıp dilinde pollenosis veya alerjik rinit denir. Daha ziyade, çiçeklerin açtığı aylarda görülür. Hastada şiddetli aksırmalar, burun tıkanıklığı, gözlerde kızarma ve sulanma, fazla miktarda berrak burun akıntısı ve öksürük görülür. Tedavinin ilk şartı, çiçeklerin açtığı sıcak ve rüzgarlı günlerde kırlara gitmemek ve güneş gözlüğü kullanmaktır.</p>
<p>sinüzit<br />
Çene, alın ve şakak kemikleri içinde bulunan ve buruna açılan içleri hava dolu boşlukların, sinüslerin iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Had ve müzmin olmak üzere iki çeşidi vardır. Nedeni burun iltihabı, nezle, grip, alerji, burundaki şekil bozuklukları veya buruna kaçan yabancı cisimlerdir. Hastanın yüzünde zonklayıcı bir ağrı, burnunda tıkanma, akıntı ve baş ağrısıyla birlikte gelen ateş görülür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/alerji-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ağrılar Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/agrilar-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/agrilar-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 20:39:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/agrilar-nedir-anlami.html</guid>
		<description><![CDATA[ağrılar Nedir Anlamı
ayak ağrıları
Çoğunlukla yorgunluk, bağ yerlerinin burkulması, fazla kilo almak veya bazı hastalıklardan kaynaklanabilir. Önemli bir hastalıktan kaynaklanmayan ağrılarda yapılacak masaj ve dinlenme çok faydalı olur.
baş ağrıları
Baş ağrıları çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Bunlar; şöyle sıralanabilir. Aşırı yemekten sonra görülen veya açlıktan kaynaklanan baş ağrıları. Göz, kulak veya burun hastalıklarından kaynaklanan baş ağrıları. Ateşli hastalıkların neden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ağrılar Nedir Anlamı</p>
<p>ayak ağrıları<br />
Çoğunlukla yorgunluk, bağ yerlerinin burkulması, fazla kilo almak veya bazı hastalıklardan kaynaklanabilir. Önemli bir hastalıktan kaynaklanmayan ağrılarda yapılacak masaj ve dinlenme çok faydalı olur.</p>
<p>baş ağrıları<br />
Baş ağrıları çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Bunlar; şöyle sıralanabilir. Aşırı yemekten sonra görülen veya açlıktan kaynaklanan baş ağrıları. Göz, kulak veya burun hastalıklarından kaynaklanan baş ağrıları. Ateşli hastalıkların neden olduğu baş ağrıları. Alkol kullanmanın neden olduğu baş ağrıları. Kafa bölgesinde meydana gelen, kırık, ezik, çatlak veya sarsıntılardan kaynaklanan baş ağrıları. Beyin urlarının neden olduğu baş ağrıları. Kahve tiryakilerinde kahvesizlikten doğan baş ağrıları. Kabızlık çekenlerde görülen baş ağrıları. Saralılarda görülen baş ağrıları. Çikolata, sarımsak, lahana, yeşil biber, kuru yemiş yedikten sonra görülen, alerjik baş ağrıları. Menenjit hastalığının neden olduğu baş ağrıları. Fazla miktarda şekerli yiyecek yemekten doğan baş ağrıları. Diş hastalıklarının neden olduğu baş ağrıları. Fazla çalışma ve ruhi çöküntülerin neden olduğu baş ağrıları. Baş ağrılarının gerçek nedenini bulabilmek için mutlaka doktora başvurulmalıdır.</p>
<p>bel ağrısı<br />
Esaslı bir hastalıktan kaynaklanmayan bel ağrıları, çoğunlukla yorgunluk sonrası görülür. Dinlenmekle geçer. Uzun süren bel ağrılarında mutlaka doktora görünmek gerekir.</p>
<p>boğaz ağrısı<br />
Havasızlıktan, toz, sigara içmek, burun tıkanıklığı, dişeti iltihabı gibi nedenlerden kaynaklanır.</p>
<p>böbrek ağrısı<br />
Böbrek ağrısının nedenleri çeşitlidir. Bunlar arasında: böbrek taşı, böbreklerden idrar akışının tıkanıklık nedeniyle düzensizliği, böbrek uru, böbreklerden çıkan zehirli atıkları mesaneye taşıyan borularda taş, ur veya kan pıhtısı, böbrek apsesi olabilir. ağrılar sırasında terleme ve kusma da görülebilir.</p>
<p>çağrışım (fikir iştirakı)<br />
Bir düşüncenin, fikrin, anının kendiliğinden otomatik olarak başka düşünceleri bilinç alanına getirmesidir.</p>
<p>çağrışımların gevşemesi<br />
Fikirlerin tümüyle ilişkisiz biçimde bir konudan diğerine atladığı düşünce akışı; ağır ise konuşma dikişsiz (enkoheran) olabilir.</p>
<p>diş ağrısı<br />
Diş ağrısı; dişin çürümesi, minesinin aşınması, dişetlerinin iltihaplanması veya bunlara benzer nedenlerden kaynaklanır.</p>
<p>göz ağrısı<br />
Göz ağrısının nedenleri çeşitlidir. Az ışıkta çalışmak sonucu gözlerin yorulması, gözdeki herhangi bir kısmın iltihaplanmış olması, göze yabancı bir cisim kaçmış olması, sinüzit, yarım başağrısı, grip, nezle ve ateşli hastalıklar göz ağrısına neden olabilir. Önce hastalığın nedenini tespit etmek gerekir.</p>
<p>kalp ağrısı<br />
Kalp üzerinde hissedilen ağrıya tıp dilinde prekardiyal ağrı denir. Kalp ağrısı nefes darlığı ve şok ile görülürse; enfarktüs krizinden şüphe edilir. Bu gibi durumlarda hastayı fazla hareket ettirmemek, istirahat etmesini sağlamak ve doktora başvurmak gerekir. Kalbin ön kısmında devamlı olarak ağrı varsa; nedeni psikolojik olabilir.</p>
<p>karın ağrısı<br />
Karın boşluğunda bulunan mide, bağırsaklar, karaciğer, safra kesesi, pankreas, dalak, böbrekler, idrar torbası ve kadınlarda yumurtalık veya rahimde görülen herhangi bir rahatsızlık, karnın çeşitli yerlerinde ağrılara yol açar. Bu nedenle karın ağrılarının nedenleri pek çoktur. Karın ağrıları, hastalığın yerine ve özelliğine göre ya aniden ya da yavaş yavaş başlar. ağrı ile birlikte bulantı, kusma, ishal, ve ateş de görülebilir. Kısa sürede geçmeyen karın ağrılarında, mutlaka bir doktora başvurmak gerekir. Doktora danışmadan ilaç, müshil almak çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir.</p>
<p>klang çağrışım (anlamsız çağrışım)<br />
Anlam bakımından bağlantısı olmayan ancak ses uyumu olan sözcüklerin birbirini izlemesi.</p>
<p>kulak ağrısı<br />
Kulak ağrısı başka bir hastalığın belirtisidir. Kulak borusu zarı iltihabı, kulak nezlesi, ortakulak iltihabı, kulak yolundaki çıban, boyun bezeleri, yüz nevraljisi, bademcik iltihabı veya çene mafsalındaki hastalık, kulak ağrısına neden olabilir. Bu nedenle doktora başvurmak gerekir.</p>
<p>kulunç ağrısı<br />
Şiddetli ağrılara ve özellikle kalınbağırsak kaslarının kasılması sonucu meydana gelen ve omuz başlarında hissedilen ağrılara, halk arasında kulunç denir. Bu çeşit ağrıların bazıları sabit, bazıları da gezici ağrı şeklindedir. Kalınbağırsağın kasılmasından kaynaklanan bu çeşit ağrılara, tıp dilinde kolik denir.</p>
<p>sinirsel ağrılar<br />
Bu çeşit ağrılar, genelikle küt ağrı şeklindedir. Vücudun her yerinde hissedilebilir. Ama, çoğunlukla kalp çevresindeki ağrılardan şikayet edilir. Bazı kimseler de başlarını tıpkı bir çember gibi sıkan baş ağrılarından şikayet ederler. İşte bu çeşit ağrılar, bedeni bir arızadan kaynaklanmıyorsa, sinirsel ağrılardır.</p>
<p>uyaklı ( klang ) çağrışım<br />
Ses olarak benzeyen , ancak anlamları benzemeyen sözcüklerin çağrışımı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/agrilar-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sağlık Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/saglik-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/saglik-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 20:39:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/saglik-nedir-anlami.html</guid>
		<description><![CDATA[sağlık Nedir Anlamı
“Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.” Zamanın bütün zenginliklerine ve Osmanlı İmparatorluğu nun tahtına sahip olan Kanuni Sultan Süleyman; sağlığın elde edilen tüm nimet ve zenginliklerden daha üstün olduğu çok anlamlı bir biçimde bu şiirle dile getirmiştir. Gerçekten de sağlık mutlu bir hayatın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>sağlık Nedir Anlamı</p>
<p>“Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.” Zamanın bütün zenginliklerine ve Osmanlı İmparatorluğu nun tahtına sahip olan Kanuni Sultan Süleyman; sağlığın elde edilen tüm nimet ve zenginliklerden daha üstün olduğu çok anlamlı bir biçimde bu şiirle dile getirmiştir. Gerçekten de sağlık mutlu bir hayatın parçasıdır.</p>
<p>Hastalık ve sağlık kavramları kültürlere bağlıdır. Bir yörede, toplumun çoğunda bağırsak paraziti varsa, bu durum hastalıktan sayılmayabilir. Sigara içen biri kişi, öksürüğünü sigaraya bağlayıp gerçek nedeninin bir başka şey olabileceğini dahi düşünmeyebilir. Çocuğu ishal olan bir anne, tüm çocuklar ishal oluyor düşüncesiyle bu durumu hastalıktan saymayabilir. Bir sakatlık olarak bilinen ve kundak yapılan çocuklarda çok görülen doğuştan kalça eklemi çıkığı Navajo yerlilerinde çok yaygın olduğundan hastalık olarak kabul edilmez.</p>
<p>Eskiler bazı köylerde belli bir yaştan sonra trahoma bağlı körlüklerin kaçınılmaz bir durum olduğuna inanıldığını, ancak devletin etkin trahom mücadelesi ile körlüğün kaçınılmaz bir olay olmadığını anladıklarını belirtirler. Ayrıca pek çok kişi hasta veya yakınması olmadığı zaman kendisini sağlıklı kabul eder.</p>
<p>Hastalık ve sağlık kavramları kültüre bağlı olmasına rağmen, insan her yerde insandır ve bu nedenle sağlığının bir evrensel tanımı olmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü sağlığı şöyle tanımlanmaktadır:”Sağlık, yalnızca hasta veya sakat olmamak değil bedenen, ruhen ve sosyal yönlerden tam bir iyilik halidir.”Bu tanım artık bütün dünya ülkelerinde kabul edilen bir tanımdır. O halde, kişinin tam sağlıklı olabilmesi için bedenen hasta veya sakat olmaması yetmemektedir. Bu kişinin aynı zamanda ruhen de dengeli olması, sosyal yönden tam bir iyilik hali içinde olması gerekmektedir. İnsanı diğer canlılardan ayıran özelliklerden biri de sosyal bir varlık oluşudur. Yaşamımızın her anında çevremize ki kişilerle ve olaylarla ilgili ve kaşıklıklı bir etkileşim içinde bulunuruz. Bu olayların sağlığımızı etkilediği bir gerçektir. Öyle ki, toplum hayatının etkileri sonucu oluşan bazı hastalıklar için sosyal hastalıklar deyimi kullanılmaktadır.</p>
<p>Verem hastalığı bunlardan biridir. Bu hastalığın, toplumun ekonomik olarak düşük düzeydeki, yoksul, çok çocuklu, eğitimsiz ve bozuk bir çevrede yaşayan ailelerde daha fazla görüldüğü bilinmektedir. Bir başka deyişle yoksulluk, eğitimsizlik gibi sosyal olgular, verem hastalığının temelinde yatan olaylardır. Aynı şekilde yetersiz beslenmede, gelişme geriliğinde, bulaşıcı hastalıklara yakalanmada, kazaların oluşmasında, hatta doğuştan sakatlıkların ortaya çıkmasında sosyal ve kültürel faktörlerin payı vardır. Özetle sağlık sosyal bir olaydır. Aynı zamanda. Bu nedenle, sağlık olaylarından ve sağlıklı olmak için yapılması gereken çabalardan söz ederken; sağlığı etkileyen biyolojik ve fiziksel nedenlerin yanı sıra sosyal olayların da göz önünde bulundurmak zorundayız. İnsanı anlayabilmek, hastalık ve sağlığını değerlendirebilmek için onu çevresi ile bir bütün olarak kavrayabilmek ve insanla çevresi arasındaki etkileşimi anlamak gerekir. İnsanın çevresini incelemeyi kolaylaştırmak için, çevresel etmenleri; biyolojik, fizik ve sosyal çevre olmak üzere üçe ayırabiliriz. Bu etmenler ve insan sürekli bir etkileşim halindedir. Etkileşim; yalnız insan ve çevresel etkenler arasında değil aynı zamanda bu etkenler arasında da vardır. Bu etkileşme ağı içinde insanı bir bütün olarak görmek gerekir. Bunu bir saatin çeşitli parçalarını ve nasıl işlediğini bilmek, onu bir sakat olarak görmemizi engellemediği gibi insan ve çevresindeki etmenleri ayrı ayrı görüp bilmemiz, bütünü düşünmemiz ve görmemizi engellemediği gibi insan ve çevre- sindeki etmenleri ayrı ayrı görüp bilmemiz, bütünü düşünmemiz ve görmemize engel olmamalıdır.</p>
<p>İlkçağlarda hastalıkların; kötü ruhlar, cinler ve periler veya niyetlerin bakışlarından(nazar) meydana geldiğine inanılırdı. Bilimsel gelişmenin emekleme döneminde olan insanlar; karşılaştıkları sağlık sorunlarını, sihir, muska, mavi boncuk, büyü gibi araç ve uygulamalarla çözmeye çalışıyorlardı. Salgınlar gibi toplumsal felaketlerde tapınaklara doluşur, ayin yapılıyor, büyücülere koşuyorlardı. Ne yazık ki günümüzde de bu gibi ilkel yaklaşımların kalıntıları, eğitim düzeyi düşük kişiler arasında sürüp gidebilmektedir.</p>
<p>Daha sonra bazı temel besin Maddelerinin eksikliğinin önemli sağlık sorunlarına yol açtığı anlaşıldı. Daha önce lanetlenmiş gemilerde çıktığı sanılan skorbüt hastalığının, sadece kuru ve konserve veya salamura yiyecek yenilmesinden kaynaklandığı anlaşıldı. Skorbütün C vitamini eksikliğinden meydana gelen bir hastalık olduğu ortaya çıktıktan sonra sorunlar daha kolay çözümlendi. Bunu mikropların bulunuşu izlendi. Birçok hastalığın sebebi mikroplardı. Daha sonra mikropların neden olduğu hastalıkların büyük çoğundan bağışıkla ma ile korunabilmenin mümkün olduğu ortaya çıktı. Sanayileşme; çevre kirliliği, hava kirliliği ve kimyasal atık sorununu birlikte getirdi. Artık çevre olayları daha geniş anlamda bir sağlık sorunu yaratıyordu. Sorunların çözümü için insanı çevresi ile bir bütün olarak ele almak gerekliydi.</p>
<p>Günümüzde en önemli hastalıkların nadir veya tedavisi güç hastalıklar değil, bir toplumda en çok görülen, en çok sakat bırakan ve en çok öldüren hastalıklar olduğu anlaşılmıştır. Kişi ve toplumların sağlık düzeyini, sosyal ve ekonomik nedenler belirler; bunlar fizik, biyolojik ve diğer çevre faktörleri değil, küçük toplumsal birim olan aileden başlayarak bütün toplumun sorunudur.</p>
<p>Sağlıkla ilgili harcamalar bir masraf değil, insan gücü yatırımıdır. Hastalanan ve ölen kişiler toplum için kayıptır. Toplumların en önemli zenginliği sağlıklı ve iyi yetişmiş insan gücüdür. Sağlık harcamaları bir yatırımdır. Çünkü üretim ve katkı gücü yüksek bir insan gücü yaratmayı amaçlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/saglik-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>presentation Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/presentation-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/presentation-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 20:39:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/presentation-nedir-anlami.html</guid>
		<description><![CDATA[presentation Nedir Anlamı
1.  (tıp) hastanın hastaneye ulaşması, hastanın hastaneye geldiği an.r
2.  aday gösterme
3.  arz
4.  ibraz
5.  kavrama gücü
6.  prezantasyon
7.  sahneleme
8.  sahneye koyma
9.  tanıtım
10.  tavsiye etme
11.  sergileme
12.  armağan
13.  sunuluş
14.  takdim etme
15.  takdim edilme
16.  hediye
17.  sunma
18.  sunulma
19.  sunuş
20.  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>presentation Nedir Anlamı</p>
<p>1.  (tıp) hastanın hastaneye ulaşması, hastanın hastaneye geldiği an.r<br />
2.  aday gösterme<br />
3.  arz<br />
4.  ibraz<br />
5.  kavrama gücü<br />
6.  prezantasyon<br />
7.  sahneleme<br />
8.  sahneye koyma<br />
9.  tanıtım<br />
10.  tavsiye etme<br />
11.  sergileme<br />
12.  armağan<br />
13.  sunuluş<br />
14.  takdim etme<br />
15.  takdim edilme<br />
16.  hediye<br />
17.  sunma<br />
18.  sunulma<br />
19.  sunuş<br />
20.  tanıtma<br />
21.  temsil<br />
22.  verilme<br />
23.  sunum<br />
24.  oyun<br />
25.  sunu<br />
26.  takdim<br />
27.  arzetme</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/presentation-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>global Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/global-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/global-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 20:34:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/global-nedir-anlami.html</guid>
		<description><![CDATA[global Nedir Anlamı
1.  toptan. küresel
2.  dünya çapında
3.  evrensel
4.  ayrıntılı
5.  cihanşümul
6.  küresel
7.  genel
8.  geniş çaplı
9.  küre biçiminde
10.  toplu
11.  yuvarlak
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>global Nedir Anlamı</p>
<p>1.  toptan. küresel<br />
2.  dünya çapında<br />
3.  evrensel<br />
4.  ayrıntılı<br />
5.  cihanşümul<br />
6.  küresel<br />
7.  genel<br />
8.  geniş çaplı<br />
9.  küre biçiminde<br />
10.  toplu<br />
11.  yuvarlak</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/global-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>unbeatable price Nedir Anlamı</title>
		<link>http://www.kaliteindir.net/unbeatable-price-nedir-anlami.html</link>
		<comments>http://www.kaliteindir.net/unbeatable-price-nedir-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2010 20:34:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırtına</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaliteindir.net/unbeatable-price-nedir-anlami.html</guid>
		<description><![CDATA[unbeatable price Nedir Anlamı
1.  cheap price which one cannot find at any other place
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>unbeatable price Nedir Anlamı</p>
<p>1.  cheap price which one cannot find at any other place</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaliteindir.net/unbeatable-price-nedir-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
